''Çanakkale bütün Türkiye'nin destanıdır''

”Çanakkale bütün Türkiye’nin destanıdır”

CHP Genel Başkan Kılıçdaroğlu, “Çanakkale destanı bir anlamda burada yatanların destanıdır, bütün Türkiye’nin destanıdır. Onları rahmetle anıyoruz. Onlar bize güzel bir Türkiye’yi emanet ettiler.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Kurultayı’nın düzenlendiği Gelibolu Yarımadası’ndaki Kocadere köyünde kurulan kamp alanından “57. Alaya Saygı Yürüyüşü” gerçekleştirdi.

Kurultayın ikinci gününde Kocadere köyü kamp alanı içerisinde konakladığı karavandan sabahın erken saatlerinde çıkan Kılıçdaroğlu, alanda dağıtılan “buğday aşı” çorbasından içerek, 57. Alay’a Saygı Yürüyüşü’nü başlattı.
Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı yürüyüşe, genel başkan yardımcıları, grup başkanvekilleri, milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı. 6 kilometrelik mesafeyi yaklaşık bir saatte kateden Kılıçdaroğlu, Conkbayırı’ndaki Atatürk Anıtı’na çelen koydu, saygı duruşunda bulunuldu.

Kılıçdaroğlu, yürüyüşün ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, 57. Alay’ın yürüdüğü yoldan yürüdüklerini belirtti.
Savaş yıllarını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

“57. Alay, sabah kalktılar, buğday çorbasını içtiler, şekersiz üzüm hoşafıyla ve yarım ekmekle sabah kahvaltılarını yaptılar ve bugün geldiğimiz yoldan buraya geldiler. Gazi Mustafa Kemal Atatürk onlara ‘Ben size taarruz etmeyi değil ölmeyi emrediyorum’ dedi ve 57. Alay bu topraklarda son buldu. Hayatlarını bu topraklar için verdiler, bayrakları için verdiler. Anneleri babaları çocukları torunları ve bu ülkenin geleceği için verdiler. ‘Gömelim gel seni tarihe desem sığmazsın’ diyen Çanakkale destanı bir anlamda burada yatanların destanıdır, bütün Türkiye’nin destanıdır. Onları rahmetle anıyoruz. Onlar bize güzel bir Türkiye’yi emanet ettiler. Çanakkale destanı Çanakkale’nin geçilmez olduğunu bize anlattı ve bir başka destanı yazdı. O destan Kurtuluş Savaşı destanıydı. 26 Ağustos’ta büyük taarruz başladı ve 30 Ağustos’ta Türkiye bağımsızlığını bir anlamda düşmanları denize dökerek kazandı. Tarihimizi iyi bilmeliyiz.”

“Hepimiz birlikte, huzur içinde yaşamalıyız”

Kılıçdaroğlu, bu topraklar için canlarını verenlere çok şey borçlu olduklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Eğer bize güzel bir Türkiye bıraktılarsa bu güzel Türkiye’de hepimiz adalet içinde beraber yaşamalıyız. Bu güzel Türkiye’de hepimiz birlikte, huzur içinde yaşamalıyız. Adalet Kurultayı’mızın teması da budur. Mehmetçiklerimizi anladık, andık, komutanlarımızı andık. Onların yaşadıkları, savaştıkları topraklarda sabah yine onların kalktığı saatlerde kalktık. Onların içtiği çorbaları içtik. Onların içtikleri hoşafları içerek, buralara geldik. Evet biz bu ülkede hep birlikte huzur içinde yaşamak istiyoruz. Onlar hayatlarını verdiler, bizler çocuklarımıza güzel bir Türkiye’yi vermeliyiz. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Benimle beraber bu yürüyüşe katılan bütün arkadaşlarıma, hayatını veren erine, komutanına yine şükran borçluyuz. Onları her zaman her yerde her ortamda saygıyla minnetle şükranla anacağız. Allah rahmet eylesin diyoruz hepsine.”

Bu arada, Kılıçdaroğlu’na bir vatandaş, savaş yıllarında askerlere öğün olarak verilen “tayın” ikram etti.

ha-ber.com

 

Caretta carettaların gönüllü nöbetçisi: Tosbağacı Mustafa

Caretta carettaların gönüllü nöbetçisi: Tosbağacı Mustafa

Antalya’da caretta carettalara ilgisi nedeniyle çevresinde “Tosbağacı” olarak tanınan 53 yaşındaki Mustafa Ilgaz, 20 yıldır kaplumbağa yavrularını denizle buluşturuyor.

Antalya’nın Kemer ilçesinde deniz kaplumbağalarına ilgisi nedeniyle “Tosbağacı” olarak adlandırılan Mustafa Ilgaz, 20 yıldır caretta caretta yavrularına gözü gibi bakıyor.

Dört çocuk babası 53 yaşındaki Mustafa Ilgaz, nesli tükenme tehdidi altındaki caretta carettaların popülasyonunu artırmak için gönüllü uğraş veriyor.

Mayıstan itibaren Çıralı sahiline yumurtlamaya başlayan caretta carettaların ve yumurtaların sayısını tutmaya başlayan Ilgaz, yumurtadan çıkış döneminden yavruların denize ulaşmasına kadar tüm süreci büyük bir titizlikle takip ediyor.

Mesaisine sabahın erken saatlerinde başlayan Ilgaz, yerli ve yabancı turistlere de deniz kaplumbağaları hakkında bilgi veriyor.

Caretta carettaların başında gece gündüz nöbet tutan ve yavrulara bakmayı kendine iş edinen Ilgaz, yaptığı açıklamada, hayatı boyunca hep doğayla iç içe olduğunu, bu nedenle de caretta carettalara büyük sevgi duyduğunu söyledi.

Anne caretta carettaların yumurtlamasıyla kendisi için hareketliliğin başladığını aktaran Ilgaz, üzerine basılmaması için yuvaları kafesle koruma altına aldığını bildirdi.

“Yavruların çıkış zamanı erken saatlerde ayaktayım”

Ilgaz, caretta carettaların kuluçka dönemlerinin 45-60 gün olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

“Yuvaları ve yumurta sayılarını kayıt altında tutuyoruz. Kuluçka döneminden sonra çıkamayan yavruları kurtarmak için yuvaları açıyoruz. Bazı yavrular taş altında kaldığı için yuvadan çıkamıyor. Onları kurtarıyorum. Zayıf olanları denize bırakmıyorum.Yuvaların açımında bazen turistler de yardım ediyor. Burada herkes beni tanıyor. Yuva açılacağında, yumurtlamada veya sahile ölü kaplumbağa vurduğunda ‘Tosbağacı, caretta caretta var, çabuk gel’ diye çağırıyorlar. Yavru caretta carettalar çocuklarım gibi oldu. Yaklaşık 20 yıldır onlarla ilgileniyorum.”

Çıralı sahilinde geçen yıl 142, bu yıl ise 75 yuva bulunduğunu anlatan Ilgaz, bu yıl yumurta tahribatının daha az olduğunu kaydetti.

Caretta carettaların turizme büyük katkısı olduğuna dikkati çeken Ilgaz, insanların yavruların çıkış zamanına göre tatil planları yaptığını dile getirdi.

ha-ber.com

 

''Erdoğan Hristiyan Birlik'in hatalarından yararlanıyor''

”Erdoğan Hristiyan Birlik’in hatalarından yararlanıyor”

Alman Bakan Aydan Özoğuz, Hristiyan Birlik partilerini Türklere karşı yanlış politikalarla Erdoğan’ın eline koz vermekle suçladı. Özoğuz, Türkiye’ye gitmeye çekindiği için uzun süredir ailesini göremediğini de söyledi.

Almanya’nın Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz Hristiyan Birlik partilerinin (CDU/CSU) eskiden beri Türklere karşı yanlış bir tutum içinde bulunduğunu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu durumu kendi lehine kullandığını söyledi.

Hiristiyan Birlik partilerinin her zaman misafir işçilere ve özellikle de Türklere karşı bir tutum sergilediğini belirten Özoğuz, CDU/CSU’nun Almanya’da çok dilliliğe ve çok kültürlülüğe de karşı olduğunu savundu.

Özoğuz, Zeit Online’a yaptığı açıklamada bu partilerin Almanya’daki pek çok Türk kökenlinin kendisini evinde hissetmemesinde payı olduğunu vurgulayarak, “Oylarını bir kaç puan daha arttırmak için seçim kampanyalarında Almanya’daki Türkler üzerinden siyaset yapıldı. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan bu durumu kendi yararına kullanıyor ve kendisini bu insanlara arka çıkan politikacı olarak lanse ediyor. Bu tabii ki saçma bir durum” diye konuştu.

“Türkiye’ye gidemiyorum”

Özoğuz “Almanya’da yaşayan Türklerin Erdoğan’ın kendilerini araç olarak kullanmasına izin vermeyeceğini” düşündüğünü de vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta SPD, CDU ve Yeşiller partisini “Türkiye’nin düşmanı” olarak nitelendirmiş ve Almanya’da 24 Eylül’de yapılacak genel seçimlerde oy kullanma hakkına sahip Türk kökenli seçmenlerin bu partileri desteklememesini istemişti.

Türk kökenli Alman bakan, artık Türkiye’ye seyahat etmeye çekindiğini de belirterek, kendisine Türkiye’ye gitmemesi tavsiyesinde bulunulduğunu kaydetti. Özoğuz, “Bu yüzden ailemi de uzun süredir göremedim. Benim gibi bu durumdan muzdarip olan pekçok kişi tanıyorum” diye konuştu.

ha-ber.com

 

Fatih Akın'ın filmi Oscar yarışına gidiyor

Fatih Akın’ın filmi Oscar yarışına gidiyor

Alman sinemasının bu yılki Oscar umudu Fatih Akın oldu. Akın’ın “Aus dem Nichts” (Solgun) adlı filmi Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar yarışına gidiyor.

Almanya bu yılki Oscar yarışına Fatih Akın’ın “Aus dem Nichts” (Solgun) adlı filmini gönderiyor. Alman sinemasının ülke dışında temsilciliğini üstlenen “German Films” adlı kurum tarafından seçilen yapım, Yabancı Dilde En İyi Film dalında yarışa katılacak. Film, Neonaziler tarafından düzenlenen bir terör saldırısı ve bu saldırıda Kürt eşini ve oğlunu kaybeden Alman bir kadının hikayesini anlatıyor.

Dünya prömiyeri 26 Mayıs’ta Cannes Film Festivali’nde yapılan film, başrol oyuncusu Diane Kruger’e festivalin en iyi kadın oyuncusu ödülünü getirmişti. Film, Almanya’da 8’i Türk 10 kişinin ölümünden sorumlu tutulan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresi ekseninde son yıllara damgasını vuran skandaldan izler taşıyor.

Fatih Akın’ın filmi aday adayı statüsünde. Yabancı Dilde En İyi Film kategorisinde mücadele edecek son beş yapımı, Oscar ödüllerini dağıtan Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi belirliyor. Aday listesi 23 Ocak 2018 tarihinde açıklanacak. Oscar ödül töreni  4 Mart 2018 tarihinde Hollywood’da 90’ıncı kez düzenlenecek.

Almanya geçen yılki Oscar yarışında Maren Ade imzalı “Toni Erdmann” ile favoriler arasında yer alıyordu, ancak altın heykelcik İranlı yönetmen Asgar Ferhadi’nin “Satıcı” adlı filmine gitti. Almanya son olarak 10 yıl önce Florian Henckel von Donnersmarck’ın yazıp yönettiği “Başkalarının Hayatı” ile Oscar kazanmıştı.

Almanya’ya Oscar kazandıran diğer filmler ise 1979 yapımı Volker Schlöndorff filmi “Teneke Trampet” ve 2003’te zafer kazanan Caroline Link imzalı “Afrika’nın Hiçbir Yerinde” olmuştu. (Kaynak: DW)

ha-ber.com

 

Şanlıurfa'da kurbanlık develer satışta

Şanlıurfa’da kurbanlık develer satışta

Hayvancılığın önemli merkezlerinden Şanlıurfa’da kurbanlık develer satışa çıkarıldı. Develerin 10-15 bin liradan alıcı bulması bekleniyor.

Hayvancılığın önemli merkezlerinden Şanlıurfa’da kurbanlık develer satışa çıkarıldı.

Merkez Eyyübiye ilçesi Hancığaz Mahallesi’nde besicilik yapan Kamburoğlu ailesi, birkaç yıl önce satın aldıkları ve kısa sürede sayıları artan develeri Kurban Bayramı öncesi satışa sundu.

Devlerini Şanlıurfa-Akçakale yolundaki alanda otlatan besici Abdullah Kamburoğlu, yaklaşık 3 yıldır beslediği hayvanların büyük çoğunluğunu bir süre önce sattığını, kalanları da 10-15 bin liradan satışa çıkardığını söyledi.

Özellikle başka illerden gelen vatandaşlarca satın alınan develerinden ayrılmanın hüznünü yaşadığını ifade eden Kamburoğlu, “Şanlıurfa’da kurbanlık olarak deve alan neredeyse yok. Mersin, Elazığ, Van gibi illerden develerimiz için arayan müşteriler oldu. Develerimizi pazarda satmak zor olduğu için daha çok internet üzerinden satmaya çalışıyoruz. Umarım develerim satılır, ben de emeğimin karşılığını alırım.” diye konuştu.

Damızlık olarak deve beslemeye devam edeceklerini belirten Kamburoğlu, deve sütünün de talep gördüğünü sözlerine ekledi.

ha-ber.com

 

Bankalardan turizme 60 milyar liralık kredi desteği

Bankalardan turizme 60 milyar liralık kredi desteği

Bankacılık sektörünün turizm alanında kullandırdığı kredi miktarı bu yılın haziran sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 27,8 artarak 60 milyar liraya dayandı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme kurumu (BDDK) verilerinden derlenen bilgiye göre bankacılık sektörünün turizm alanında kullandırdığı kredi miktarı, bu yılın haziran sonu itibarıyla 59 milyar 139 milyon lira oldu.

Geçen yılın haziran sonunda bu tutar 46 milyar 261 milyon lira düzeyinde bulunuyordu. Yıllık bazda bakıldığında kredilerdeki artış miktarı yüzde 27,8 olarak kayıtlara geçti.

Turizm sektörüne kullandırılan kredilerde 23 milyar 547 milyon liralık hacimle İstanbul ilk sırada yer alırken, bu şehri 17 milyar 742 milyon lira ile Antalya, 4 milyar 851 milyon lira ile Ankara, 2 milyar 672 milyon lira ile Muğla ve 1 milyar 118 milyon lira ile İzmir takip etti.

İstanbul yüzde 39,8, Antalya yüzde 30 ve Ankara yüzde 8,2’lik pay ile turizm sektöründeki toplam kredilerin 4’te 3’ünden fazlasını kullandı.

Turizm kredilerinde en fazla artış Hakkari’de

Son bir yıllık dönemde turizm sektöründe kullanılan kredilerdeki en fazla artış yüzde 538,8 ile Hakkari’de yaşandı. Haziran 2016’da 1 milyon 411 bin lira olan kredi miktarı bu yılın haziran sonunda 9 milyon 13 bin liraya çıktı. Bu şehri, yüzde 334,4 artışla Kocaeli, yüzde 168,3 artışla Adıyaman, yüzde 143,9 artışla Karaman ve yüzde 128,5 ile Kilis takip etti.

Aynı dönemde turizm sektöründe kullanılan kredi miktarı 10 şehirde geriledi. Kredi miktarında en fazla düşüş yüzde 42,1 ile Hatay’da yaşandı. Kredi hacim gerileyen diğer şehirler sırasıyla yüzde 30,7 ile Iğdır, yüzde 17,4 ile Düzce, yüzde 11,6 ile Kars, yüzde 11,1 ile Niğde, yüzde 9,3 ile Manisa, yüzde 8,7 ile Artvin, yüzde 6,9 ile Batman, yüzde 4,5 ile Bayburt ve yüzde 2,9 ile Bitlis oldu.

ha-ber.com

 

Schulz'dan Erdoğan'a Gümrük Birliği şartı

Schulz’dan Erdoğan’a Gümrük Birliği şartı

SPD Genel Başkanı ve Başbakan adayı Martin Schulz, Türkiye’ye yönelik sert açıklamalarda bulundu. Schulz, Alman tutukluların serbest bırakılmaması halinde Gümrük Birliği’nin genişletilmemesi gerektiğini belirtti.

Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı ve Başbakan adayı Martin Schulz, Alman tutukluların serbest bırakılması için Türkiye’ye bir ültimatom verilmesi gerektiğine işaret etti.

Düsseldorf merkezli Rheinische Post gazetesine açıklama yapan Schulz, “Türkiye Cumhurbaşkanı’na belirli bir müddet vermeliyiz. Eğer Sayın Erdoğan Alman tutukluları derhal serbest bırakmazsa, Avrupa Birliği’nin (AB) Gümrük Birliği’nin genişletilmesi için Türkiye ile müzakereleri kesmesi gerekir” dedi.

24 Eylül’de yapılacak seçimlerde Sosyal Demokratların Başbakan adayı olarak yarışan Schulz, aynı görüşü bugün twitter hesabından paylaştığı mesajında da dile getirdi.

Schulz mesajında “Bay Erdoğan Alman tutukluları serbest bırakmadığı takdirde, AB Türkiye’yle Gümrük Birliği’nin genişletilmesi hakkındaki müzakereleri durdurmak zorunda” yazdı. 

Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği’nin genişletilmesi planları, Türkiye ile Avrupa arasında yaşanan gerilim nedeniyle durma noktasına geldi. Almanya Başbakanı Angela Merkel de geçen hafta “Anlaşmayı güncellemeyeceğiz” açıklamasında bulunmuştu.

Schulz: Erdoğan başka bir dilden anlamıyor

Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmemesinin Türkiye’yi olumsuz yönde etkileyeceğine işaret eden Schulz, “ancak Erdoğan’ın başka bir dilden anlamadığını” savundu. Schulz, Alman tutukluların serbest bırakılmaması durumunda AB’nin Ankara’ya tam üyelik öncesi yaptığı malî yardımlara son verilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Almanya Dışişleri Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre, Türkiye’de halen 10 Alman vatandaşı veya çifte vatandaş cezaevinde bulunuyor. Bu tutuklular arasında gazeteci Deniz Yücel, çevirmen Meşale Tolu ve insan hakları savunucusu Peter Steudtner de yer alıyor.

ha-ber.com

 

Kızıl Meydan'da mehter sesleri

Kızıl Meydan’da mehter sesleri

“Spasskaya Kulesi Askeri Müzik Festivali”nde sahne alan mehter takımının, Rus halk şarkısı Katyuşa’yı seslendirmesi uzun süre alkışlandı.

Rusya’nın başkenti Moskova’da düzenlenen “Spasskaya Kulesi Askeri Müzik Festivali”nde mehter takımının gösterisi büyük beğeni topladı.

Moskova’nın tarihi Kızıl Meydan’ında düzenlenen festivalde Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) Mehteran Birliği’nin gösterisi yoğun ilgi gördü.

Mehter takımının, Rus halk şarkısı Katyuşa’yı seslendirmesi, uzun süre alkışlanırken, mehteran kıyafetleri ve yürüyüşünü Ruslar dikkatle izledi.

Dünyanın en büyük uluslararası askeri müzik festivallerinden “Spasskaya Kulesi Askeri Müzik Festivali” 40 ülkeden 140 bandonun katılımıyla 3 Eylül’e kadar devam edecek.

ha-ber.com

 

Yüksek talep Toyota'ya üretim ve ihracat rekoru getirdi

Yüksek talep Toyota’ya üretim ve ihracat rekoru getirdi

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdürü ve CEO’su Kato, “Üretimimiz 2017’nin 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 167 artarak 192 bine yükseldi ve 2016’nın tamamındaki 155 bin rakamını şimdiden geçti.” dedi.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi (CEO) Hiroshi Kato, üretim ve ihracatta 2017’nin 8 ayında geçen yılın tamamındaki seviyenin çok üzerine çıkıp rekor kırdıklarını belirterek, “Haftada 6 gün 3 vardiya çalışmamıza rağmen yüksek talebi karşılayabilmek için çok ciddi efor sarf ediyoruz.” dedi.

Hiroshi Kato, yaptığı açıklamada, şirketin bugüne kadar Türkiye’ye 1,7 milyar avro yatırım yaptığını söyledi.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin üretiminin 2017’nin 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 167 artarak 192 bine yükseldiğini bildiren Kato, 2016’nın tamamındaki 155 binlik üretim rakamını şimdiden geçtiklerini kaydetti.
Kato, ihraç ettikleri araç sayısının ise söz konusu dönemde yüzde 225 yükselerek 153 bine çıktığına işaret etti ve geçen yılın tamamındaki 116 bin adetlik ihracat seviyesini de 2017’nin 8 ayında aştıklarını vurguladı.

Geçen yılın son çeyreğinde seri üretimine başladıkları Toyota C-HR’nin rüzgarıyla 2016’da toplamda 1,8 milyar dolar değerinde ihracata imza attıklarını anlatan Kato, 2017 için ise bu rakamın 2 katından daha fazla bir ihracat geliri öngördüklerini ifade etti.

“Hedef 280 bin üretim, 231 bin ihracat”

Yıllık 150 bin olan üretim kapasitelerinin Toyota C-HR ile 280 bine çıktığına işaret eden Kato, bu özelliğiyle Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin Avrupa’daki Toyota fabrikaları arasında “en yüksek üretim hacmi” ile öne çıktığını söyledi.
Kato, 2017 yılı sonunda 280 bin adet üretim ve 231 bin ihracat hedeflediklerini belirterek, bu rakamların bugüne kadarki en yüksek üretim hacmine ve ihracat rakamına tekabül edeceğine dikkati çekti.

Verso, Corolla ve Toyota C-HR modellerini yüksek kalite standartlarında üreterek yaklaşık 100 ülkeye ihracat yoluyla gönderdiklerini aktaran Kato, “Mevcut pazarlarımız Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerinin yanısıra ABD, Kanada ve Tayvan gibi yeni pazarlara da ihracat gerçekleştiriyoruz. Haftada 6 gün 3 vardiya çalışmamıza rağmen, yüksek talebi karşılayabilmek için çok ciddi efor sarf ediyoruz.” diye konuştu.

Kato, 2 bin kişi için ek istihdam olanağı oluşturarak 5 bin çalışana ulaştıklarını sözlerine ekledi.

ha-ber.com

 

Avusturya’da Afgan sığınmacılardan oturma eylemi

Avusturya’da Afgan sığınmacılardan oturma eylemi

Avusturya’daki Afgan sığınmacılar, ülkelerine geri gönderilmelerini protesto etmek için Viyana’daki Votiv Kilisesi’nin önünde sabahlayacak.

Avusturya’nın başkenti Viyana’daki tarihi Votiv Kilisesi önünde 100’e yakın Afgan sığınmacı ülkelerine iade edilmelerinin durdurulması için oturma eylemi başlattı. 

“Afganistan güvenli değil”, “Sınır dışı edilmeyi durdur” yazılı pankartlar açan göstericiler, pazartesi akşamına kadar sürecek eylem boyunca kilisenin önündeki parkta geceleyecek.

Afgan sığınmacıların sözcüsü Rahim Mücahid, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Avusturya’ya sığınan Afganların seslerini başta ülke yöneticileri olmak üzere bütün Avrupa’ya duyurmak için başkent Viyana’daki Votiv Kilisesi önünde oturma eylemi başlattıklarını söyledi.

“Ölüme gönderiliyoruz”

Mücahid, Afganistan’ın birçok açıdan Suriye ve Irak’tan farklı olmadığına işaret ederek “Çeşitli yollarla hayatlarını riske atarak Avrupa’ya sığınan insanları tekrar geriye göndermek, onları ölüme göndermekle aynı anlama geliyor. Çünkü buradan giden insanlar ya Taliban’la ya da Afgan ordusuyla hareket edecek, bu da her iki yolun sonunda ölüm olduğu anlamına gelir.” değerlendirmesinde bulundu.

Mücahid, Almanya, İsveç ve İtalya’da da benzer gösteriler yapıldığını kaydederek “Bizler de herkes gibi nefes alan normal insanlarız, bize farklı muamele yapılmasını istemiyoruz. Adil bir çözüm için mücadelemizi sürdüreceğiz.” dedi.