*** Türkiyemsporlu Ümit vefat etti

 

umittosunintroza.jpgTürkiyemsporlu Ümit vefat etti

Berlin Oberliga takımımız Türkiyemspor’da 2004/2005 sezonunda defans elemanı olarak top koşturan genç ve başarılı futbolcularımızdan Ümit Tosun üç yıldır mücadele verdiği kanser hastalığına yenik düştü. Futbol kariyerine Reinickendorfer Füchse takımında 2002/2004 yılları arasında başlayan, ardından da o dönemin Türkiyemspor başkanı Şenol Akkaya tarafından mavi beyazlı kulübe transfer edilen Trabzonlu Ümit Tosun’un 25 yaşında hayata gözlerini kapatması tüm Berlin spor kamuoyunu yasa boğdu. 2004/2006 futbol sezonunda Berlin’in en köklü kulüplerinden Tennis Borussia defansını da koruyan 190 cm boyundaki Ümit Tosun’un kansere yenik düşerek vefat etmesini eski kulübü "TeBe" de http://www.tebe.de/  adresindeki resmi internet sitesinden duyurdu.

2006’da BAK Ankaraspor’a transfer olmuştu


Türkiyemspor’da hem başkan Şenol Akkaya, hem de Kadir Aslan dönemlerinde top koşturan,  cana yakınlığı, efendiliği, centilmenliği ve yardımseverliği ile dikkat çeken Ümit Tosun, 2006 yılında TeBe’ den BAK Ankaraspor’a transfer olmuştu.



babatosuna.jpgKanserle üç yıl mücadele etti

Ümit Tosun’u genç yaşta kaybetmenin acısı ve üzüntüsü içinde başsağlığı dilemeye gelenlere metanetli bir şekilde davranmaya çalışan 62 yaşındaki baba Yaşar Tosun, "Ümit çok efendi çevresinde sevilen bir gençti. Ancak, başsağlığına gelenleri gördükçe Berlin’de ne kadar çok sevildiğini daha da iyi anlamaya başladım. Yavrum üç yıl kansere karşı mücadele verdi ve ne yazık ki kurtaramadık." diyerek gözyaşlarını tutamadı. Türkiyemspor’un 2. B genç takımında top koşturan Ümit Tosun’un en küçük kardeşi 16 yaşındaki Ali Tosun ise abisi gibi başarılı ve tanınmış bir futbolcu olmak istediğini belirterek, "Umarım, Türkiyemspor ağabeyim anısına bir turnuva düzenler." dedi.

Genç yaşta kansere yenik düşerek hayata gözlerini kapatan Ümit Tosun’a rahmet,
yakınlarına, arkadaşlarına ve tüm futbol kamuoyuna başsağlığı diliyoruz.
ha-ber.com

Cenaze işlemleri tamamlandıktan sonra önümüzdeki günlerde Şehitlik’de düzenlenecek tören sonrası İstanbul’a gönderilecek olan Ümit Tosun, Türkiyemspor’da 2004/2005 futbol sezonunda şu takım arkadaşlarıyla mavi beyazlı kulüp için ter dökmüştü: Hakan Authman, İbrahim Bolu, Thomas Dame, Fatih Berber, Cemal Can, Ali-Emrah Özdemir, Daniel Schnee, Mehmet Yiğit, Metin Akdeniz, Kemal Çerkez, Mehmet Demirkol, Hüseyin Gül, Savaş Gündüz, Osama Mansour, Engin Okatan, Ecevit Özman, Ergün Pınarbaşı, Gökhan Şenol, Cemal Yıldız, Fatih Aslan, Barış Avanoğlu, Kadir Özdoğan, Korkmaz Özman. M. Sefa Doğanay-ha-ber.com-berlin

*** Prof. Özbudun yeni anayasayı anlattı

ÖZBUDUN: "TÜRKİYE İRAN OLMAZ!"

ozbudunintro.jpgSivil anayasa taslağını hazırlayan bilim kurulunun başkanı Prof. Dr. Ergun Özbudun, "Türkiye’de başörtüsü konusunda uzunca yıllar tartışılsa bile bir uzlaşmaya varılabileceğini sanmadığını, özellikle muhalefetin bu konuda kemikleşmiş olduğunu" söyledi. Özbudun, Berlin Avrupalı Türkler İnisiyatifi (BATI) tarafından Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenen "Yeni anayasa ne getiriyor – 1982 anayasası ve AB ülkelerinin anayasalarıyla mukayese" konulu toplantıya katılarak, konuşma yaptı. Özbudun, toplantıyı izleyen Alman Sol Parti Federal Meclis üyesi Hakkı Keskin’in, "Türkiye’de başörtüsü konusunun toplumu gereksiz yere böldüğünü, Türkiye’nin çözmesi gereken çok daha önemli sorunları olduğunu" söylemesi üzerine, "Başörtüsü konusunda uzun yıllar tartışılsa bile bir uzlaşma sağlanabileceğini sanmıyorum. Muhalefet bu konuda kemikleşmiş. Yıllarca da bu konuyu tartışamayız. Bu kutuplaşmada başörtüsü diğer bir bahane. Kutuplaşma aslında her konuda var. Burada anlayış önemli. Sonuçta bizim yaptığımız sadece yeni bir düzenlemeydi, ancak hükümet ile ilgili şüpheler var" dedi.


"GEREKSİZ TARTIŞMA YARATILIYOR"

Başörtüsü konusunu bireysel bir özgürlük olarak gördüğünü ve üniversitelerde başörtüsü yasağının kaldırılmasına neden bu kadar tepki gösterildiğini anlayamadığını" ifade eden Özbudun, "üniversitelerde kılık kıyafet ile ilgili düzenlemenin, Türk toplumu içinde gereksiz bir tartışma başlattığını ve kutuplaşmaya yol açtığını" kaydetti. Özbudun, "Türkiye’de bugün ciddi bir kutuplaşma var. Azınlık bir kesim, AK Parti’yi gizli bir ajandası olduğu, bir İslam devleti oluşturmak istediği gerekçesiyle eleştiriyor. Bu anayasa taslağını hazırlama görevini bize CHP verseydi, bu demokratik bir anayasa olarak alkışlanırdı. Bu nedenle tasarı haksız eleştirilere maruz kaldı. İçinde bulunduğumuz durumda tartışma reel değil, ideolojik boyutta sürdürülüyor. Empati ve iletişim eksikliği had safhada. Aileler bile kendi içlerinde kavga ediyorlar. Birbirimizi daha iyi anlamaya çalışmalıyız. Şunu kesinlikle bilmeliyiz ki, Türkiye’nin demokrasiden başka gideceği yol yoktur" şeklinde konuştu.

"TÜRKİYE AB’YE GİRMELİDİR!"

"Türkiye’nin AB üyesi olmasının da şart olduğunu" kaydeden Özbudun, Keskin’in, "Asıl sorun anayasa taslağını hazırlama görevinin size AK Parti tarafından verilmiş olması" demesi üzerine de "Bu eleştirilerde önemli bir şey gözden kaçırılıyor. Bizim çalışmalarımız bir sürecin başlangıcıdır. Anayasa tasarısının son hali hükümet tarafından açıklandıktan sonra bu TBMM’de tartışılacak. Yani hiçbir şey tepeden indirilerek empoze edilmeye çalışılmıyor. Bizimki bir hazırlık çalışması. Biz kendimizi bir bilim kurulu olarak nitelendirdik ve tümüyle bağımsız çalıştık" dedi. Berlin Azerbaycanlılarla Dayanışma Derneği Başkanı Bahattin Kaya’nın, "üniversitede başörtüsüyle okuyacak kızların daha sonra nasıl iş bulacaklarını" sorması üzerine de Özbudun, "Bir siyasi sistem her türlü talebi karşılayamaz. Devlet tek istihdam kaynağı da değil. Bu kızlar üniversiteyi bitirdikten sonra özel sektörde de çalışabilirler" diye konuştu.

"TÜRKİYE İRAN OLMAZ!"

Özbudun, eski AB Komisyonu üyesi Michaele Schreyer’in, anayasa taslağında dine atıfta bulunulup bulunulmadığını sorması üzerine, "Bize başörtüsü tartışması yetiyor. Tanrı ya da Allah sözcüğünü anayasa taslağına koysaydık dünya alem başımıza yıkılırdı" dedi. "Türkiye’de din özgürlüğünün ülkede yaşayan herkes için geçerli olduğunu, yeni anayasa taslağıyla da buna dikkat çekildiğini, din derslerinin bile seçmeli olarak verilmesinin öngörüldüğünü" ifade eden Özbudun, "Türkiye hiçbir zaman bir İran olmayacaktır. Ne AK Parti yönetiminde, ne de diğer bir partinin yönetiminde" ifadesini kullandı. "Türkiye’de 1982 yılında hazırlanan anayasanın bir felaket olduğunu belirten Özbudun, "Bu olağanüstü bir durumda, olağanüstü şartlar altında hazırlanmış, devlet otoritesini öngören, bireysel hakları kısıtlayan, demokratik olmaktan çok uzak bir anayasaydı" şeklinde görüş belirtti. "Bu nedenle Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni bir anayasa taslağı hazırlama talebini memnuniyetle karşıladığını ve bu taslağı 2, 3 ay gibi bir süre içinde yoğun çalışmalar sonucunda hükümete ilettiklerini" ifade eden Özbudun, "Erdoğan ve diğer hükümet yetkililerinden bu taslağı destekledikleri yönünde açıklamalar yapıldığını" kaydetti. "Yeni hazırlanan anayasanın çok daha sivil ve demokratik bir anayasa olduğunu" belirten Özbudun, "1982 anayasasıyla cumhurbaşkanına tanınan çok sayıda yetkinin azaltıldığını ve cumhurbaşkanlığının yeniden sembolik bir konuma getirildiğini" söyledi. "Anayasanın temel ilk 3 maddesinde hiçbir değişiklik yapılmadığına" işaret eden Özbudun, "anayasa taslağının laikliğin altını oyduğu ya da bir din devleti kurulmasının önünü açtığı şeklindeki iddiaların doğru olmadığını, aksine laikliği daha da güçlendirdiğini" belirtti.

YENAL: "TÜRBANDAN DAHA ÖNEMLİ SORUNLAR VAR!"

"Türkiye’nin, en fazla partinin kapatıldığı ülkelerden biri olduğunu" da ifade eden Özbudun, "bunun önlenmesi amacıyla savcılığın, daha önce kapatılması düşünülen partilere ihtarda bulunmasının öngörüldüğünü" anlattı. Özbudun, "anayasa taslağıyla pozitif ayrımcılığa da kapı açtıklarını, sakatlar ve yaşlılar için özel tedbirler alınmasının ayrımcılık kapsamına girmemesinin öngörüldüğünü, Alman anayasasından esinlenerek insan haysiyeti ve onurunun korunmasına da önemle vurgu yaptıklarını" kaydetti. Toplantıda konuşan Prof. Dr. Alparslan Yenal da 1982 yılı anayasasını demokratik olmadığı gerekçesiyle eleştirerek, "Türkiye’deki türban tartışmalarını, mevcut diğer önemli sorunlardan dolayı gereksiz gördüğünü" söyledi. "Türkiye’deki ekonomik durumun, yurt dışından görüldüğü kadar parlak olmadığını" savunan Yenal, "ülkedeki ekonomik büyümeye rağmen, özellikle gençler arasındaki işsizliğin çok yüksek düzeyde olduğunu" belirtti. "Ekonomik gelişmelerin henüz dar gelirli insanlara ulaşmadığı" görüşünü dile getiren Yenal, "Türkiye’ye büyük miktarlarda yabancı sermaye girmesinin de istihdam yaratmadığını" kaydetti. Yenal ayrıca, "Türkiye-AB ilişkilerinde de bir duraklama dönemi yaşandığını, ancak bunun sadece Türk hükümetinin hatası olmadığını, bu konuda Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıktıkları için Sarkozy-Merkel faktörünün de önemli rol oynadığını" dile getirdi. Anadolu Ajansı

*** Keloğlan Treptow’da

keloglanintro.jpgKELOĞLAN GÜLDÜRDÜ

Geleneksel Treptow Tiyatro Festivali’ne konuk olan “Tiyatrom” oyuncularının sergilediği çocuk oyunu Keloğlan büyük beğeni topladı. Hakkı Kırant’ın canlandırdığı ünlü masal kahramanı Keloğlan’ın sakarlıklarını, kurnazlıklarını, annesi ile arasında geçen konuşmaları büyük bir ilgiyle izleyen minik seyirciler kahkahaya boğuldu. 23 tiyatro grubunun katıldığı festivale iki gün içinde toplam on bin izleyici katıldı. Keloğlan adlı çocuk oyununu kaleme alan ve yöneten Tiyatrom Müdürü Yekta Arman“ Her yıl düzenli olarak yapılan bu festivalin özelliği çocukların çocuklar için hazırladığı oyunların ağırlıkta olduğu bir ortamın yaratılması. Bir de gençlerin hazırladığı oyunlardan oluşan örnekler sunuluyor. Berlin’de yaşayan Alman dostlarımıza tiyatromuzun 24 yıldan beri başkentte bir Berlin kültür yelpazesi içinde çalışmalarını sürdürdüğümüzü, değişik konularda farklı oyunlarla seyirci karşısına çıktığımızı ve Türkleri’n de bir tiyatrosu olduğunu göstermek için bu festival güzel ve önemli bir fırsattı. Bu tür festivallerle bizim çalışmalarımız ve diğer tiyatro gruplarının çalışmalarını izleyerek karşılaştırma olanağı da buluyoruz.” diye konuştu. Orhan Önaldı-ha-ber.com-berlin

Keloğlan: Yazan, yöneten: Yekta Arman Teknik: Önder Baykul, Dekor Dieter Rinkes, Kostüm: Telma Savietto, Müzik: Cem Sultan Ungan Oynayanlar: Hakkı Kırant, Celal Bozat, Tanya Mehtap E. Özuzun, Yüksel Yeşilkayalı, Mehtap Yiğit, Cem Sultan Ungan
tiyatz.jpg

*** Trabzonspor fırtına gibi esti

trabzonintro.jpgTrabzonspor fırtına gibi esti

Berlin Bezirksliga temsilcimiz Trabzonspor Union Süd Ost’u 7-2 yendi Sezonun ikinci yarısına deplasmanda aldığı 1-0’lık yenilgiyle başlayan Trabzonspor bu hafta kendi sahasında mükemmel bir futbol oynayarak attığı birbirinden güzel gollerle maçı güçlü rakibi Union Süd Ost’u 7-2 yendi. Karşılaşmanın daha 3.dakikasında kaleci Nihat’ın rakibine yaptığı hareketi faul olarak değerlendiren hakem penaltı noktasını gösterdi ve Union Süd Ost penaltıyı gole çevirip 1-0 öne geçti. Golden sonra açılan Trabzonspor, Muhammet ve Çağlar’ın geliştirdiği ataklarla rakip kalede tehlikeli oldu. Soner, 18 ve 26. dakikalarda attığı gollerle durumu 2-1 yaptı. İlk devrenin skorunu Çağlar, 43. dakikada kaydettiği golle 3-1 olarak belirledi. İkinci yarıda iyice açılan Trabzonspor golleri de ardı ardına sıraladı. Fatih’in, 53. dakikada attığı golle fark 4-1’e çıkınca rakip çözüldü. Maçın 67. ve 74. dakikalarında Ziad’ın golleri geldi ve durum 6-1 oldu. Union Süd Ost, 79. dakikada ikinci golü de yakaladı: 6-2. Karşılaşmanın son golünü atan Chirstian 87.dakikada maçın skorunu 7-2 olarak belirledi. Böylece Trabzonspor aldığı üç puanla toplam puanını 33’e yükseltip lig üçüncülüğüne yükseldi.

TRABZONSPOR:Nihat, Patriche, Christian, Ergün, Çağlar, Fatih (Moussa), Momo, Coşkun(Hakan), Abdullah, Ziad, Soner (İrfan) M. Sefa Doğanay-ha-ber.com-berlin
trabzonz.jpg

*** Yaşar Yakış Almanya’ya geliyor

yasaryakisintroza.jpg
TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı
Yaşar Yakış Almanya´ya Geliyor


TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı ve TBMM-AB Karma Parlamento Eşbaşkanı Yaşar Yakış, „Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri: Müzakere Sürecinde Güncel Gelişmeler ve Perspektifler“ konulu bir konferans vermek üzere Almanya´ya geliyor. 27 Şubat Çarşamba günü Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı´nın Essen´deki merkez binasında gerçekleştirilecek konferans 18.00´da başlayacak konferansın selamlama konuşmalarını Türkiye Araştırmalar Merkezi Vakfı Direktörü Prof. Dr. Faruk Şen ve Essen Başkonsolosu Hakan Akbulut gerçekleştirecek. 58. Hükümet döneminde Dışişleri Bakanlığı görevini de yürüten Düzce Milletvekili Yaşar Yakış, uzun yıllar Dışişleri Bakanlıği´nda görev aldı. Kahire Büyükelçiliği ve Birleşmiş Milletler Ofisi nezdinde Viyana Büyükelçiliği gibi görevlerde bulunan Yakış, 2002 yılında Düzce´den milletvekili seçildi. İkili ilişkilerin gelişmesine katkılarından ötürü Suudi ve Italyan Devlet Madalyaları ile ödüllendirilen Yakış´ın dış politika alanında yayınlanmış çok sayıda makalesi bulunuyor. ha-ber.com-berlin

*** Hazırlık maçında dostluk tazelendi


Galatasaray Spandau B: 3 – Hilalspor B: 3

Berlin Kresliga’da mücadele eden Galatasaray Spandau B gençleri ile Bezirksliga temsilcilerimizden Hilalspor B gençlerinin yaptığı hazırlık maçı 3-3 berabere bitti. Ludwigshafen’da çıkan yangında yaşamını yitiren dokuz yurttaşımız için bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan maça doksan dakika boyunca büyük bir centilmenlik hakim oldu. Bir alt ligde oynayan Galatasaray Spandau B gençleri, zaman zaman Hilalspor´a kendi sahasında zor anlar yaşattı. İlk dakikalar üstün futbol oynayarak hakimiyeti ellerine geçiren Hilalsporlu gençler 6. dakikada attıkları golle 1-0 öne geçtiler. Galatasaray Spandau 10. dakikada Murat’ın attığı golle 1-1 beraberliği yakaladı. Beraberliğin ardından gol pozisyonlarına giren Galatasaray Spandau forveti, Hilalspor kalecisini geçemedi. Muhteşem kurtarışlarıyla takımını farklı bir yenilgiden kurtaran Hilalspor kalecisi Seçkin, 25. dakikada Murat’ın golüne engel olamadı ve durum 2-1 oldu ancak Hilalspor, 28. dakikada 2-2 beraberliği yakalamakta gecikmedi. Ev sahibi Hilalspor ilk yarının son saniyelerinde bir gol daha atarak devreyi 3-2 önde kapattı. İkinci yarıda oyuna iyice hakim olan GS Spandau B gençleri 70. dakikada Ömür’ün golüyle 3-3 beraberliği yakaladı ve maç bu skorla sona erdi.

GALATASARAY SPANDAU: Özay, Naif, Mehmet, Onur Kırdar, Mehmet, Gökhan, Ömür, Jens, Murat, Onur, Taner (Semih)
HİLALSPOR: Seçkin, Kenan, Ökkeş, Mert, Emre, Sefa, Ali, Fatih, Nusret, Cihan, Gökhan M.Sefa Doğanay-ha-ber.com-berlin
gsspandauzaz.jpg
 

*** Tarımda Almanya ile işbirliği önemlidir


TARIM ALANINDA ALMANYA İLE İŞBİRLİĞİ ÇOK ÖNEMLİDİR

cakiricintroic.jpgTürkiye ve Almanya arasında tarım alanındaki işbirliğinin son derece önemli olduğuna dikkat çeken Çakır güçlü bir ekonomiye sahip olan Almanya’nın tarımsal üretiminin ülkeye yetmediğine işaret etti. Almanya’nın gıda maddeleri açışından dış ülkelere bağımlı olduğunu hatırlatan Çakır bu bağımlılığın sürekli olduğunu vurguladı. “Almanya da gıda başta olmak üzere çok miktarda tarım ürünlerine ihtiyaç vardır. Türkiye tarımsal açıdan büyük potansiyele sahiptir. Başta ekonomik güçlükler olmak üzere pekçok nedenle üretim iyi değerlendirilememektedir. Buna karşın mevcut durumda bile çok büyük bir tarımsal üretimi vardır. Ürünler çeşitlidir. Başka yerlerde yetiştirilmeyen sadece Türkiye’ye özgü ürünler vardır. Almanya’nın ihtiyaç duyduğu ürünlerin çok büyük bir kısmi Türkiye’den karşılanmaktadır. Bunu daha da ileriye götürmenin yollarını değerlendirme açısından Almanya’da yaşıyan ve Türkiye den üretim ve pazarlama yapan sizlere düşüyor.” diyerek işadamlarına hitabeden Profesör Çakır sözlerini şöyle sürdürdü

FINDIK VE ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜMDE DÜNYA BİRİNCİSİYİZ

“Türkiye’nin tarımsal açıdan zayıf yönlerini de şöle sıralayabilmek mümkündür. Dış borçlar, cari açıklar, gibi ekonomik açmazlar nedeniyle IMF, AB, DB, DTÖ gibi etkilere açık olunuması ve yatırımların yetersiz olması, toprak dağılımında çarpıklık, işletmelerin küçük ölçekli olması, enerji konusunda yanlış tercihler ve pahalı olması, köyden şehre göçler ve nitelikli nufusun azalması, araştırma geliştirme konusunda yetersizlik, kaynaklarımızın iyi değerlendirilememesi gibi bazı konuların yanında bütün bu olanaksizlıklara karşın fındık, çekirdeksiz üzüm, kayısı ve incir üretim açısından dünyada birinci durumdayız. Domates, pamuk, zeytin dahil olmak üzere 10 üründe ilk dört sıraya girmekteyiz. Türkiye’ye komşu 8 ülkenin toplamından fazla tarımsal üretimimiz var ve bunu iklim, toprak, su, güneş, genetik çeşitlilik, iş gücünün çeşitliliğeine borçluyuz. Orhan Önaldı-ha-ber.com-berlin
cakirz.jpg
 

*** Türkiyem minikleri şampiyon oldu

Türkiyem E minikleri salon turnuvasında şampiyon oldu

miniklerintro.jpgBüyük bir sabırla beklenen lig maçlarının başlamasına bir hafta kala FC Grünewald takımının düzenlediği salon turnuvasında Türkiyemspor’un 1998 doğumlu 2. E minikleri salonda şampiyon oldu. Berlin Wilmersdorf Fritz Wildung str´deki kapalı spor salonunda yapılan turnuvaya FC Grünewald, Türkiyemspor, FC Internationale, Spvgg Tiergarten, SFC Stern 1900, KSF Umut/Anadolu, NFC Rotweiss, SV Blau Weiss katıldı. Dört takımlı iki gurup halinde düzenlenen turnuvada Türkiyemspor gençleri turnuvada tek mağlubiyetlerini finalde 4-2 yendikleri FC Internationale karşısında aldılar. Çok çekişmeli geçen turnuvada Türkiyemspor birinci, FC İnternationale ikinci, KSF Umutspor/Anadolu oldu. Türkiyemspor’un E minikleri sezon arasında katıldıkları turnuvalarda Berlin’in güçlü takımlarından olduklarını her turnuvada gösterdiler. Başarıyı sadece aldıkları sonuçlarda göstermeyip centilmen tavırlarıyla da kendilerini gösteriyorlar. Başarılarından dolayı Bayer Münih E gençlerinin de katılacağı ve Mayıs ayında Erfurt’da düzenlenecek turnuvaya davet edilen Türkiyemspor E miniklerini şimdiden heyecan sardı.

TÜRKİYEM E MİNİK: Atacan ,Yiğit, Batıkan, Onur, Cem, Arda, Cihan, Pano, Olgun, M.Sefa Doğanay-ha-ber.com-berlin
miniklerz.jpg
 

*** Çok dillilik avantajı kullanılmıyor!

 

„Türkçe zorunlu seçmeli ders olsun!"

8. Uluslararası Anadili Günü çerçevesinde, Alman okullarında Türkçe´nin zorunlu seçmeli ders olarak okutulması önerisini yineleyen Prof. Dr. Faruk Şen, Türkçe´nin yalnız Almanya´da yaşayan 2,7 milyon Türk için değil, aynı zamanda günden güne artan ticari ilişkiler bağlamında ekonomik yaşam için de büyük önem kazandığına dikkat çekti. Şen „Almanya´da faaliyet gösteren 70 bin dolayında Türk girişimcinin yanı sıra, Türkiye´de yatırım yapan, ortaklığı bulunan veya ticari ilişkiler içinde on binlerce işletme bulunuyor. Bu işletmelerin Türkçe´yi iyi kullanabilen personel ihtiyacını karşılama konusunda da bu yönde bir çözüm büyük fayda sağlayacaktır" diye konuştu.

Çok-dillilik Avantajı Yeterince Kullanılamıyor

Almanya´da dünyaya gelen yeni kuşaklarla iki anadilli bir neslin ortaya çıktığının altını çizen TAM Direktörü Şen, çok dilli olmanın avantajının her zaman yeterince iyi kullanılamadığını ve özel bir özen gösteren dillere yeterince önem vermemenin, bu avantajı her iki dili de yeterince iyi kullanamayan kişiler örneğinde görüldüğü gibi dezavantaja dönüştürdüğüne işaret etti. Şen, anadilin iyi kullanımı için gösterilecek çabaların, PISA araştırmalarına yansıyan göçmenlerin kötü eğitim koşulları sorununun çözümünde de anahtar bir rol oynayacağını sözlerine ekledi. Şen, „Alanda yapılan araştırmalar açıkça ortaya koymaktadır ki, anadilin iyi öğrenilmesi diğer dillerin öğrenimi konusunda da avantaj sağlamaktadır.

Türkçe´de Kirlenmenin Önüne Geçilmeli

Dünya üzerinde şimdiye dek 6 bine yakın dilin kaybolduğunu ve yüzlerce dilin aynı tehdit altında bulunduğuna dikkat çeken Şen, „Türkçe için kısa ve orta vadede böylesi bir tehlikeden söz etmek güç, ancak dildeki kirlenmenin önüne geçilmesi gerekiyor. Aksi takdirde uzun vadede riskler ortaya çıkabilir. Bu risk Türkiye dışındaki Türk toplulukları için daha yüksek" dedi. Türkçe´nin bilim ve ekonomi dili olarak kullanımının yaygınlaştırılmasının dilin zenginleştirilmesi açısından büyük önem arz ettiğini söyleyen Şen, Türkiye Araştırmalar Merkezi olarak Türkçe yayınlar konusuna özel bir önem verdiklerini ve veli dernekleri başta olmak üzere eğitim ile ilgili kurumlarla Türkçe´nin korunması için işbirliği içerisinde olduklarını söyledi. ha-ber.com

*** Ağrıspor puan kopardı

Ağrıspor puan kopardı

agrizintroic.jpg

Berlin Kreisliga A temsilcimiz Ağrıspor, ligin güçlü takımlarından lig ikincisi FCK Frohnau takımı ile 0-0 beraber kalarak, deplasmandan bir puanla döndü. Karşılaşma boyunca güçlü rakibi karşısında deplasmanda da ezilmeyen Ağrıspor ilk devre baskın oynadı. Ancak, bir türlü galibiyet getirecek golü yakalayamadı. İkinci yarıda defansa daha fazla ağırlık veren Ağrıspor oldukça zor dakikalar yaşadı. Geri dörtlü arasındaki iletişimsizlik sonucu güçlü rakip FCK Frohnau iki defa gole yaklaştıysa da, Tunay atak çıkışlarıyla buna fırsat vermedi ve maç da 0-0 beraber bitti.

AĞRISPOR: Malte, Ömer, Mustafa, Tunay, Metin (Sven), Nadir, Miki, Marcel, Şamil, Tamer, Uğur, M.Sefa Doğanay-ha-ber.com-berlin
b-beraberz.jpg