O fotoğraf gerçeği yansıtmıyor

O fotoğraf gerçeği yansıtmıyor

Anayasa Mahkemesi Başkanı Arslan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı selamlarken çekilen fotoğrafına yönelik tartışmalarla ilgili, “Bir kere o fotoğraf gerçeği yansıtmıyor. Üzerinde çalışılmış.” diye konuştu.
 
Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, yeni adli yıl açılışı dolayısıyla TBMM’de düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
30 Ağustos Zafer Bayramı tebrik töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ı selamlarken çekilen fotoğrafına ilişkin tartışmalarla ilgili soru üzerine Arslan, konunun çok saçma ve anlamsız olduğunu söyledi.
 
Arslan, “Bunun üzerinde yorum yapmak biraz abesle iştigal gibi. Fakat sordunuz, cevap vereyim. Bir kere o fotoğraf gerçeği yansıtmıyor. Üzerinde çalışılmış. Kadraj oyunuyla manipülasyonun çirkin bir örneği.” diye konuştu.
 
Bu görüntüleri 31 Ağustos’ta Yüksek Mahkemenin internet sitesine koyduklarını belirten Arslan, görüntülerde normal bir tokalaşma olduğunun, fotoğrafın ise üretilmiş, üzerinde çalışılmış, belli bir imaja yönelik manipülatif bir kare olduğunun anlaşılacağını kaydetti.

Manipülasyonun kim tarafından yapıldığı yönündeki soruya Arslan, “Onu ben bilemem. Siz gazetecisiniz. Araştırırsınız, siz bulursunuz.” yanıtını verdi.
 
Törenin canlı yayınlandığını anımsatan Arslan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Törende Sayın Cumhurbaşkanı ile normal bir tokalaşma ve arkasından bu tür manipülatif bir karenin maksatlı şekilde, özenle seçilmiş şekilde servis edilmesi olayı var. Ben bunu şahsıma ve Sayın Cumhurbaşkanına yönelik haksızlık olduğunu düşünüyorum. Özellikle de şunu ifade edeyim, şahsıma karşı bir hakaret, Sayın Cumhurbaşkanına da haksızlık. Anayasa Mahkemesi başkanı olarak ve daha önce de meslek hayatımın hiçbir döneminde, Allah’tan başka hiçbir gücün önünde eğilmedim, eğilmem de. Bir kere bunu net bir şekilde ifade edeyim. Bunun aksine ne görürseniz inanmayın. Ve o fotoğraf da bunun aksini göstermeye çalışan bir imaj çalışması. Siz daha iyi bilirsiniz bu konuları. Bir kadraj oyunu bana göre. Videoyu izlediğinizde bunu daha rahat görebilirsiniz.
 
Fakat şunu da ifade edeyim, Cumhurbaşkanına saygı meselesiyle yargı bağımsızlığının bir ilgisi yok. Dünyanın her tarafında cumhurbaşkanları, devlet başkanları devleti ve milleti temsil ederler. Bizim anayasamıza göre de Sayın Cumhurbaşkanı devletin başı ve Türk milletinin birliğini temsil eden bir kişidir. Dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanına saygı benim anlayışıma göre devlete ve millete saygının bir gereğidir. Ama bunu eğilme gibi veya esas duruş gibi negatif kavramlarla ifade etmek, her şeyden önce Anayasa Mahkemesine karşı büyük bir haksızlık, kurumun temsilcisine, başkanına yönelik büyük bir haksızlık olarak kabul ediyorum. Böyle bir şey söz konusu değil.”
 
Cumhurbaşkanı ile nasıl bir ilişki içinde olunması gerektiğini bilecek kadar mesleki tecrübeye sahip olduğunu ifade eden Arslan, “30 yıldır anayasa hukukunun teorisi ve pratiği içindeyim. Dolayısıyla yargı bağımsızlığının ne olduğunu, Cumhurbaşkanına saygının ne olduğunu bilecek birikime ve tecrübeye sahip bir kişiyim. İlk kez de böyle bir törene katılmıyorum. Daha önce de katıldık. Bunun dışındaki her türlü haber, yorum, görüntü, tamamen spekülatiftir.” ifadesini kullandı. 
 
ha-ber.com

A Milli Erkek Basketbol Takımı son 16 turuna kalmayı garantiledi

A Milli Erkek Basketbol Takımı son 16 turuna kalmayı garantiledi

A Milli Erkek Takımı, 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası D Grubu dördüncü maçında Belçika’yı 78-65 yenerek 2. galibiyetine ulaştı ve son 16 turuna yükseldi.
 
A Milli Erkek Takımı, 2017 Avrupa Basketbol Şampiyonası D Grubu’ndaki 4. maçında Belçika’yı 78-65 yendi.
 
Grubundaki 4. maçında 2. kez kazanan milli takım, son 16 turuna kalmayı garantiledi. Dördüncü maçların ardından Rusya, Sırbistan, Letonya ve Türkiye’nin son 16 turunda yer alması, Belçika ile Büyük Britanya’nın ise elenmesi kesinleşti.
 
Karşılaşmaya Cedi Osman’ın skorer oyunuyla başlayan milli takım, 3. dakikada 8-4 öne geçti. Yaptığı tam saha savunmayla Belçika’yı top kayıplarına zorlayan ay -yıldızlı ekip, bu isteğinde başarılı oldu. Barış Hersek, Melih Mahmutoğlu ve Semih Erden’in basketleriyle 9. dakikada 13 sayılık (23-10) farka ulaşan milliler, ilk periyodu 23-14 üstün bitirdi.
 
İkinci çeyreğe De Zeeuw ile Salumu’nun sayılarıyla 8-0’lık seri yaparak başlayan Belçika, 12. dakikada farkı 1 sayıya indirdi: 23-22. Ardından savunmasını sertleştiren milli takım, Furkan Korkmaz, Furkan Aldemir, Semih Erden ve Sinan Güler’le kazandığı basketlerle 17. dakikada farkı bu kez 14 sayıya (40-26) yükseltti. Son bölümde De Zeeuw ve Van Rossom’la sayılar kazanan Belçika, devreye girilirken farkı 7 sayıya (40-33) indirdi.

Belçika, 3. periyoda da hızlı bir başlangıç yaparken; Hervelle, Gillet ve Van Rossom’un basketleriyle 22. dakikada farkı yeniden 1 sayıya indirdi: 42-41. Barış Hersek-Kenan Sipahi ikilisinin bulduğu basketlerle kontrolü ele almaya çalışan milli takım, Tabu, Serron ve Lecomte’nin üst üste gelen sayılarına engel olamayınca, Belçika 26. dakikada 51-50 öne geçmeyi başardı. Sertaç Şanlı’nın pota altında kazandırdığı sayılarla dengeyi sağlayan milliler, son çeyreğe 55-53 önde girdi.
 
Büyük mücadeleye sahne olan 4. periyodun ilk 5 dakikası 60-60’lık eşitlikle geçilirken; Furkan Korkmaz, Melih Mahmutoğlu ve Kenan Sipahi’nin basketleriyle 13-0’lık seri yakalayan milli takım, 38. dakikada 73-60 üstünlük yakaladı. Kalan bölümde rakibinin farkı eritmesine fırsat vermeyen A Milli Takım, maçtan 78-65 galip ayrıldı.
A Milli Takım, D Grubu’ndaki son maçında 7 Eylül Perşembe günü Letonya ile karşı karşıya gelecek. A Milliler bu müsabakayı kazanması durumunda grubu 3. sırada tamamlayacak.
 
ha-ber.com

'Almanya'da akıldan ziyade duygu ön planda'

‘Almanya’da akıldan ziyade duygu ön planda’

Başbakan Yıldırım, “Almanya seçimleri yaklaştı. Seçim üzeri fazla bir yorum yapmaya gerek yok. Çünkü akıldan ziyade duygu ön planda şu anda.” dedi.
 
Başbakan Binali Yıldırım, yeni adli yıl açılışı dolayısıyla TBMM’de düzenlenen resepsiyonda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.
Mahkumlara tek tip kıyafet çalışmasına ilişkin soru üzerine Yıldırım, çalışmaların devam ettiğini belirtti.
 
“Yayınlanan kanun hükmünde kararname ile haklarında soruşturma olan ama yurt dışında olan kişilerin vatandaşlıktan çıkarılmasıyla ilgili bir süre tanınmıştı. Üç aylık süre artık dolmak üzere?” sorusuna Yıldırım, “Üç aylık süreden sonra otomatikman vatandaşlıktan çıkma diye bir şey yok. Ondan sonra eğer bir karar alınırsa çıkma yönünde o geçerli olacak. Alınmazsa o süre devam edecek.” yanıtını verdi.

Başbakan Yıldırım, “Bu konu ilk Bakanlar Kurulu toplantısında gündeme gelir mi?” sorusuna karşılık, şunları söyledi:
 
“Hayır, gelmez. Onlar, tek tek ele alınıp değerlendirecek. Hukuken Türkiye’ye getirisi, götürüsü ne, bakılacak. Neticede bu vatandaşlıktan çıkarmakla, işledikleri suç ve üzerilerine atılı suçtan dolayı lehlerine bir durum ortaya çıkıyorsa tabii ki ona izin vermememiz lazım. Aksi halde o yönde bir karar alınabilir. O yüzden hepsinin dosyasının tek tek hukuki açıdan detaylı bir şekilde incelenmesi gerekir.”
Yıldırım, “FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’e ilişkin nasıl bir karar çıkma eğilimi var?” sorusu üzerine, “Bir değerlendirme henüz yapılmadı.” ifadesini kullandı.
Başbakan Yıldırım, ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile görüşeceği iddialarına ilişkin ise “Arkadaşlar teknik düzeyde karşılıklı çalışıyorlar. Ne zaman ikimizin programı denk düşerse planlanmış olacak.” açıklamasında bulundu.
 
“Bu referandum yapılmamalı”
Bir gazetecinin, “Sayın Bahçeli’nin referandumla ilgili değerlendirmeleri olmuştu. Ona bir yanıt vermediniz. Kuzey Irak’taki referandumla ilgili karşılıklı açıklamalarınız olmuştu.” şeklindeki sözleri üzerine Yıldırım, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Bahçeli ile biz görüşüyoruz. Bu konuları cümle alemin içinde anlatmaya lüzum yok. Aramızda bir görüş farklılığı da yok üstelik. Kuzey Irak’ta bölgesel yönetimin yapmaya çalıştığı referandum kararının çok vahim bir hata olacağını hep söyledik. Aynı şekilde de görüşümüz devam ediyor. Bu referandum yapılmamalı. Yapılınca, bölgede zaten sorunlar had safhada, yeni bir sorun ilave etmenin ne bölgeye ne bölge ülkelerine getireceği bir katkı yok.”
 
“Dünyanın geleceği birtakım çılgın hareketlere bırakılmamalı”
Yıldırım, bir gazetecinin Kuzey Kore’deki gelişmeleri hatırlatarak, “Türkiye bu noktada endişeli mi ya da devreye girmek için bir çaba sarf ediyor mu?” şeklindeki sorusunu şöyle cevapladı:
 
“Dünya ne kadar endişeliyse Türkiye de aynı oranda endişeli. Hiçbir şekilde dünyanın geleceği birtakım çılgın hareketlere, çılgın davranışlara bırakılmamalı. Onun için Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplum üzerine düşen bütün sorumluluğu alarak hem Kuzey Kore hem Arakan hem başka bölgelerde yaşanan insanlık suçlarına karşı daha duyarlı, daha keskin bir duruş sergilemesi icap eder.”
 
“Akıldan ziyade duygu ön planda”
Almanya’daki gelişmelere ilişkin görüşlerinin sorulması üzerine ise Başbakan Yıldırım, “Almanya seçimleri yaklaştı. Seçim üzeri fazla bir yorum yapmaya gerek yok. Çünkü akıldan ziyade duygu ön planda şu anda. Söylenen her şey Almanya ile Türkiye ilişkilerine olumlu bir katkı yapmadığı gibi iki toplumun yıllara dayanan dostluğuna ve güvenine de zarar veriyor.” değerlendirmesini yaptı.
 
Binali Yıldırım, “Seçim sonrası değişeceğini düşünüyor musunuz?” sorusuna ise “Bekleyelim görelim.” karşılığını verdi. 
 
ha-ber.com

ABD yeni kasırga Irma'ya hazırlanıyor

ABD yeni kasırga Irma’ya hazırlanıyor

ABD’nin Meksika Körfezi kıyılarında yaşayanlar, Harvey kasırgasının yaralarını henüz saramadan, hafta sonu gelmesi beklenen yeni kasırga Irma nedeniyle hazırlıklara başladı.
 
ABD’nin Meksika Körfezi kıyılarında yaşayanlar, Harvey kasırgasının yaralarını henüz saramadan, hafta sonu gelmesi beklenen yeni kasırga Irma nedeniyle hazırlıklara başladı.
ABD Ulusal Kasırga Merkezi, ABD’deki güzergahı tam belli olmayan ancak hafta sonu Atlantik Okyanusu üzerinden gelmesi beklenen, saatteki hızı 175 kilometreye ulaşacak kasırga “Irma”nın, Florida dahil Meksika Körfezi kıyılarını vuracağını bildirdi.

Merkezin, yeni kasırgaya hazırlanılması çağrısında bulunmasının ardından Florida’da halk alışveriş merkezleri önünde uzun kuyruklar oluşturdu.
 
Florida Valisi Rick Scott, eyalet genelinde acil durum ilan ederken, ABD Başkanı Donald Trump’ın Floridalılara Irma kasırgasına karşı hazırlanmaları için federal yönetimin (devlet) tüm kaynaklarını sunduğunu duyurdu.
 
Meteoroloji yetkilileri, Porto Riko’yu vuran ve acil durum ilan edilerek Ulusal Muhafızların müdahalede bulunması kararının çıkarılmasına yol açan Irma kasırgasının çok güçlü ve tehlikeli olabileceği uyarısı yapıyor.
 
Acil yardım malzeme kiti
Meteorolog Dave Samuhel, kasırganın etkili olacağı bölgede yaşayan halka “acil yardım malzemelerinizi hazırlayın” uyarısında bulundu.
Federal Acil Durum Yönetim Kurumu (FEMA), bu kitlerde en az üç gün yetecek su, nakit para, pasaport, sosyal güvenlik numarası, sigorta poliçeleri ve banka hesap bilgileri gibi dokümanlar, üç gün yetecek ve buzdolabı dışında bozulmayacak, susatmayan gıda, bir haftalık reçeteli ilaçlar ile ağrı kesiciler ve antasitler gibi ilaçlar, çöp torbaları, kağıt veya plastik bardak ve kaplar ile yedek piller, battaniyeler ve radyo bulunmasını tavsiye ediyor.
 
Harvey’deki ölü sayısı 66’ya çıktı
Öte yandan geçen hafta ABD’nin Teksas eyaletini etkisi altına alan Harvey tropikal fırtınasında ölenlerin sayısının 66’ya yükseldiği bildirildi. Yüz binlerce abonenin elektriksiz kaldığı, köprüler ve yolların hasar gördüğü kasırgada tahmini zararın 150 milyar dolar olduğu kaydedildi.
 
ha-ber.com
 

Türkiye, Hırvatistan'ı mağlup etti

Türkiye, Hırvatistan’ı mağlup etti

A Milli Futbol Takımı, 2018 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu 8. maçında Hırvatistan’ı 1-0 mağlup ederek puanını 14’e çıkardı.

2018 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu‘nda Türkiye, Hırvatistan ile karşı karşıya geldi.
A Milli Futbol Takımı, 2018 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri I Grubu 8. maçında Hırvatistan’ı 1-0 mağlup ederek puanını 14’e çıkardı.
İkinci yarı
52. dakikada Modric’in ceza sahası içinde sağ çaprazdan kazandığı serbest vuruşta arka direkte topa hareketlenen Lovren’in kafa vuruşunda, kaleci Volkan Babacan meşin yuvarlığı iki hamlede kontrol etti.
53. dakikada Brozovic’in sağdan ortasında ceza sahasındaki Perisic’in kafa vuruşunda, top kaleci Volkan Babacan’ın kontrolünde sağdan auta çıktı.
54. dakikada Hakan Çalhanoğlu’nun sağdan kullandığı korner atışında Hırvatistan ceza sahası içindeki Kaan Ayhan’ın sol çaprazdan attığı sert şutta meşin yuvarlak kalenin yanında dışarıya gitti.
56. dakikada Nuri Şahin sol kanattan ceza sahası içine yaptığı ortada topa hareketlenen Burak Yılmaz’ın kafa vuruşunda meşin yuvarlak, kalenin yanından dışarıya çıktı.
57. dakikada Modric çalımlarla geldiği Türkiye ceza sahası içindeki Perisic’i topla buluşturdu. Perisic’in sol çaprazdan attığı sert ve yerden şutta top, kalenin yanından az farkla auta çıktı.
74. dakikada Türkiye ceza sahası önünde topla buluşan Brozovic’in sert şutunda top, kalenin üzerinden sahayı terk etti.
75. dakikada Oğuzhan Özyakup’un ceza sahası dışından attığı sert şutta, kaleci Subasic’ten dönen topu tamamlayan Cenk Tosun, meşin yuvarlığı ağlarla buluşturdu: 1-0
90. dakikada Badelj’in sol çaprazdan ortasında ceza sahası içindeki Brozovic’in kafa vuruşunda top, kale direğinin yanından az farkla auta çıktı.
Türkiye, karşılaşmayı 1-0 kazandı ve puanını 14’e çıkardı.

İlk yarı
Türkiye ile Hırvatistan arasındaki maçın ilk yarısı 0-0’lık eşitlikle tamamlandı.
2. dakikada gelişen Hırvatistan atağında Modric’in pasında Kalinic ceza sahası dışında topla buluştu. Kalinic’in bekletmeden çektiği şut, kaleci Volkan Babacan’ın kucağında kaldı.
5. dakikada Hırvatistan etkili geldi. Orta sahada aldığı topla hızla Türkiye ceza sahasına ilerleyen Brozovic, sağdan bindiren Kovacic’in önüne pasını bıraktı. Ceza sahası içinde kaleci Volkan Babacan ile karşı karşıya kalan Kovacic’in sağ çaprazdan sert şutunu Volkan güçlükle kornere çeldi.
10. dakikada konuk ekip gole yaklaştı. Modric’in sol kanattan kullandığı serbest vuruşta Burak Yılmaz’ın ters vuruşunda top yan direğe çarptı ve oyun alanına geri döndü. Boşta kalan topu Mehmet Topal son anda rakibinden önce araya girerek uzaklaştırdı.
11. dakikada A Milli Takım net bir pozisyondan yararlanamadı. Oğuzhan’ın ara pasıyla ceza sahası içinde topla buluşan Arda Turan, altı pas üzerindeki Cenk Tosun’a yerden pasını gönderdi. Cenk yakın mesafeden vuruşunu yaptı, top az farkla direğin dibinden auta çıktı.
Karşılaşmanın ilk yarısı 0-0 sona erdi.
 
Takım kadroları
21:45’te başlayan Türkiye-Hırvatistan maçının hakem ve takım kadroları şöyle:
 
Stat: Yeni Eskişehir
 
Hakemler: Viktor Kassai, Vencel Toth, György Ring (Macaristan)
 
Türkiye: Volkan Babacan, Kaan Ayhan, Mehmet Topal, Çağlar Söyüncü, Caner Erkin, Oğuzhan Özyakup, Nuri Şahin, Hakan Çalhanoğlu, Arda Turan, Burak Yılmaz, Cenk Tosun
 
Hırvatistan: Subasic, Vrsaljko, Vida, Lovren, Pivaric, Badelj, Modric, Kovacic, Brozovic, Perisic, Kalinic
 
Ukrayna maçından 7 farklı isim ilk 11’de
A Milli Takım Teknik Direktörü Mircea Lucescu, ay-yıldızlı ekibin son oynadığı Ukrayna maçına göre Hırvatistan karşılaşmasında ilk 11’de 7 değişiklik yaptı.
Lucescu, Hırvatistan karşısında ilk 11’i Volkan Babacan, Kaan Ayhan, Mehmet Topal, Çağlar Söyüncü, Caner Erkin, Nuri Şahin, Oğuzhan Özyakup, Hakan Çalhanoğlu, Arda Turan, Burak Yılmaz ve Cenk Tosun’dan oluşturdu.
Deneyimli teknik adam, Ukrayna maçındaki ilk 11’den sadece kaleci Volkan Babacan, Mehmet Topal, Hakan Çalhanoğlu ve Cenk Tosun’a şans verdi.
 
Arda Turan ilk 11’e döndü
Kosova karşılaşması öncesinde A Milli Takım kariyerini noktaladığını açıklayan ancak Lucescu tarafından milli takım kadrosuna dahil edilen Arda Turan, Hırvatistan maçında ilk 11’de sahaya çıktı.
Üç gün önce oynanan Ukrayna karşılaşmasına yedekler arasında başlayan ve ikinci yarıda oyuna dahil olan Arda, bu kez ilk 11’de yer buldu. Ay-yıldızlı ekipte Cenk Gönen, Serkan Kırıntılı, Şener Özbayraklı, İsmail Köybaşı, Emre Belözoğlu, Ozan Tufan, Okay Yokuşlu, Selçuk İnan, Cengiz Ünder, Yunus Mallı ve Emre Mor ise yedek soyundu.
Yusuf Yazıcı, Tolga Ciğerci ve Enes Ünal ise kadroda bulunmadı.
 
Kaptan Arda Turan
A Milli Futbol Takımı’nda Hırvatistan maçında Arda Turan, sahaya kaptan olarak çıktı.
Kosova maçında Mehmet Topal, Ukrayna maçında ise Emre Belözoğlu sahaya kaptan olarak çıkmıştı. Arda, iki maç aradan sonra kaptanlık pazubandını yeniden koluna taktı.
Arda Turan, ayrıca A Milli Takım’da 99. maçını Hırvatistan önünde oynadı.
 
Bakan Bak da millileri yalnız bırakmadı
Karşılaşmayı Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak da tribünden izledi. Ayrıca AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Harun Karacan, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Yıldırım Demirören, başkan vekilleri Servet Yardımcı, Nihat Özdemir, Ali Dürüst, genel sekreter Kadir Kardaş ve yönetim kurulu üyesi Cengiz Zülfikaroğlu mücadeleyi tribünden takip etti.
Ayrıca bazı Süper Lig, TFF 1. Lig, Spor Toto 2. ve 3. Lig kulüplerinin temsilcileri de TFF’nin davetlisi olarak tribünde yerlerini aldı.
 
Nuri Şahin, doğum gününde sahada
A Milli Takım oyuncularından Nuri Şahin, doğum gününde oynanan Hırvatistan mücadelesinde ilk 11’de sahaya çıktı.
Deneyimli oyuncu için, Hırvatistan karşılaşması öncesinde kamp yapılan otelde pasta kesilerek doğum günü kutlandı. Nuri, Ukrayna maçında forma şansı bulamamıştı.
 
35 bin Türk Bayrağı
A Milli Futbol Takımı’nın, Hırvatistan ile oynadığı kritik mücadele için TFF, taraftarların oturacağı koltuklara 35 bin Türk bayrağı bıraktı.
Taraftarlar, maçın başlamasıyla birlikte bayraklarla ay-yıldızlı ekibe destek verdi.
Hırvatistan karşılaşması öncesinde Milli Takım Taraftar Kulübü, stat çevresinde çeşitli etkinlikler düzenledi. Yeni Eskişehir Stadı önüne etkinlik alanına kurulan sahnede konserler ve DJ performansının yanı sıra çeşitlik aktiviteler gerçekleştirildi.
Tribünlerin üzerine ise dev boyutta, “Sen tribünde ay, milliler sahada yıldız olsun!” afişi asıldı.
Karşılaşma için iki takım sahaya çıktığı anda da maraton tribününde üzerinde milli futbolcuların sevinç fotoğrafınının ve “Hep birlikte yeni zaferlere” yazılı dev koreografi açıldı.
 
Maça ilgi büyük oldu
Türkiye-Hırvatistan maçına taraftarların ilgisi büyük oldu.
Eskişehir’deki 34 bin 930 kişi kapasiteli Yeni Eskişehir Stadı’nda oynanan maçta, tribünler tamamen doldu. Bu karşılaşma için satışa çıkarılan biletler günler öncesinden tükenmişti.
Hırvatistan Futbol Federasyonunun, misafir tribününde kendileri için ayrılan kontenjanı kullanmayacağını açıklamasının ardından Hırvat taraftarlara ayrılan tribün biletleri de Türk taraftarlara satılmıştı.

ha-ber.com
 

Avrupa İkinci Dünya Savaşı öncesi değerlere dönüyor

Avrupa İkinci Dünya Savaşı öncesi değerlere dönüyor

Almanya Başbakanı Merkel ile SPD başbakan adayı Schulz’un Türkiye ile ilgili ifadelerini eleştiren Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, seçim kampanyalarındaki durumun merkez siyaset açısından ciddi bir zaafiyet olduğunu söyledi.
 
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, pazar akşamı Almanya’da yapılan TV düellosunda Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) lideri ve başbakan adayı Martin Schulz’un Türkiye hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi.
 
Anadolu Ajansı’nın haberine göre Çavuşoğlu, “tartışmanın Türkiye ile başlayıp Türkiye ile bittiğini” söyleyerek, “Alman siyasetçilerin Alman vatandaşlarına Türkiye’den başka verebilecekleri mesaj yok mu?” sorusunu yöneltti. Durumun merkez siyaset için ciddi zaafiyet olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Avrupa şu anda İkinci Dünya Savaşı öncesi değerlere dönüyor… Almanya ki Avrupa’nın en güçlü ülkelerinden bir tanesi. Almanya’nın bu çizgiye gelmemesi lazımdı. Umarım şu anda tevessül ettikleri yoldan dönerler. Dönmelerini arzu ederiz” diye konuştu.
 
Almanya’da 24 Eylül’de yapılacak genel seçimler öncesinde katıldığı TV düellosunda Merkel, Türkiye’ye yönelik ekonomik baskının artırılabileceğini belirtmişti. Schulz ise, “Ben başbakan olursam Türkiye ile AB üyelik müzakerelerini sona erdiririm” diye konuşmuştu.
 
Çelik’ten “Almanya Birleşik Devletleri” benzetmesi
 
Merkel ve Schulz’un sözleriyle ilgili bir açıklama da Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik’ten geldi. “Bazı Alman siyasetçilerin seçim kampanyalarında AB kurumlarına ve AB devletlerinin hükümetlerine açıkça emir vermeye çalıştıkları” eleştirisinde bulunan Çelik, “Bu siyasetçiler AB’nin ne olduğundan habersiz, AB’yi ‘Almanya Birleşik Devletleri’ zannediyorlar. Türkiye’ye olduğu gibi AB değerlerine ve kurumlarına da saygı göstermiyor bazı Alman siyasetçiler” dedi.
 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da pazartesi sabahı Twitter üzerinden yaptığı paylaşımlarla Merkel ile Schulz’un sözlerine tepki göstermişti.

Kalın, “Ana akım Alman siyasetinin popülizme ve ötekileştirmeye-düşmanlaştırmaya boyun eğmesi sadece ayrımcılığı ve ırkçılığı körükler” ifadelerini kullanmıştı.(Kaynak:DW)
 
ha-ber.com

Türkiye'de gözaltına alınan iki Alman'dan biri serbest

Türkiye’de gözaltına alınan iki Alman’dan biri serbest

Almanya Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’de geçen hafta Antalya Havalimanı’nda gözaltına alınan iki Alman vatandaşından birinin serbest bırakıldığını duyurdu.
 
Almanya Dışişleri Bakanlığı 31 Ağustos perşembe günü Antalya Havalimanı’nda gözaltına alınan iki Alman vatandaşından birinin bugün serbest bırakıldığını bildirdi. Bakanlık sözcüsü, serbest bırakılan kişinin avukatının federal hükümete bu konuda bilgi verdiğini söyledi. Bakanlığın bu bilgileri şu anda incelemekte olduğu duyuruldu.
 
Geçen hafta gözaltına alınan ikinci kişinin ise hâlâ cezaevinde bulunduğu, bu kişi ile Alman diplomatların ilişkiye geçmelerine hâlâ izin verilmediği belirtildi.
 
Alman medyasında gözaltına alınan iki kişinin, Türk asıllı evli bir çift olduğu ve Gülen yapılanmasına üye olmakla suçlandığı bilgileri yer almıştı.
 
Böylece Türkiye’de siyasi sebeplerden ötürü tutuklu bulunan Alman vatandaşı sayısı 11’e indi. Alman Dışişleri Bakanlığı’nın verilerine göre şu anda Türkiye’deki cezaevlerinde toplam 54 Alman vatandaşı tutuklu bulunuyor. Bunlar arasında Die Welt gazetesinin Türkiye temsilcisi Deniz Yücel, insan hakları aktivisti Peter Steudtner ile çevirmen Meşale Tolu da var.
 
Türkiye’de tutuklu bulunan Alman vatadandaşları nedeniyle Almanya’da birçok siyasetçi Türkiye’ye karşı daha sert bir tutum izlenmesi gerektiğini savunuyor. Bunlar arasında Türkiye’ye yönelik resmi bir seyahat uyarısının yanı sıra Gümrük Birliği’nin genişletilmesinin engellenmesi de sık sık gündeme getiriliyor.
 
Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Sosyal Demokrat Parti (SPD) lideri ve başbakan adayı Martin Schulz da Pazar günü düzenlenen televizyon düellosunda, Türkiye ile AB’ne tam üyelik müzekerelerini sona erdirmek istediklerini vurguladılar.(Kaynak:DW)
 
ha-ber.com

Kalın'dan Merkel ve Schulz'a tepki

Kalın’dan Merkel ve Schulz’a tepki

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, Almanya Başbakanı Merkel ve Sosyal Demokratların lideri Schulz’un TV düellosundaki Türkiye’ye ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi. Kalın, Merkel ve Schulz’u popülizme boyun eğmekle suçladı.
 
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, dün akşam Almanya’da yapılan TV düellosunda Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) lideri ve başbakan adayı Martin Schulz’un Türkiye hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi.
 
Kalın, pazartesi sabahı Twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, tartışma programına Türkiye’nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın damga vurmasının bir tesadüf olmadığını belirtti. Kalın, programda Türkiye’ye ilişkin yapılan açıklamalar için “Almanya ve Avrupa’nın temel ve acil sorunları adeta yok sayılarak Türkiye-Erdoğan’a saldırılması, Avrupa’daki ufuk daralmasının yansımasıdır” ifadelerini kullandı.
 
“Avrupa’daki Türkiye karşıtlığı, temel sorunları öteleme ve düşman bir ‘öteki’ üzerinden kendini rahatlatma aracına dönüşmüş durumda” diyen Kalın “Kendini, hasım bir öteki üzerinden tanımlayan toplumlar kendi kimliklerini hiçbir zaman bulamazlar” paylaşımında bulundu.
 
Alman siyasetçileri popülizm ile suçlayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, “Ana akım Alman siyasetinin popülizme ve ötekileştirmeye-düşmanlaştırmaya boyun eğmesi sadece ayrımcılığı ve ırkçılığı körükler” ifadelerini kullandı.
 
“Tablonun en kısa zamanda değişmesini umuyoruz”
Almanya’yı “PKK ve FETÖ gibi örgütlere” kuçak açmakla itham eden sözcü Kalın, Almanya’da seçimleri hangi partinin kazanacağının bir önemi olmadığını belirtti ve “Çünkü hangi zihniyetin kazanacağı artık belli oluyor” değerlendirmesinde bulundu.
 
Merkel ve Schulz’un tartışma boyunca “ayrımcılık ve yükselen ırkçılığa” değinmemiş olmasının Alman siyasetinin geldiği noktayı gösterdiğini kaydeden Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın “Türk-Alman ilişkilerini dar bir siyasi ufka kurban eden bu sorunlu atmosferin ve tablonun en kısa zamanda değişeceğini umut ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Almanya’da 24 Eylül’de yapılacak genel seçimlere üç hafta kala yapılan TV düellosunda Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye’ye yönelik ekonomik baskının artırılabileceğini belirtmiş ve daha sert seyahat bir uyarısının düşünüldüğünü kaydetmişti.

Sosyal Demokrat Parti Genel Başkanı ve başbakan adayı Martin Schulz da “Ben başbakan olursam Türkiye ile AB üyelik müzakerelerini sona erdiririm” diye konuşmuştu.(Kaynak:DW)
 
ha-ber.com

Türkiye'ye resmi seyahat uyarısı çıkarılmalı

Türkiye’ye resmi seyahat uyarısı çıkarılmalı

Alman hükümetinin küçük ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin lideri Horst Seehofer, Alman hükümetinden Türkiye’ye yönelik resmi bir seyahat uyarısı çıkarmasını talep etti.

Almanya’da hükümetin küçük ortağı Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) partisinin Genel Başkanı ve Bavyera eyalet Başbakanı Horst Seehofer, federal hükümetten Türkiye’ye yönelik resmi seyahat uyarısı çıkarmasını talep etti. Seehofer, Passauer Neuen Presse adlı gazeteye verdiği demecinde “Eğer Alman vatandaşları makul olmayan nedenlerle tutuklanıyorlarsa, federal hükümet halka Türkiye’ye seyahat edilmemesi gerektiğini anlatmalıdır. Çünkü tehlikeli” diye konuştu.
 
Seehofer ayrıca Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğinin söz konusu olmadığına da açıklık getirilmesi gerektiğini söyledi. CSU lideri, üyeliğe hazırlık kapsamında önümüzdeki yıllarda Avrupa Birliği bütçesinden Türkiye’ye aktarılması öngörülen yaklaşık 4 milyar 200 milyon euroluk AB üyelik yardımlarının durdurulması talebini de yineledi.

Türkiye’ye vize muafiyetinin sağlanmasının mümkün olamayacağını belirten Seehofer “Ayrıca Türkiye’de hukuk devleti ilkeleri ayaklar altına alınmaya devam ettiği sürece Gümrük Birliği genişletilmemelidir” diye konuştu.
 
Alman hükümetinin verilerine göre Türkiye’de 12’si siyasi sebeplerden ötürü olmak üzere toplam 55 Alman vatandaşı tutuklu bulunuyor. Bunlar arasında Die Welt gazetesinin Türkiye temsilcisi Deniz Yücel, insan hakları aktivisti Peter Steudtner ile çevirmen Meşale Tolu da var.(Kaynak:DW)
 
ha-ber.com

Beş partinin temsilcileri televizyonda tartıştı

Beş partinin temsilcileri televizyonda tartıştı

Almanya’daki beş küçük partinin temsilcileri de televizyon açık oturumunda seçim programlarını tartıştılar. Özdemir mülteci ailelerinin birleştirilmesinin kolaylaştırılmasını talep etti.
 
Başbakan Angela Merkel ile Sosyal Demokrat Parti başbakan adayı Martin Schulz arasındaki televizyon düellosundan bir gün sonra beş küçük Alman partisinin temsilcileri de Alman kamu televizyon kanalı ARD’de kozlarını paylaştılar. 24 Eylül’deki meclis genel seçimleri öncesindeki son açık oturuma katılan Sol Parti, Yeşiller, Hür Demokrat Parti, Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) ve Almanya için Alternatif (AfD) partisi adına açık oturuma katılan siyasetçiler karşılıklı soru sorabildikleri için buluşma oldukça hareketli geçti.

Genelde objektif olarak tanımlanabilecek seçim düellosunun ağırlıklı konularının başında Almanya’nın mülteci politikası geliyordu. Sol Parti’nin liste başı adayı Sahra Wagenknecht Almanya’ya entegre olmuş mültecilerin sınır dışı edilmesine karşı çıktı ve bu uygulamanın “insani” olmadığını söyledi. Hür Demokrat Parti Genel Başkanı Christian Lindner ise Almanya’da ikamet izni olmayan yabancıların en kısa zamanda ülkelerine gönderilmeleri gerektiğini belirtti.
 
Aile birleşimi
Bavyera Eyalet İçişleri Bakanı Joachim Herrmann ve Yeşiller Partisi Eş Başkanı Cem Özdemir mülteci ailelerinin birleştirilmesi konusunda karşıt görüşleri savundular. Herrmann birleşme yasağının, sona ereceği mart ayından sonraya uzatılmasını talep ederken Cem Özdemir mülteci ailelerinin birleşebilmesinin entegrasyonu kolaylaştıracağını söyledi. Sağ popülist AfD’nin liste başı adayı Alice Weidel mültecilerin yanlarına aldıracakları aile fertlerinin sayısının yılda on binle sınırlandırılmasından yana olduklarını söyledi.
 
Weidel sınır kontrollerinin arttırılması gerektiğini vurgularken Hür Demokratların Genel Başkanı Lindner, tehlikeli İslamcıların elektronik ayak kelepçesiyle takip edilmesinden yana olduklarını açıkladı. Wagenknecht ise insanların nereden geldiklerinin önemli olduğunu ve İslamcı yetiştiren Suudi Arabistan’a silah satmanın yasaklanması gerektiğini vurguladı.
Parti temsilcileri sosyal konulardaki görüşlerini de dile getirdiler. AfD’li Alice Weidel kiraların hızla tırmanmasından Avrupa Merkez Bankası’nın düşük faiz politikasının sorumlu olduğunu öne sürdü. Sarah Wagenknecht de AB’nin para politikasını eleştirirken Özdemir ‘bu tarz Avrupa karşıtı popülizme’ karşı olduklarını belirtti.
 
Farklı politikalar ve karşılıklı suçlamalar
Christian Lindner dijital altyapının ülke sathına yayılabilmesi için devletin posta ve telekomünikasyon şirketlerindeki hisselerini satmasını önerdi. Bavyera İçişleri Bakanı Herrmann ise özelleştirmede aşırıya kaçılmaması uyarısında bulundu ve özel şirketlerin kâr getirmeyecek bölgelere yatırım yapmayacaklarını belirterek bazı hizmetleri vatandaşın ayağına götürme görevinin devlete düştüğünü söyledi.
 
Cem Özdemir emeklilikten sonra yoksulluk çekilmemesi için bakım gibi kadınların yoğun olarak çalıştıkları mesleklerde ücretlerin arttırılması gerektiğini dile getirdi. Herrmann emeklilik yaşının 67’nin üzerine çıkmaması gerektiğini, Hür Demokratların genel başkanı Lindner ise emeklilik yaşının esnekleştirilmesinden yana olduklarını söylediler.
Beşli açık oturumda öncelikle Yeşiller, Sol Parti ve Hıristiyan Sosyal Birlik temsilcileri sert sözlerle tartıştılar. Sol Parti Eş Başkanı Dietmar Bartsch, linyit madenleriyle ilgili tutumundan dolayı Yeşillerin Eş Başkanı Katrin Göring-Eckart’ı ikiyüzlülükle suçladı. Bartsch dizel skandalıyla ilgili olarak da, CSU temsilcisi olarak davet edilen Federal Ulaştırma Bakanı Alexander Dobrindt’e yüklendi ve bakanın dizel motorlu araçlarda egzoz manipülasyonu yapıldığından haberdar olduğunu iddia etti.(Kaynak:DW)
 
ha-ber.com