Almanya'daki okullarda Türkçe dersine engel

Almanya’daki okullarda Türkçe dersine engel

Almanya’nın başkenti Berlin’deki bazı belediyelerin, Milli Eğitim Bakanlığı öğretmenlerince okullarda verilen Türkçe derslerine yönelik yeni düzenlemeleri velilerin tepkisini çekti.

Almanya’nın başkenti Berlin’deki bazı belediyelerin, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) öğretmenlerince okullarda verilen Türkçe derslerine yönelik yeni düzenlemeleri velilerin tepkisini çekti.

Türkiye’nin Berlin Büyükelçiliği Eğitim Müşaviri Cemal Yıldız ve Berlin Başkonsolos Yardımcısı Erdinç Evirgen, Başkonsolosluk Binası’nda, bazı öğrenci velileriyle bir araya geldi.

Toplantıda velilere, Mitte ve Friedrichshain-Kreuzberg belediyelerinin Türkçe dersi için sınıf kullanım ücreti talep ettiklerini bildiren Yıldız, söz konusu yerlerde şimdilik Türkçe sınıfı açılamayacağını aktardı.

Yıldız, bu iki belediye tarafından Türkçe derslerinin önüne değişik bahanelerle engeller çıkarıldığını, bunu gelecekte başka belediyelerin de yapmasından endişe duyduklarını söyledi.

Eğitim Müşaviri Yıldız, velilerin duruma çok üzüldüklerini ancak diplomatik kanallardan gerekli girişimlerde bulunmayı sürdüreceklerini ifade etti.

Yıldız, uluslararası anlaşmalara göre, istenilen sınıf kullanım ücretinin ödenmemesi gerektiğine vurgu yaptı.

“Türkçe dersi bir zenginlikti”

Mitte ilçesinde Brüder Grimm İlkokuluna çocuğunu gönderen Sabit Ataman adlı veli de belediyenin aldığı kararı kınadığını belirterek, çocuğun diğer dilleri öğrenmesi ve ülkeye uyum sağlaması için önce ana dilini bilmesi gerektiğini söyledi.

Ataman, “Ben çok üzüldüm. Bu kararı duyduktan sonra kendimi dışlanmış hissettim.” dedi.

Çocuğu bölgedeki Allegro İlkokulunda eğitim gören Karin Kayabay adlı veli ise karara çok şaşırdıklarını söyledi.

Eşinin Türk kendisinin de Alman vatandaşı olduğunu belirten Kayabay, “Ben çok iyi Türkçe konuşamıyorum. Eşim ise Almanca konuşuyor. Kızım için bu Türkçe dersi bir zenginlikti.
Türkçe dersinin yapılamaması kızım için bir zarar çünkü daha az Türkçe konuşacak. Bir şey eksik olacak. Buna hazır değildik.” diye konuştu.

571 öğrenci Türkçe dersi alamıyor

Berlin’de Mitte Belediyesi, MEB’in görevlendirdiği öğretmenlerin kullanacağı Türkçe dersliği için 27 bin 400 avro kullanım ücreti talep etmiş ve Türkçe derslerini bu eğitim-öğretim yılının başında durdurmuştu.

Friedrichhain-Kreuzberg Belediyesi ise Türkçe dersinin okul yönetimi tarafından sunulan derslerin dışında olduğu gerekçesiyle bu hizmetin sunulacağı yer için 28 Ocak 2018 tarihi itibarıyla sınıf kullanım ücreti istemeye başlamıştı.

Mitte Belediyesi sınırları içinde 17 okulda, 571 öğrencinin şu an Türkçe dersi alamadığı belirtiliyor.

ha-ber.com

 

Almanya sandık başında

Almanya sandık başında

Almanya’da halk, 19. dönem Federal Meclis’i (Bundestag) belirlemek için sandık başına gitti.
 
Yerel saatle 08.00’de (TSİ 09.00) başlayan oy verme işlemleri, saat 18.00’e (TSİ19.00) kadar sürecek.
 
Halkın sabah erkenden seçim merkezlerine gitmeye başladığı seçimlere 42 parti katılıyor, 4 bin 828 aday arasında Türk kökenli 92 aday da bulunuyor.
 
Almanya’da 16 eyalette 299 seçim bölgesi bulunuyor. 18 yaşını dolduranların oy hakkına sahip olduğu seçimlerde 31,7 milyonu kadın, 29,8 milyonu erkek toplam 61,5 milyon seçmen oy kullanacak. İlk kez oy vereceklerin sayısı da yaklaşık 3 milyon olarak açıklandı.
 
Almanya’da yaklaşık 17 milyon göçmen kökenli bulunuyor. Bunların 5,8 milyonun oy kullanma hakkı var.
 
Şimdiye kadar siyasette yeterince temsil edilmeyen Türkler, 3 milyonluk nüfuslarıyla en büyük göçmen grubunu oluşturuyor. Bunlardan 1 milyon 300 bini Alman vatandaşlığına geçmiş durumda. Türk kökenli Alman seçmenlerin sayısının 720 bin olduğu istatistik kurumu tarafından açıklanmıştı.
 
Seçimlerde toplam 73 bin 500 sandıkta yaklaşık 650 bin seçim görevlisi yer alıyor.
 
Merkel yine favori

Her seçmenin genel seçimler için 2 oyu bulunuyor. Birinci oy seçim bölgesinde doğrudan milletvekili adayına veriliyor, ikinci oyla da parti seçiliyor. İkinci oy, partilerin Federal Meclis’te ne kadar milletvekili çıkaracağını belirliyor.
 
Sandık çıkış anketleri sandıkların kapanmasının ardından hemen açıklanacak. Meclise girdiği kesinleşen partilerin liderleri seçim sonuçlarının belli olmaya başlamasının ardından televizyonda açık oturuma (Berliner Runde) katılacaklar.
 
Almanya’da 2005’den beri başbakanlık koltuğunda bulunan Angela Merkel, dördüncü dönem başbakan olmak için girdiği bu seçimde de favori olarak gösteriliyor.
 
Ülkede 2013’teki seçimlerde yüzde 41,5 ile girdiği seçimlerdeki en yüksek oy oranını kazanan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin, bu seçimden de birinci çıkması ancak bu kez kayıp yaşayarak yüzde 34-36 oy bandında kalması bekleniyor.


 
Kamuoyu araştırmalarında mevcut hükümet ortağı Sosyal Demokrat Partinin (SPD) de son seçimde aldığı yüzde 25,7 oy oranına ulaşamayacağı tahmin ediliyor.
 
SPD’nin başbakan adayı ve Merkel’in rakibi eski Avrupa Parlamentosu Başbakanı Martin Schulz, ocak ayı başında başbakan adayı olduğundaki olumlu havadan yararlanamadı. SPD’nin oylarının yüzde 20 ila 22 olduğu belirtiliyor.
 

Federal Meclis için bu kez aşırı sağcı popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin ne kadar oy alacağı merak konusu. Son seçimde yüzde 4,7 ile yüzde 5’lik seçim barajını geçemeyen AfD’nin bu kez atak yapacağı öngörülüyor. Kamuoyu anketlerine göre AfD, yüzde 11-13 oranında oy alabilir.
 
Geçen seçimlerde barajın altında kalan Hür Demokrat Partinin (FDP) bu kez yüzde 9 ile meclise gireceği, Sol Partinin yüzde 11 ve Yeşiller Partisinin de yüzde 8 oy oranlarıyla yeniden mecliste yer alacağı öngörülüyor.
 
Almanya’da Türk kökenlilerin kurduğu Alman Demokratlar Birliği (ADD) partisi ise sadece 13,1 milyon seçmenin bulunduğu Kuzey Ren Vestfalya’da seçimlere katılacak.
 
Öte yandan, arama motoru Google, seçimler dolayısıyla özel logo tasarladı. Logoda Alman bayrağından oluşan bir sandık ve oy pusulası gözüküyor. ​

Başbakan adayı Schulz oyunu kullandı
Sosyal Demokrat Parti (SPD) Genel Başkanı ve başbakan adayı Martin Schulz, oyunu vereceği Würselen Belediyesine eşi Inge Schulz ile geldi.
 
Oy kullandıktan sonra gazetecilere açıklama yapan Schulz, bugün çok sayıda kişinin sandık başına gitmesini ümit ettiğini belirtti.
 
Schulz, “Bugün mümkün olduğu kadar çok sayıda vatandaşın seçme hakkını kullanmasını ve demokratik partilere oylarını verip Almanya’nın demokratik geleceğini güçlendirmesini ümit ediyorum.” dedi.
 
Çok sayıda seçmenin kararsız olduğunu savunan Schulz, “Seçim gününde bile oyunu kime vereceğini düşünen seçmenlerin olduğuna inanıyorum.” diye konuştu.
 
Schulz, partisinin seçimden iyi sonuç alacağını düşündüğünü de kaydetti.
 
Almanya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel ise öğleden sonra Berlin’de oy kullanacak.
 
ha-ber.com
 
 

Gurbetçi tanımını aşmamız gerekiyor

Gurbetçi tanımını aşmamız gerekiyor

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Yeneroğlu, “Gurbetçi tanımını aşmamız gerekiyor. Gurbetçi tanımı artık bizim sosyolojik gerçekliğimizi ortaya koymuyor.” dedi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Türkiye’nin Frankfurt Başkonsolosu Burak Karartı’yı makamında ziyaret etti. Ziyaretin ardından başkonsolosluk binasında basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Yeneroğlu, Almanya’daki federal seçimler, Türkiye-Almanya ilişkileri ve diaspora konularına değindi.

Seçimler sonucunda Almanya’da partilerin renklerinden dolayı “Jamaika Koalisyonu” olarak adlandırılan ve Hristiyan Birlik partileri ile Yeşiller ve Hür Demokratların oluşturabileceği bir koalisyon hükümetinin kurulabileceğini dile getiren Yeneroğlu, ikinci bir ihtimal olarak ise iki partili bir koalisyon kurulabileceğini söyledi.

“Gurbetçi’ tanımını aşmamız gerekiyor”
“Diaspora” kelimesini kullandığına ve “gurbetçi” tanımının kullanılmaması gerektiğine vurgu yapan Yeneroğlu, şunları söyledi:

“Çünkü basınımızın da çok yoğun bir şekilde kullandığı şu ‘gurbetçi’ tanımının aşılması gerektiğini söylüyorum. Yani özellikle bir serzeniş olarak lütfen bunu kabul edin. Çünkü basınımızın da bunu yoğun bir biçimde paylaştığını düşünüyorum. Şu ‘gurbetçi’ tanımını aşmamız gerekiyor. Gurbetçi tanımı artık bizim sosyolojik gerçekliğimizi ortaya koymuyor.”

Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yeneroğlu, Almanya’da Türkiye için hangi partilerle yapılacak bir koalisyonun faydalı olacağı sorusuna, “Hristiyan Demokratlar ve liberal olarak nitelendirilen Hür Demokratlar’ın kuracağı bir koalisyonun Türkiye için, yani Türkiye’yi bırakın Almanya’nın milli menfaatleri için daha doğru olacağını düşünüyorum.” şeklinde konuştu.

Yeşiller Partisi ile kurulacak büyük bir koalisyon hükümetinin Almanya’nın ve Türkiye’nin menfaatleriyle örtüşmeyeceğine dikkati çeken Yeneroğlu, şunları kaydetti:

“Yeşiller sonuçta ülkelerinin, bağımsızlıkları ve egemenliklerine saygı gösterme noktasında yeterince tecrübe edinmiş, devlet geleneklerine alışmış diplomatik nezaketi bilen bir parti değiller. Bunun da Almanya’nın bir ihracat ülkesi olması sebebiyle menfaatleriyle örtüşmediğini bizim menfaatlerimizle de örtüşmediği görülüyor. Dolayısıyla bu anlamda bakılırsa Yeşillerin arasında olduğu bir koalisyonla sürecin daha gergin geçeceğine dair bir kanaatin olacağını ifade etmek herhalde çok özel bir fikir beyan etmiş olmak olmaz.”

ha-ber.com

Almanya yarın sandık başına gidiyor

Almanya yarın sandık başına gidiyor

Almanya’da halk, yeni federal meclisi (Bundestag) ve dolayısıyla hükümeti belirlemek üzere yarın sandık başına gidecek.

Almanya’da 61,5 milyon seçmen, Almanya genelindeki 299 seçim bölgesinde, yeni meclisin 598 üyesini belirlemek için iki oy kullanacak.

Seçmenler ilk oylarını kendi bölgelerindeki milletvekili adayına, ikinci oylarını da seçtikleri partiye verecek. 16 eyalette, yaklaşık 73 bin 500 sandıkta 650 bin civarında görevli çalışacak.

Ülkede 42 partinin yarışacağı seçime katılan 4 bin 828 aday arasında, Türk kökenli 92 aday da bulunuyor. Seçimde, Türk kökenli 720 bin seçmen oy kullanabilecek.

Almanya’daki tüm partiler seçmenlere oy vermeleri çağrısında bulunurken, 19’uncu kez sandık başına gidecek Almanya’da seçimin en çok konuşulanları arasında, Türkiye politikası ve aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) meclise girecek olması yer alıyor.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra ilk defa ırkçı ideolojiye sahip bir partinin Bundestag’da temsil edilecek olması Alman kamuoyunda ciddi endişelere yol açıyor.

INSA şirketinin Alman Bild gazetesi için yaptığı son kamuoyu yoklamasına göre seçimde, Hristiyan Demokrat Birlik Partisinin (CDU) yüzde 34, Sosyal Demokrat Partinin yüzde 21, aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisinin yüzde 13, Sol Partinin yüzde 11, Hür Demokratların (FDP) yüzde 9 ve Yeşillerin yüzde 8 oy alması bekleniyor.

Almanya’da yaşayan Türk kökenlilere sandık çağrısı
Başkent Berlin’de Türklerin yoğun olduğu Kreuzberg-Friedrichshain ilçesinde, Yeşiller Partisinden seçimde doğrudan aday olan Canan Bayram, ilçesindeki insanların sorunlarına çözüm üretmek amacıyla federal mecliste siyaset yapmak istediğini söyledi.

Türk kökenli aday Bayram, bulundukları toplumda söz sahibi olmak isteyen Türklerin mutlaka sandığa giderek oy kullanmalarını da istedi. 

“Ortam baya gerildi”
Almanya’daki Türk kökenlilerden Semih Karayüz de Almanya ile Türkiye arasındaki gerilime dikkati çekerek, bu durumun seçimden sonra düşeceğine inandığını aktardı.

AfD’nin güçlenmesi ve ilk kez meclise girecek olmasıyla ilgili de Karayüz, “Partiler kendilerine, ‘biz ne yaptık da bunlar bu kadar güçlendi’ diye sormalı.” ifadesini kullandı.

Almanya’da ticaretle uğraşan Hasan Ürkmez, son dönemdeki Türkiye-Almanya ilişkileriyle ilgili “Ortam baya gerildi. Kendi iç politikalarına Türkiye’yi alet ediyorlar. Türk toplumu üzerinden aşırı sağ etkisiyle oyları kendilerine yönlendirmeye çalışıyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

ha-ber.com

Prof. Dr. Geçim Berlin'de gururumuz oldu

Prof. Dr. Geçim Berlin’de gururumuz oldu

Berlin’de Messe Fuarı’nda yapılan kongrede Türk Prof. Dr. İbrahim Etem Geçim, Avrupa kalın bağırsak hastalıkları komisyonu başkanı seçildi.

Prof. Dr. İbrahim Etem Geçim, TED Ankara Koleji; Ankara Tıp Fakültesini, Hacettepe İngiltere Liverpool Üniversitesi ve Ankara Tıp Fakültesi’nde Genel Cerrah İhtisası, Ankara Tıp Fakültesi’nde Öğretim görevlisi; ABD MAYO Clinic’te Kolorektal Cerrahi uzmanlık eğitimi, 1999′ Doçent, 2004′ de Ankara Üniversitesi’nde Profesör, 2004′ de Avrupa Koloproktoloji  Uzmanı sertifikası, halen Avrupa Koloproktoloji Derneği Komite Üyesi ve Doğu Avrupa Ülkeleri Delegesi EBSO Genel Cerrahi ve Koloproktoloji Boart sınav Komisyon Üyesi, Ulusal Cerrahi Derneğinde bir dönem Genel Sekreterlik ve Rektum Cerrahisi Derneği Yönetim Kurulu Üyesi iken Kalın Bağırsak hastalıkları Komisyonunun ilk Türk Başkanı seçildi.

Genel Cerrah Uzmanı Prof. Dr. İbrahim Etem Geçim, Avrupa Kalın Bağırsak Hastalıkları Komisyonu Uzmanı seçildikten sonra şöyle konuştu:

“Biz Türkler özellikle Doğu Avrupalılar içerisinde az temsil ediliyoruz. Buralara girişim bu nedenle oldu.7-8 yıldır yönetim kurulunda hizmet etmekteyim. Sonuç olarak başkanlığa layık gördüler. Bu görevi çok iyi şekilde yapmaya çalışacağım. Bunun mutlaka ülkemize tesirleri olacaktır.

Yönetimde, eğitimde faaliyetlerde yer almasını sağlamaya gayret edeceğim. Önemli aktivitemiz her yıl kongre komisyonlarında var bunun bir tanesi 15-20 tane genç cerraha orta ve batı Avrupa da burs vererek araştırmalar yapmaları sağlanıyor.2019′ yılında yapacağımız kongre için ev sahipliği yapacağız.

Şimdi den bağlantılarımızı yaptık. Derneğin dünya ya örnek bir işi var. 30-40 Avrupa ülkesinden son çalışmaya 450′ tane hastane katıldı. Bunun içerisinde Türk Hastaneleri de var. Çok ciddi sonuçları olan araştırmalar yapıyoruz.

Genç doktor kardeşlerime sizin aracılığınızla bir mesaj vermek istiyorum. Ben buraya geldiğimde tek başınaydım. Şimdi bu toplantıda 50′ tane genç doktor var. Umut verici. Avrupa’ya ne kadar yakın olursak bilimsel anlamda fazla mesafe kat ediyoruz. Çünkü bizden daha ilerdeler. Ancak yanlarına gelerek ne yaptıklarını öğrenebilir daha iyilerini yapmak için çaba gösterebiliriz.

Özellikle bizim barajdakiler bu veya benzeri kuruluşlarda yer almak için çaba göstermelerini tavsiye ediyorum “.

ha-ber.com/Orhan Önaldı
     

Worms Kur'an Kursu öğrencileri hediyelerle sevindirildi 

Worms Kur’an Kursu öğrencileri hediyelerle sevindirildi 

Mainz – Worms DİTİB Veysel Karani Camii Kur’an Kursu’na katılan öğrencilere cami yönetimi tarafından hazırlanan hediyeler dağıtıldı.

DİTİB Veysel Karani Camii’ne özel hazırlanan çanta içerisinde 2017-2018 eğitim yılı ödev defteri, CD’li elif cüzü, Dinimizi öğreniyoruz (1, 2, 3) kitap setinden oluşan hediye paketi ve minik sürprizler ile öğrenciler sevindirildi. 

Veysel Karani Camii Din Görevlisi Mesut Bayar öğrencilerin bugünleri ve bu anlamlı hediyeleri unutmayacaklarını ifade ederken dernek yönetimine ve öğrenci velilerine teşekkür etti.

Dernek Başkanı Tamer Duran ise insan yetiştirmeyi cemiyetlerinin temel düşüncesi haline getirdiklerini ve bu doğrultuda hiçbir fedakarlıktan kaçınmayacaklarını söyledi.


ha-ber.com

SPD`li Michael Thews seçimlerde Türklerin oylarına talip

SPD`li Michael Thews seçimlerde Türklerin oylarına talip

Almanya’da 24 Eylül’de yapılacak olan Genel Seçimler nedeniyle Partiler ve Adaylar seçim çalışmalarına hız verdiler. 

Hamm-Lünen Bölgesinden geçen seçim Berlin’deki Federal Parlamentoya seçilen Sosyal Demokrat Milletvekili ( SP D ) Michael Thews yeniden aday ve seçilmek istiyor.


Seçim bölgesinde farklı çalışmalarla, broşürler, seçim programlı el ilanları, materyaller ve küçük hediyelerle seçmene ulaşmaya çalışan SPD li Adaya SPD nin bölge teşkilatlarındaki partili yoldaşlarımda destek veriyorlar.

Hamm Nordende Hamm-Heessenin yabancıların yoğun olarak yaşadığı bir bölge. Bu semtte kapı kapı dolaşan Michael Thewse Hamm-Heessen İlçe Belediye Meclis Üyeleri Brigitte Hausmann ile Mehmet Tanlı ve SPD İlçe yönetiminden İsmail Aydın refakat ettiler.  


24 Eylül’deki seçimlere seçme hakkı olan tüm Türkiye kökenlileri, göçmenleri oy vermeye çağıran Michael Thews seçime gidilmezse aşırı sağcı, ırkçı, göçmen düşmanı Partilerin parlamentoya daha çok Milletvekili sokacağını söyledi.


Türkiye ile Almanya arasındaki Krizin en kısa zamanda son bulmasını dileyen Thews ‘’ Türkiye’ye ve burada yaşayan 3,5 milyona yakın Türkiye’den gelen insana, onların kültürüne ilgim ve saygımdan dolayı Federal Parlamentodaki (Bundestag) Türk-Alman Parlamenterler Grubuna üye olduğunu seçilirse seçim bölgesinde ikamet eden Türk kökenli gençlerin meslek kursu ve işyeri bulmada Türk işyeri sahiplerine de sıkıntılarında yardımcı olacağını söyledi. 

24 Eylül seçimleriyle ilgili olarak Heessen Belediye Meclis Üyesi Mehmet Tanlı da Seçimler katılımcı demokrasinin bir parçasıdır. Yurttaşlarımız kimi istiyorlarsa onu seçsinler. Ama mutlaka sandığa gitsinler. Milletvekilimiz Michael Thewsi, SPD yi ve Başbakan Adayımız Martin Schulzu seçerlerse çok seviniriz elbette. Toplumda bir göçmen olarak kabul, itibar ve yaptırım gücünüzün olması için bu süreçlere katılmanız gerekiyor, Aday olmanız ya da adaylara destek vermeniz gerekiyor. Çünkü Sorunların çözümü siyasetten geçiyor.’’ dedi.

ha-ber.com/Mehmet Tanlı

Berlin'de ilklerin mimarı Atalay Özçakır vefat etti

Berlin’de ilklerin mimarı Atalay Özçakır vefat etti

Berlin Türk toplumu değerli bir büyüğünü kaybetti. 1961 yılında 2 seneliğine Almanya’ya ilk işçi kafilesi ile gelen Atalay Özçakır 83 yaşında vefat etti. 

Berlin`e geldiği ilk günden itibaren ilklerin altına imzasını koyan önemli bir girişimci ve işadamı olarak hizmet sunan Atalay Özçakır, uçak şirketinden medya patronluğuna kadar, sayısız alanda deneyimleri olan önemli bir girişimciydi. 

Merhuma, Allah’tan rahmet kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.

Yaşarken, merhum Atalay Özçakır ile değerli köse yazarımız Rüstü Kam’ın yapmış olduğu röportajı ile muhterem büyüğümüzü yakında tanıma fırsatı bulacaksınız.

1961 yılında 2 seneliğine Almanya’ya ilk işçi kafilesi geldi. Dil, din, örf ve adetlerine yabancı olduğumuz bir ülke Almanya. Kimi vatandaşlarımız işçiliğe devam etti, kazancını yeterli gördü, kimileri iş adamı olma yoluna gitti, kimileri de geriye dönmeyi tercih etti. Atalay Özçakır iş adamı olmayı tercih edenlerden.

1961 yılında 2 seneliğine Almanya’ya ilk işçi kafilesi geldi. Dil, din, örf ve adetlerine yabancı olduğumuz bir ülke Almanya. Kimi vatandaşlarımız işçiliğe devam etti, kazancını yeterli gördü, kimileri iş adamı olma yoluna gitti, kimileri de geriye dönmeyi tercih etti. Atalay Özçakır iş adamı olmayı tercih edenlerden. İlklerin altına imzasını koyan önemli bir girişimci. Uçak şirketinden medya patronluğuna kadar, sayısız alanda deneyimleri olan bir girişimci. Bu röportajda onu tanıtacağız. Karışık kanal denilen özel yayıncıların program yaptığı kanalda 2 saatlik yayın hakkı aldım. TRT ile irtibata geçerek programlarını Almanya’da yayınlama anlaşması yaptım. Anlaşmamız TRT Almanya’da yayına başlayana kadar devam etti. Buradan yerel yayınlar, TRT’den haberler ve belgesellerle başlayan 2 saatlik yayınımız kısa zamanda 4 saate çıktı, derken 6 ve en sonunda 24 saat yayın yapmaya başladık. Böylece bir sene içerisinde TD1 kanalı ortaya çıkmış oldu.

Sizi tanıyabilir miyiz?  

Özçakır:15 Eylül 1934’te Samsun’da doğdum. İlkokulu Samsun’da bitirdikten babamın işi dolayısıyla İstanbul’a geldik. Orta ve lise tahsilimi İstanbul’da tamamladım. Eminönü Halk Evi Çocuk Tiyatrosu’nda görev aldım. Daha sonra yaklaşık 30 filmde başrol oynadım.  “Gelin Ayşem, Beni Mahvettiler, Ali Derler Adıma, Kore Gazileri” oynadığım filmlerden bazıları. Muhterem Nur, Öztürk Serengil, Ayhan Işık gibi sanatçılarla başrol paylaştım. Yeşilçam’da oyunculuk yapmaya devam ederken film setinde tanıştığım bir hanımla evlendim. Bu sırada Almanya’dan bir iş teklifi aldım ve film çekmek üzere 1961’in ocak ayında Hamburg’a geldim. O filmi çekemedik ama evliliğim pekiyi gitmediği için ben bir müddet daha Almanya’da kaldım.  

Almanya’ya geldikten sonra neler yaptınız? 

Özçakır: Stuttgart’ta 2 yıl Fiat fabrikasında çalışıp Türkiye’ye döndüm. 1 yıl Türkiye’de kaldıktan ve birkaç filmin hem başrol oyunculuğunu hem de prodüktörlüğünü yaptıktan sonra tekrar Almanya’ya geldim. Bu kez demiryollarında tercümanlık yapmaya başladım. Aynı zamanda mağazacılık ve otel işletmeciliği yapıyordum. 1975 yılına kadar orada kaldım. Otel binası satılıp işi bırakmak mecburiyetinde kalınca arkadaşlarımın da ısrarıyla Berlin’e gelmeye karar verdim. Çünkü arkadaşlarım benim Berlin’de iş yapabileceğimi düşünüyorlardı.  

Berlin’deki iş hayatınıza havayolu taşımacılığıyla mı başladınız? 

Özçakır: O yıllarda Berlin’den Türkiye’ye uçuş yoktu ve buradaki insanların izne gitmek istediklerinde Hannover’e ya da Hamburg’a gitmek zorundaydılar. Bu sırada işgal kuvvetlerine ait uçaklar eski Tegel Havalimanında bekliyorlardı. Kimse bu uçaklarla şalter uçuş yapmayı düşünmüyordu. Ben birkaç arkadaşımla birlikte Amerikan şirketi Modern Air’le temasa geçtik ve şalter uçuş yapmak için anlaşma yaptık. İşgal kuvvetlerinden başka bir uçak şirketinin Berlin’e girmesine izin verilmiyordu. Bu nedenle Türk Hava Yolları Berlin’e uçuş yapamıyordu. Biz de THY ile koltuk başına anlaşma yaptık ve uçuş müsaadesi aldık. Aktürk firması adı altında, Modern Air’in 149 kişilik uçağıyla İstanbul’a direk uçuşlara başladık. Berlin’deki ilk Tük uçak firmasıdır. Merkezimiz Ansbach caddesindeydi. Kreuzberg’te de şubemiz vardı. Daha sonra buraya taşındık. Modern Air firması Amerika’ya geri dönünce biz de yeni bir arayışa girdik. Amerika, Fransa ve İngiltere dışındaki şirketler burada uçuş yapamadığı için iki arkadaşımla birlikte İngiltere’ye giderek orada bir hava taşımacılık şirketi kurduk. Amacımız buradaki şirketimizin kurduğumuz İngiliz şirketin uçağını kiralayabilmesi idi. Bu şekilde Britisch Kolidonya ile anlaştık ve onlara ait bir uçağı merasimle buraya getirdik. 320 marka her gün Türkiye’ye gidiş geliş yapacaktık. Daha sonra İngilizler bu şekilde yaptığımızı öğrenince uçağı satmaktan vazgeçtiler ve kiralamayı teklif ettiler. Bu kez maliyeti çok yüksek olacağından biz istemedik. İngiliz firmasıyla uçuşlarımızı, ödediğimiz 1 milyon marklık uçuşu tamamlayana kadar sürdürdük. Yolumuza yine bir Amerikan şirketi olan Euroamerika’yla devam ettik. O şirket de bir gün gelip Amerika’ya dönmeye karar verdiğinde biz yeniden uçak arayışına girdik. Son olarak Doğu Almanya havayolu firması olan İnter Flug’la anlaştık ve iki Almanya birleşene kadar uçuşlarımız devam etti. Ancak bu firmayla da işlerimizi Tabi ki doğu şirketi olduğu için sıkıntılar oluyordu. İnsanlar sınırda bir saat bekletiliyordu vs.  

Türkischer Basar’ı nasıl kurdunuz?   

Özçakır: Bir gün büyükelçinin tavsiyesiyle aradığını söyleyen bir Alman iş adamından telefon aldım. Bülow caddesi eski metro istasyonunda bir işletme kurduklarını, henüz faaliyete geçiremediklerini ve bir Türk’le çalışmak istediklerini söylediler. İçinde 40 dükkân ve 500 kişilik bir lokanta olan bu yeri gördüğümde aklıma derhal Kapalıçarşı geldi ve esnafın oturum ve çalışma izinlerini onların alması şartıyla orayı bir Türk çarşısı yapacağımı söyledim. Böylece İstanbul’a gidip Kapalıçarşı esnafı ile görüştük. Daha sonra onları Berlin’e davet ettik ve çalışmalara başladık. İzinlerin alınması bir yıl sürdü. Bu sırada çarşıyı Türk usulü dekore ettik. Epey maliyetli oldu. Sonunda İstanbul’dan halıcılar, kuyumcular Berlin’e geldi. Görkemli bir açılış yaptık. Mehter takımı getirttik ve Kudam’dan Bülow caddesine kadar mehter yürüyüş yaptı. Hatta Hürriyet gazetesi şöyle bir başlık atmıştı: “Dün Viyana kapılarında bugün Berlin’de mehter yürüttük.” Pazar da iki Almanya’nın birleşmesiyle kapadı. Çünkü birleşme olduğu takdirde metro istasyonunun tekrar açılacağı ve yapılan tüm anlaşmaların fes edileceğine dair bir anlaşma maddesi vardı.

Bir de televizyonculuk hayatınız var. Ondan da bahsedebilir misiniz? 

Özçakır: Bir gün gazetede Berlin’de kablolu televizyon kurulacağını okudum. Buradaki Türkler Köln’den yapılan yarım saatlik radyo yayını dinliyorlardı. Neden burada Türklere yönelik bir yayın olmasın, diye düşündüm. Sinema geçmişim de olduğu için bu işe el atmaya karar verdim. Bir Alman ortakla birlikte yayıncılığa başladım. Karışık kanal denilen özel yayıncıların program yaptığı kanalda 2 saatlik yayın hakkı aldım. TRT ile irtibata geçerek programlarını Almanya’da yayınlama anlaşması yaptım. Anlaşmamız TRT Almanya’da yayına başlayana kadar devam etti. Buradan yerel yayınlar, TRT’den haberler ve belgesellerle başlayan 2 saatlik yayınımız kısa zamanda 4 saate çıktı, derken 6 ve en sonunda 24 saat yayın yapmaya başladık. Böylece bir sene içerisinde TD1 kanalı ortaya çıkmış oldu. 2005 yılına kadar yayınlarımızı sürdürdük. Ben artık yorulmuştum ve yayıncılıkta yeni teknolojiyle birlikte yeni atılımlar yapmak gerekiyordu. Ben de kanalı yanımda çalışan arkadaşlara devredip dışarıdan danışmanlık hizmeti vermeye karar verdim. Ancak düşündüğümüz gibi olmadı. Maalesef arkadaşlar kanalı kapatmak zorunda kaldılar.  

Bu macera dolu hayatta şu işi yanlış yaptım, şunu şöyle yapsaydım daha doğru olurdu diyebileceğiniz bir şey var mı? 

Özçakır: Var. Dursun yerine oğluma verseydim, diyorum. Oğluma en büyük günahı işledim. Türkçe bilmiyor diye ona veremedim. Dursun da oğlum gibi yanımda büyüdüğü için ona itimat ettim. Günün birinde oğlumla beraber çalışırlar diye düşündüm. Hâlbuki oğlum bu işi Dursun’dan da hepsinden de çok daha iyi yapardı. Hem teknik hem bilgisayar hem kamera hem prodüksiyon, her şeyi çok iyi bilin biridir. Şu anda da bir televizyon yapsam gene aynı şekilde ona teslim ederim. İmkânım olursa yaparım. O da para meselesi.  

Deniz Olcayto’yla ilişkileriniz nasıldı? 

Özçakır: Deniz benim yanımda çalışıyordu. Başarılı programlar yapıyordu. Hiçbir şikâyetim yoktu Deniz’den. Televizyonculuğu iyi bilen ustalardan bir tanesiydi. TRT’nin yetiştirdiği iyi bir elemandı. Ben Denizle beraber olmaktan büyük bir zevk almışımdır. Allah rahmet eylesin. Allah günahlarını affetsin.  

Ata’yla ilişkileriniz nasıldı? 

Özçakır: Ata TD1’in başlangıcında bana çok yardımcı olmuştur. O zamanlar benim yanımda muhabirlik yapıyordu. Stüdyoda yaptığı programların montajını yapardı. Ben anlamazdım o işlerden. O bana gösterirdi. Abi böyle olacak, böyle yapacağız, diye. Benim hiç kimseyle bir problemim olmadı. Ata, kendisi yıprattı. Alkol onu mahvetti.  

Tevfik Dağdeviren’le birlikte de çalıştınız, onunla ilgili özel bir hatıranız var mıdır? 

Özçakır: Çok hatıram var, hangisini anlatayım. Program yapmaya çok heveslisiydi. Her programda bir şeyler yapmaya kalkardı. Benden zılgıt gelince giderdi. Bunu hep anlatır. Çalışkan bir arkadaştı. Şimdi de Bizim Alem diye bir mecmua çıkartıyor. Devlet adamlarıyla da çok iyi dostluğum vardır. Rahmetli Erbakan’la da büyük dosttu. Rahmetli Avrupa’ya geldiğinde nereye giderse gitsin mutlaka bana bir davetiye gönderirdi. Ben de icabet ederdim. Ben bir kalp krizi geçirmiştim bir keresinde. Hastanede yatıyorum. Rahmetli Erbakan’da mitingi veriyordu. Daha o zaman kendisiyle Mitingden sonra 40 tane arabayla hastaneye geldi, beni odamda ziyaret etti. İlk tanışmamız o şekilde oldu. O yüzden ben kendisini çok severim. Çok hakikatli, çok bilgili bir insandı.

Birçok işte öncülük yapmış biri olarak buradan gençlere nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Özçakır: Benim gençlere tavsiyem yapmak istedikleri şey her ne ise onun için bıkmadan usanmadan sonuna kadar çalışmalarıdır. Bu şeyin doğru ya da yanlış olması önemli değil. Sonunda yaptıkları şeyin doğru mu yoksa yanlış mı olduğunu kendileri görmeliler. Vazgeçmek ve yarım bırakmak en kötüsü.   

Röportaj: Rüştü Kam 
Foto: Mustafa Ekşi 
Bu röportaj Mocca Dergisi’nin 20. sayısında yayınlanmıştır. 

Atatürk heykeliyle ilgili gözaltına alınan 3 kişi için karar

Atatürk heykeliyle ilgili gözaltına alınan 3 kişi için karar

Antalya’nın Kepez ilçesindeki makilik alana Atatürk heykeli atılmasıyla ilgili gözaltına alınan 3 zanlı, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Göçerler Mahallesi Çetirli mevkiindeki makilik alanda 4 gün önce Atatürk heykeli bulunmasıyla ilgili gözaltına alınan Y.Ç, M.K. ve Ş.A, Antalya Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesinde, “Atatürk’e ve devlet büyüklerine karşı işlenen suçlar” kapsamında işlemleri tamamlandıktan sonra adliyeye sevk edildi. 

Haklarındaki suçlamayı kabul etmedikleri öğrenilen şüpheliler, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

16 KİŞİDEN İFADE ALINDI
Göçerler Mahallesi Çetirli mevkiindeki makilik alanda 18 Eylül’de Atatürk heykeli bulunmuş, olayla ilgili 3 zanlı gözaltına alınmıştı. Kepez Belediyesinin Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki Fen İşleri Müdürlüğüne ait güvenlik kamerası kayıtlarını da inceleyen ekipler, heykelin bulunduğu deponun 10 gün önce temizlendiğini, temizlik sırasında heykelin depoda olduğunu tespit etmişti. Ekipler, Kepez Belediyesinde görevli 16 güvenlik görevlisinin de ifadesine başvurmuştu.

5 YIL ÖNCE KALDIRILMIŞ
Kepez Belediyesinden yapılan açıklamada, söz konusu heykelin kapatılan Varsak Belediyesinin bahçesinde bulunduğu, imar planlarına göre 5 yıl önce yol yapımı sırasında hasar görmemesi için kaldırılarak Fen İşleri Müdürlüğüne ait depoda muhafaza edildiği belirtilmiş, heykelin depodan nasıl çıkarıldığına ilişkin idari soruşturma başlatıldığı bildirilmişti.

ha-ber.com

 Yabancı düşmanlığına karşı mutlaka oyunuzu kullanın

 Yabancı düşmanlığına karşı mutlaka oyunuzu kullanın

Berlin-Brandenburg Türkiye Toplumu (TBB) 24 Eylül`de yapılacak Federal Almanya’nın seçim arifesinde Kreuzberg İlçesi Kottbusser Tor meydanında sembolik seçim sandığı koydu.

Mutlaka seçim hakkımızı kullanalım kampanyası ile vatandaşlara oy kullandıran TBB`nin kampanyası büyük ilgi gördü.

TBB sözcülerinden Ayşe Demir, „Sandığa mutlaka gidelim. Amacımız hem insanlarımızı seçime teşvik etmek hem de seçime katılma oranını yükselterek gerek Müslüman toplumuna gerekse mülteci göçmen düşmanlığı yapan aşırı sağcı AfD partisinin Alman Parlamentosunda daha fazla milletvekili ile temsil edilmemesini sağlamaktır.

Bugün burada yapmış olduğumuz protestoda mutlaka seçim hakkınızı kullanın derken öbür tarafta seçim hakkı olmayan insanlara da burada seçme hakkı veriyoruz. Diğer insanlarla kimseyi dışlamıyoruz Buradaki amacımız seçme hakkı olmayan binlerce insan var onlar için de bu sembolik seçimi düzenledik “dedi.

ha-ber.com/Orhan Önaldı