İnce: Yenildiysen geri çekileceksin

İnce: Yenildiysen geri çekileceksin

CHP’nin 24 Haziran seçimlerindeki cumhurbaşkanı adayı İnce, “Yenildiğini kabul edemeyen yenemez, yenildiysen geri çekileceksin, hazırlıklarını yapacaksın, bahane üretmeyeceksin.” dedi.

CHP’nin 24 Haziran seçimlerindeki cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, CHP İl Başkanlığınca Erzurum’daki bir düğün salonunda düzenlenen toplantıda, partililerle bir araya geldi. İnce, salona girişinde davul zurnayla karşılandı, Erzurum bar ekibi de gösteri yaptı.

İnce, burada yaptığı konuşmada, 4 Mayıs’ta büyük bir yolculuğa çıktıklarını, 51 günlük bir seçim kampanyası yürüttüklerini belirterek, şöyle konuştu:
“Sloganımız, ‘hepimizin cumhurbaşkanıydı’, şimdi 15 milyon oy var helalinden, bu 15 milyon oyu, 30 milyon yapacağız, yani 31 değil, 62, hedef bu olacak. Bunu başaracak mıyız, Allah’ın izniyle, milletin isteğiyle başaracağız. 1699 Osmanlı’nın ilk toprak kaybettiği tarihtir. Osmanlı bizim atalarımız, 223 yıl hep kaybetti, 1699 Karlofça Anlaşması’ndan başladı, 30 Ağustos 1922 Büyük Taarruz’a kadar hep kaybetti, neden kaybetti, Osmanlı generalleri geri çekilmesini bilmiyordu, yenildiğinde geri çekilmesini bilmiyordu. Mustafa Kemal Paşa, Kütahya ve Eskişehir’de yenilince orduyu Sakarya’nın doğusuna çekti, önce elindeki gücünü ölçtü ‘benim gücüm nedir’ dedi. Sonra hazırlıklarını yaptı ve 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’u başlattı ve 30 Ağustos 1922’de savaşı kazandı. 223 yıl hep kaybettik, 223 yıl sonra geri çekilip hazırlıklarını yapıp, savaşa giren birisi savaşı kazandı.”
24 Haziran seçimlerini kaybettiklerini ve bunun için bahane üretmeye gerek olmadığını anlatan Muharrem İnce, “Yenildiğini kabul edemeyen yenemez. Yenildiysen geri çekileceksin, hazırlıklarını yapacaksın, en ciddi hazırlıklarını yapacaksın, bahane üretmeyeceksin. Sandıktan çalıyorlar, çaldırmayacaksın. Senin görevin çalıyorlar diye bağırmak değil, çaldırmamak.” diye konuştu.

“CHP’yi herkesin partisi yapacağız”
Seçime “hepimizin cumhurbaşkanı” sloganıyla girdiklerini hatırlatan İnce, CHP’yi de herkesin partisi yapacaklarını vurguladı.
Türkiye’nin, Çankaya’dan, Bakırköy’den, Karşıyaka’dan ibaret olmadığını aktaran İnce, konuşmasına şöyle devam etti:
“Türkiye’de Erzurum, Konya var. Neden olmasın, Erzurum Büyükşehir’i almaya gözünü dikemezsen İzmir’de sıkışıp kalırsın. Çankaya’da, Karşıyaka’da, Bakırköy’de sıkışmış… Hayır bizim hedefimiz bu olamaz. Hedef, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığını almak olmalı. Onun için hepimizin cumhurbaşkanı, hepimizin partisi ile bunu başarabiliriz. Bunu gençlerle yapacağız, Atatürk’ün ‘bütün ümidim gençliktedir’ diye bir sözü var. Benim de bütün hayalim bütün ümidim gençliktir. O meydanlar da ne söylerse söylesin, kıraathane, kuantumu yenmiş gibi görünebilir ama asla kuantum kıraathaneye yenilmez. Unutmayın, kuantum mutlaka kazanacaktır, kazanmazsa ülke gelişmez, fakir, işsiz kalırız. Ben nanoteknoloji dedim o bedava kek dedi. Kısa vadede kek kazanmış gibi görünebilir, uzun vadede kekin kazanması mümkün değil.”
Muharrem İnce, kuantum, uzay madenciliği, nanoteknoloji demeye devam edeceklerini vurgulayarak, 4 Mayıs’ta başladıkları büyük yolculuğun amacına ulaşacağını bildirdi.

Allah’tan tek dileğinin sağlık olduğunu belirten İnce, şu görüşlerini paylaştı:

“Hedefimdeki illeri söylüyorum, en öncelikli illeri söylüyorum, Erzurum, Rize, Gümüşhane, Şanlıurfa, Diyarbakır, bunlar… rekor kıracağız, merak etmeyin. Erzurum’a mitinge gelemedim, 9,9 da kalmışı, demek ki mitinge gelseydim, barajı aşacakmışız. Büyük sevdalar, büyük yolculuklar, büyük umutlar gençlerle olur. Hedef Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanlığı olmalı, bunu hedefleyemezsen, başaramazsın, bunu Allah’ın izniyle başaracağız. 9 Eylül 2018 günü bir kampanya başlatacağım, bir yıl sürecek kampanyanın süresi 9 Eylül 2019’a kadar. Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi’nin 1 milyon 250 bin üyesi var. Kampanyam şu, 35 ila 18 yaş arasında partinin üyesi kadar yeni üye istiyorum. 1 milyon 250 bin genç istiyorum, partide gençlerin partisi…”
Hedeflerinin 15 milyon oyu 30 milyona ve yüzde 31 oy oranını yüzde 62’ye çıkarmak olduğunu tekrarlayan İnce, partiye üye sayısını gençlerle 2,5 milyon yapmak istediklerini anlattı.

“Yarışın sonucunu kabul edeceğiz”
Muharrem İnce, gençlerin ve öğrencilerin kendisini yakından takip ettiğini iyi bildiğine işaret ederek, “Bu ülkeyi tekrar rayına oturtacağız, umutlarımızı yeşerteceğiz, tazeleyeceğiz moral bozmak asla yok, bahane, mazeret yok, marifet var. Başarmanın yolu hatalarını gözden geçirmektir, nerede hata yaptım demektir, eksiklerimiz ne. Tabi ki adil bir yarış olmadığını biliyorum. Devletin bütün imkanlarıyla kampanya yapan birisi bir de milletin bağışlarıyla kampanya yapan birisi, tabi ki şartlar eşit değil ama buna da sığınmayacağız, bunu söyleyeceğiz, bu yarış adil değildi, demokratik değildi ama sonunda bir yarışa girdik. Bir yarışa girdiysek ya girmemeliydik ya da girdiysek sonucunu kabul edeceğiz. Benim demokrasi anlayışım budur.” dedi.
Seçimden sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı arayarak, tebrik ettiğini hatırlatan İnce, “Emin olun önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan da beni arayacak, merak etmeyin. Şimdi söylüyorum, sen kazandın ben kutladım, ben kazandığımda aynısını istiyorum. Bunu yapacağız, bunu başarabiliriz, bu enerjimiz ve gücümüz var. Önümüzdeki süreçte resmen bir gölge Bakanlar Kurulu kuracağız. Kazanmış gibi çalışacağız, diş politika, ekonomi, tarım uzmanlarımızla sürekli Türkiye’nin sorunları üzerine çözüm üreteceğiz, kafa yoracağız, takip edeceğiz. Nefesim ensesinde olacak merak etmeyin.” değerlendirmesini yaptı.

İYİ Parti İl Başkanlığını ziyaret etti
Muharrem İnce, CHP Erzurum İl Başkanlığı ziyaretinin ardından yürüyerek İYİ Parti İl Başkanlığına geçerken vatandaşlarla tokalaştı ve fotoğraf çektirdi.
Burada gazetecilere açıklama yapan İnce, kendisini karşılamalarından ötürü İYİ Parti temsilcilerine teşekkür etti.
İnce, “Erzurum’a gelince CHP’den sonra size de uğramak istedim. Çok naziksiniz, sağ olun kabul ettiniz. Geçmiş bir kampanyayı bitirdik ve önümüzdeki süreçte sizlere de başarılar diliyoruz. Önümüzde yerel seçimler var ve sizlerle görüşmek sohbet etmek istedik.” diye konuştu.
Ziyarette, İYİ Partili bir kişinin “Sizi Erdoğan’a rakip olarak görüyorduk ne oldu da bizim ülkemiz elimizden kaydı gitti” sorusuna İnce şu yanıtı verdi:
“Birincisi ülke elimizden kayıp gitmedi onu düzeltelim, ülke hepimizin ülkesi. İkincisi, siyaset uzun nefesli bir iştir. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminin 5 yıl sonra olacağını kimse garanti edemez, bakarsın 2 sene sonra oluverir. Onun için hazırlıklı olmak lazım. Hepimizin cumhurbaşkanı olarak yola çıktık. CHP’nin adayıydım, tabi ki CHP”nin milletvekilleri oy birliğiyle beni aday gösterdiler ve 41 yıl sonra yüzde 30 barajını geçtik. Bunu başaracağız, hep birlikte başaracağız.”
İnce, 24 Haziran seçimlerine işaret ederek, “Ülke elimizden kayıp gitmez, ülke bizim ülkemiz, hepimizin ülkesi, ben buradayım, yani bir yere gitmedim. Bu birinci raunttu, devam edeceğiz, daha buradayım. Yeniden cumhurbaşkanı adayı mısın evet yeniden cumhurbaşkanı adayıyım.” diye konuştu.

Atatürk Evi’ne ziyaret
Muharrem İnce, daha sonra beraberindekilerle Cumhuriyet Caddesi üzerinden yürüyerek kent merkezindeki Atatürk Evi’ne geçti.
Atatürk Evi’ni ziyaret eden İnce, burada Atatürk’ün hayatını konu alan sinevizyon gösterisini izledi.
Ziyaret sırasında Atatürk Evi önünde toplanan partililer, İnce’ye sevgi gösterisinde bulundu. Bazı gençler de İnce ile özçekim yaptı.
ha-ber.com

Binali Yıldırım 'son başbakan' olarak tarihe geçti

Binali Yıldırım ‘son başbakan’ olarak tarihe geçti

Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. Hükümeti’ni kurarak ülkenin 27. Başbakanı olan Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yürürlüğe girmesiyle “son başbakan” olarak tarihe geçecek.
 
24 Haziran‘da yapılan Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nin ardından geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde “Başbakanlık” yürürlükten kaldırıldı.
 
Böylece Cumhuriyetin ilanından bugüne 94 yıldır faaliyetini sürdüren Başbakanlık Teşkilatı’nın görevi son bulurken, Türkiye Cumhuriyeti’nin 65. Hükümeti’ni kurarak ülkenin 27. Başbakanı Binali Yıldırım, Başbakanlık koltuğuna oturan son isim oldu.
Erzincan Refahiye’ye bağlı Kayı Köyü’nde 20 Aralık 1955’te doğan Yıldırım, Çankaya Köşkü’ne giden yolda emin adımlarla yürüdü.
 
11 yılı aşan süreyle Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı sırasında Türkiye’nin prestij projelerine imza atan ve “mega projelerin mimarı” unvanını kazanan Yıldırım, “icracı bakan” ve “yolların mimarı” olarak da tanındı.
 
Yıldırım döneminde, dünyadaki 10 büyük projeden 6’sı Türkiye’de gerçekleştirildi. 3. Havalimanı, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli, Marmaray, İstanbul-İzmir Otoyolu’nun yanı sıra birçok proje bu dönemde hayata geçirildi.
Başbakan Yıldırım, çok sayıda temel atma töreni ile açılış programlarına katıldı. Bunlar arasında en dikkati çekeni ise 2017’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la Çanakkale’de gerçekleştirdiği temel atma töreni.
 
Ayak açıklığı bakımından “dünyanın en uzun köprüsü” olma unvanını alacak Çanakkale 1915 Köprüsü ile Malkara-Çanakkale Otoyolu’nun temeli, 18 Mart Şehitleri Anma Günü’nde atıldı. Yıldırım’ın özel önem verdiği köprünün 2023’te hizmete açılması hedefleniyor.
 
Açılışlarla geçen 2 yıl
“Aşkımız hiç bitmesin, Keçiören Metrosu gibi olsun” sözleriyle hatırlanan Keçiören Metrosu da Başbakan Yıldırım’ın açılışını yaptığı ilk projelerden oldu.
Başbakan Yıldırım’ın, geride kalan 27 yılında bazılarına Cumhurbaşkanı Erdoğan ile katıldığı temel atma ve açılış programları şunlar:
“Mersin Şehir Hastanesi-Yozgat Şehir Hastanesi açılışı, Fikirtepe Kentsel Dönüşüm Projesi temel atma töreni, İstanbul-Bursa-İzmir Otoyol Kesimi açılışı, Zigana Geçidi temel atma töreni, Çanakkale Havalimanı Terminal binası açılışı, TEM Edirne Karaağaç Meriç Köprüsü açılışı, Çandarlı Otoyolu temel atma töreni, Paşaköy-TEM Kurtköy bağlantı yolu açılışı, Lojistik Destek Gemisi’nin denize indirilmesi, Yenikent-Temelli yolu temel atma töreni, Ankara-Kahramankazan yolu temel atma töreni, ‘Türkiye’nin Otomobil’i için atılan imzalar, Kemaliye-Dutluca yolu temel atma töreni, Keçiören’de 34 eğitim tesisinin temel atma töreni, Orman Bakanlığının 375 dev eser açılışı, Üsküdar-Ümraniye Metro hattı açılışı, Fotovoltaik Güneş Modülü Fabrikası ve Ar-Ge merkezi temel atma töreni.”
Yıldırım, bu yıl da Sabuncubeli ve Ferhat Tüneli açılışına, Gümüşhane-Bayburt Havalimanı’nın temel atma törenine katıldı.
 
“Yolların kralı olmaz, kuralı olur”
“Yolların kralı olmaz, kuralı olur.”, “Yolları böldük, hayatları birleştirdik, yolları böldük, gönülleri birleştirdik. Yolları böldük, Türkiye’yi birleştirdik. Yolları böleriz de Türkiye’yi böldürtmeyiz, bunu herkes böyle bilsin.” sözleriyle özdeşleşen Yıldırım, sakin ve güler yüzlü kişiliği, esprili yapısıyla öne çıkarken, memleket meselelerinde ise taviz vermeyen, kararlı ve soğukkanlı duruşuyla dikkat çekti.
 
Binali Yıldırım’ın, “Mesele memleket meselesiyse bir Ali değil, bin Ali feda olsun.” sözü hafızalardaki yerini aldı.
Kısa süre Cumhurbaşkanı Başdanışmanlığı yapan Yıldırım, 1 yıl da AK Parti’nin 3. Genel Başkanı olarak görevini sürdürdü.
 
Darbe girişimine karşı “dik durdu”
Başbakanlığı döneminde, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki hain darbe girişimiyle karşı karşıya kalan Yıldırım, ilk andan itibaren darbe girişimine karşı demokrasi ve millet iradesinin hakim kılınması için mücadele etti.
Vatandaşları rahatlatan ilk açıklamalardan biri, darbecilerin hedefindeki Başbakan Yıldırım’dan geldi. “Bu kalkışmayı yapanlar en ağır şekilde bedelini ödeyecektir.” diyen Yıldırım, darbe girişimine en şiddetli şekilde karşı koydu.
 
Darbe girişimine ilişkin “Halkın gücü tankın gücünü yenmiştir.” yorumu akıllarda yer eden Yıldırım’ın, 15 Temmuz gecesi “vur” emrini yerine getirmeyip yazılı emir isteyen Eskişehir hava üssündeki komutana, “Vur kardeşim, sesimi kaydet, vur.” dediği ortaya çıktı.
Terör örgütleriyle “savunma değil, taarruz esaslı” etkin mücadeleyi benimseyen Yıldırım’ın Başbakanlığı sırasında, anayasa değişikliğine ilişkin 16 Nisan halk oylaması, Cumhuriyet tarihin en büyük ve geniş çaplı sınır ötesi operasyonları olan Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları gerçekleştirildi.
Yurt içi ve yurt dışında yoğun mesai
Binali Yıldırım, 1 Ocak 2017’den bu yana yurt içi ve yurt dışında yoğun mesai harcadı.
Son iki yılda 16 Nisan 2017 halk oylaması, AK Parti’nin olağan il ve ilçe kongreleri, il ziyaretleri ve 24 Haziran seçimleri kapsamında 81 ile giden, bazı illeri ise birkaç kez ziyaret eden Yıldırım, yurt dışına birçok ziyaret gerçekleştirdi.
Geride kalan yılda 15 ülkede temaslarda bulunan Yıldırım, Türkiye’den Vietnam’a Başbakan düzeyindeki ilk ziyareti gerçekleştiren isim oldu.
 
Yıldırım, İngiltere Başbakanı Theresa May, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Bulgaristan, Pakistan, Ukrayna ve Ürdün başta olmak üzere yaklaşık 15 ülkeden mevkidaşını Türkiye’de ağırladı.
 
Bu yıl ise Azerbaycan, Belarus, Bosna Hersek, Moğolistan, Afganistan, Almanya ve İspanya ziyaretlerinde bulunan Yıldırım, mevkidaşlarıyla ikili görüşmelerde bulundu, ekonomi ve siyaset dünyasının önde gelenleriyle bir araya geldi.
Yıldırım, 2018’de Nijer Başbakanı Brigi Rafini, Lübnan Başbakanı Saad Hariri, Makedonya Başbakanı Zoran Zaev ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Tufan Erhürman’ı Ankara’da ağırladı.
 
Yıldırım, Başbakanlığı dönemini “kısa ama Cumhuriyet tarihinde akılda en çok kalacak 2 yıl” olarak tanımlıyor.
 
Kayı köyünden Başbakanlığa
Yıldırım, Erzincan’ın Refahiye ilçesine bağlı Kayı köyünde 20 Aralık 1955’te Dursun ve Bahar Yıldırım’ın 7 çocuğunun ikincisi olarak dünyaya geldi.
 
Binali Yıldırım, 16 yaşındayken, 38 yaşındaki annesini kaybetti. Yıldırım’ın çocukluğundaki en büyük zevki tarlalara uzanıp gökyüzünden geçen uçakları seyretmek ve “Acaba bir gün ben de binebilir miyim, uçmak nasıl bir şeydir”in hayalini kurmaktı.
Kendisine tarla işlerinde yardımcı olması için Yıldırım’ı sık sık okuldan alan babası, öğretmeninin “Dursun Bey, bu çocuk iyi okuyor. Bırak da okusun, dersten alma artık.” sözleri üzerine öğrenimine devam etmesi için oğlunu İstanbul’da yaşayan dedesinin yanına gönderdi.
 
Daha önce yalnızca haritadan gördüğü denizle İstanbul’da tanışan Yıldırım, 1970’te Piri Reis Ortaokulu’nu, 1973 yılında Kasımpaşa Lisesi’ni bitirdi. Ailesinin doktor olmasını istediği Yıldırım’ın hayali makine mühendisliğiydi.
İstanbul Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümüne girmek isteyen ve fakültenin öğrenci işlerinde kayıt için bekleyen Yıldırım’a sıra geldiğinde kayıtlar doldu. Durumu fark eden üniversiteden bir hocanın, Gemi İnşa ve Deniz Bilimleri Fakültesini tercih etmesinin onun için iyi olacağını, birçok dersin makine mühendisliğiyle aynı olduğunu söylemesi üzerine Yıldırım, bu bölüme kayıt yaptırdı.
 
Mezuniyet sonrası aynı bölümde yüksek lisans yapan Yıldırım, daha sonra İsveç’te bulunan Uluslararası Denizcilik Örgütüne (IMO) ait Dünya Denizcilik Üniversitesinde Denizde Can ve Mal Güvenliği konusunda ihtisas eğitimi aldı. Yıldırım, öğretmen Semiha Hanım ile 1975’te evlendi.
 
Bu evlilikten Bülent, Erkam ve Büşra isminde 3 çocuğu dünyaya gelen Yıldırım, askerliğini 1980-81’de denizci yedek subay olarak yaptı.
 
Yıldırım, kamu alanında ilk deneyim olarak 1978-1993 yılları arasında Türkiye Gemi Sanayi Genel Müdürlüğü ve Camialtı Tersanesi’nde çeşitli kademelerde yöneticilik yaptı.
Erdoğan ile tanıştı, hayatı değişti
Buradaki çalışmaları sırasında genç bir siyasetçi olan Recep Tayyip Erdoğan ile tanıştı. Erdoğan, çalışkan ve proje üreten bu genç mühendisten çok etkilenmişti. Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda Binali Yıldırım’ı İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmelerine (İDO) Genel Müdür olarak atadı.
 
Yıldırım, 1994-2000’de yürüttüğü bu görev sırasında, İstanbul’da toplu taşımacılığın denize kaydırılması yönünde önemli projelere imza attı ve İDO’nun alanında dünyanın en büyük şirketleri arasında yer almasını sağladı. Yıldırım, 1999’da deniz toplu taşımacılığı ve turizme katkılarından dolayı uluslar arası SKAL Kulübünce verilen Kalite Ödülü’ne layık görüldü.
 
Erdoğan ile AK Parti’nin kuruluş aşamasında görev alan Yıldırım, 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra AK Parti İstanbul Milletvekili ve Ulaştırma Bakanı oldu.
Yıldırım, 58, 59, 60, 61, 62 ve 64’üncü hükümetler döneminde sürdüğü toplam 11 yıllık Ulaştırma Bakanlığı göreviyle Cumhuriyet tarihinin en uzun süre Ulaştırma Bakanlığı yapan ismi oldu.
 
“Yüze vurur ifadesi…”
AK Parti, 7 Haziran 2015’te yapılan seçimlerinde hükümeti kuracak Meclis çoğunluğunu kaybetti. Koalisyon kurma çalışmalarından netice alınamaması üzerine Türkiye 1 Kasım’da tekrar sandık başına gitti. AK Parti, 1 Kasım 2015’te yapılan seçimlerde 317 milletvekili çıkartarak yeniden tek başına iktidara geldi.
 
AK Parti’nin “3 dönem kuralı” nedeniyle 7 Haziran genel seçiminde aday olamayan Yıldırım, 26. Dönem’de AK Parti’den İzmir Milletvekili olarak Meclise girdi.
Yıldırım, partisinin tek başına iktidar olmasının ardından sevincini Twitter hesabından bir video ile paylaştı. Sosyal medyada büyük ilgi gören esprili videoda Yıldırım, “Yüze vurur ifadesi, yeniden tek başına iktidarız bir tanesi” ifadelerini kullandı.
1 Kasım seçimlerinin ardından Binali Yıldırım, 64. Hükümet’te yeniden Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı görevine getirildi.
 
AK Parti’nin 22 Mayıs 2016’da yapılan 2. Olağanüstü Büyük Kongresi’nde Genel Başkanlığa seçilen Binali Yıldırım, partinin 3. Genel Başkanı olarak 1 yıl görev yaptı. Yıldırım, görevini, 21 Mayıs 2017’de AK Parti’nin 3. Olağanüstü Kongresi’nde yeniden parti genel başkanlığına seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a devretti.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından 22 Mayıs 2016’da 65’inci Cumhuriyet Hükümeti’ni kurmakla görevlendirilen Binali Yıldırım, bu tarihten iki gün sonra 65. Hükümet’i kurarak ilk kez Bakanlar Kurulunda Başbakanlık görevini üstlendi.
İki yıl Başbakanlık yapan Yıldırım, “Türkiye Cumhuriyeti’nin son başbakanı” olarak tarihteki yerini aldı.
 
“Az konuşur, soyadım gibi iş yaparım”
Ulaşım ve bilişimle ilgili yıllardır çözüm bekleyen pek çok sorun Yıldırım döneminde çözüme kavuştu. Hızlı trenden Marmaray’a, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nden, İstanbul’a üçüncü havalimanı yapılmasına, Osmangazi Köprüsü’nden, Avrasya Tüneli’ne kadar pek çok proje, Yıldırım’ın bakanlığı döneminde hayata geçirildi veya temelleri atıldı.
Binali Yıldırım, kendisini “Az konuşur, soyadım gibi iş yaparım” şeklinde tanımlıyor.
En sevdiği tiyatro sanatçısı Nejat Uygur olan Yıldırım’ın yakın arkadaşları, gençliğinde en iyi yaptığı yemeğin de karnıyarık olduğunu belirtiyor.
 
Necip Fazıl Kısakürek ve Mehmet Akif Ersoy’dan etkilenen, Yunus Emre ve Mevlana hayranı Yıldırım’ın, en sevdiği ozan olan Aşık Veysel’in “Uzun ince bir yoldayım” türküsünü dilinden düşürmediği ifade ediliyor.
 
Her fırsat bulduğunda memleketi Kayı köyündeki Dumanlı Yaylası’na çıkan ve burada doğa yürüyüşü yapan Yıldırım’ın vazgeçmediği sporlardan biri de yüzme. Yıldırım’ın en büyük hobilerinden biri de Bakanlığı döneminde yapılan yollarda araba kullanmak.
Birçok üniversiteden fahri doktora unvanı alan Binali Yıldırım, iyi derecede İngilizce biliyor.
 
ha-ber.com

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazartesi yemin edecek

Cumhurbaşkanı Erdoğan, pazartesi yemin edecek
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9 Temmuz Pazartesi günü TBMM’de yemin edecek.
 
Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, 24 Haziran seçimindeki Cumhurbaşkanı Seçimi’ni kazanan Erdoğan, TBMM’de 9 Temmuz Pazartesi günü saat 16.00’da yemin edecek.
 
Yeminin ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş töreni düzenlenecek.
 
Kabine 9 Temmuz’da açıklanacak
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 9 Temmuz Pazartesi günü TBMM Genel Kurulunda yemin etmesi ve aynı gün kabineyi açıklamasıyla birlikte resmen başlamış olacak.
 
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Mecliste milletvekillerinin kayıt işlemleri devam ediyor; diğer yandan Genel Kurul yemin töreni için hazırlanıyor.
Programa göre, TBMM Genel Kurulu, 27. Dönem yemin töreni için 7 Temmuz Cumartesi günü saat 14.00’te toplanacak.
 
Kabine, pazartesi günü açıklanacak
AK Parti TBMM Grubu, yemin törenin yapılacağı gün saat 11.00’de, 27. Dönem’in ilk grup toplantısını yapmak üzere Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında bir araya gelecek.
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Temmuz Pazartesi günü TBMM Genel Kurulunda yemin edecek ve aynı gün kabineyi açıklayacak. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de böylece resmen başlamış olacak.

ha-ber.com

Amazon`dan 36 saat sürecek büyük indirim

Amazon`dan 36 saat sürecek büyük indirim

Amazon’un yılda bir defa düzenlediği ve milyonlarca ürünün büyük indirimlerle satılacağı “Prime Day”, bu yıl 16 Temmuz’da başlayacak.
 
ABD’li e-Ticaret devi Amazon, internet üzerinden yılda bir defa düzenlediği “Prime Day“in bu yıl 16 Temmuz tarihinde gerçekleşeceğini duyurdu.
 
Amazon’dan yapılan açıklamada, şirketin “Prime” üyesi tüketicilerinin milyonlarca ürünü büyük indirimlerle alabildiği “Prime Day”in bu sene 16 Temmuz’da, doğu saatine göre 15.00’de başlayarak, 17 Temmuz’da bütün gün süreceği ve 18 Temmuz’da de doğu saatine göre 03.00’de sona ereceği belirtildi.
 
Geçen sene 30 saat süren “Prime Day”in bu sene 36 saate çıkarıldığı bilgisine yer verilen açıklamada, Amazon’un geçen sene 13,7 milyar dolara satın aldığı ülkenin en büyük gıda perakendeci zincirlerinden olan Whole Foods ürünlerinin de bu sene “Prime Day”in parçası olacağı kaydedildi.
 
Açıklamada, bu sene “Prime Day”in, ABD’ye ek olarak Kanada, Meksika, İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, Almanya, Avusturya, İspanya, İtalya, Hindistan, Çin, Japonya, Singapur ve Avustralya dahil toplam 17 ülkede düzenleneceği bilgisi paylaşıldı.
 
Amazon, geçen yıl satışların bir önceki yıla oranla yüzde 60 arttığını, “Prime Day”deki kullanıcı sayısının da yıldan yıla yüzde 50 yükseldiğini bildirmişti.
 
Şirket, nisan ayında, “Prime” adı verilen hizmetini kullanan kişilerin sayısının 100 milyonu aştığını duyurmuştu.
 
Amazon, yıllık 119 dolar (yaklaşık 557 Türk lirası) veya aylık 12,99 dolar (61 Türk lirası) olan “Prime” hizmeti sayesinde kullanıcılarına milyonlarca ürünü en geç 2 gün içinde ücretsiz ulaştırabiliyor. Üyeler ayrıca, hizmet sayesinde binlerce film ve diziyi de ücretsiz izleyebiliyor.
 
ha-ber.com

Merkel'den Türkiye'ye övgü

Merkel’den Türkiye’ye övgü

Almanya Başbakanı Merkel, “Türkiye eleştirilebilir ancak Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılar için yaptıkları çok büyük bir katkı ve takdiri hak ediyor.” dedi.
 
Almanya Başbakanı Angela Merkel, bugün Federal Meclisteki (Bundestag) bütçe görüşmeleri sırasında yaptığı konuşmada, Avrupa Konseyi zirvesinde konuştuklarına değinerek, “Sonunda, aslında Türkiye’ye değil de Türkiye’nin kabul ettiği 3 milyon 900 bin sığınmacıya yarayacak ikinci 3 milyar avroluk mali yardım konusunda konuştuk. Bu ikinci yardımı da kabul ettik. Türkiye eleştirilebilir ancak Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılar için yaptıkları çok büyük bir katkı ve takdiri hak ediyor.” dedi.
 
Almanya’nın ve tüm Avrupa’nın geleceği için göç sorununun uluslararası hukuka uygun olarak, dayanışma içinde ve gerçekçi planlarla çözüme ulaştırılması gerektiğini belirten Merkel, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin dış sınırlarının korunmasının önemli olduğunu, bu konuda ağırlıklı olarak Avusturya ve Yunanistan’la görüşmeler yaptıklarını, İtalya için de özellikle Afrika ülkeleri ile sağlanacak anlaşmaların ve bu ülkelere yapılacak yardımların önemli olduğunu söyledi.
 
ABD’nin, Almanya’dan, NATO bünyesinde savunma harcamalarını artırmasını istediğini hatırlatan Merkel, savunma harcamalarını artırma kararı almış olmalarından dolayı memnuniyet duyduğunu, harcamaları daha da artıracaklarını ve Almanya’nın, NATO’nun güvenilir bir ortağı olmayı sürdüreceğini kaydetti.
 
Merkel ayrıca sığınmacılar konusunda ihtilafa düştüğü Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in hazırlamış olduğu master plana bakacaklarını ve sığınmacılarla ilgili işlemleri daha etkili ve hızlı hale getirmenin yollarını arayacaklarını sözlerine ekledi.
 
ha-ber.com

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Altmaier döner kesti

Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Altmaier döner kesti
 
Almanya Ekonomi ve Enerji Bakanı Peter Altmaier, katıldığı şenlikte döner kesti.

Altmaier, Berlin’de Hristiyan Birlik (CDU/CSU) Partileri Meclis Grubu’na bağlı Orta Ölçekli İşletmeler Birliğinin düzenlediği geleneksel yaz şenliğine katıldı.

Şenlikte çeşitli işletmelerin kurulduğu stantları ziyaret eden Altmaier, döner üreticisi bir Türk şirketinin standında döner kesti.
 
Bir soru üzerine döneri severek tükettiğini ifade eden Altmaier, Berlin’de iyi dönerin nerede satıldığını da bildiğini söyledi.
 
Şenlikte bir konuşma da yapan Altmaier, ülkede iki kardeş parti Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) ile Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) arasında sığınmacı politikası konusunda yaşanan anlaşmazlığın çözüme ulaşmasının önemli olduğunu dile getirdi.

Almanya’da nerdeyse 2,5 yıldan beri bu konunun tartışıldığına işaret eden Altmaier, “Başka bir konuyu konuşmadık. Artık konunun kapatılması lazım. Başka konuları tartışmamız gerekiyor.” dedi.
 
Almanya ekonomisinin çok iyi durumda olduğunu vurgulayan Altmaier, bu konuda orta ölçekli şirketlerin önemli katkısı bulunduğunu ve bunun sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.

Önceki yıllarda şenliğe katılan ve burada döner kesen Almanya Başbakanı Angela Merkel, bu yıl koalisyon ortaklarıyla sığınmacı konusunda yaptığı toplantı sebebiyle etkinliğe katılmadı.
 
ha-ber.com

Muharrem İnce'nin Kılıçdaroğlu'na teklifi ortaya çıktı

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesi hakkında konuştu.
İnce, “Kılıçdaroğlu’ndan bana teklif gelmedi ama benden ona bir teklif gitti. Ona yarış içinde olmayacağını söyledim, onursal başkanlık teklif ettim” dedi.

İnce, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile dün yaptığı görüşme hakkında şu açıklamaları yaptı:

“Sohbet ettik eşlerimizle birlikte yemek yedik, seçimi değerlendirdik; konuştuk. Sayın Kılıçdaroğlu’ndan bana bir teklif gelmedi, ama benden gitti. Ben şöyle söyledim, gizlim saklım yok benim. Sayın genel başkana, büyük bir devlet adamlığı yaptığını, İyi Parti’ye 15 vekil göndermeden başlayan ve kurultayda kendisine rakip olmuş birini cumhurbaşkanı adayı yaparak milletin gönlünde taht kurduğunu, bu devlet adamlığının devam etmesi gerektiğini, kendisiyle bir yarışın, rekabetin içinde olmak istemediğimi ama milletin de bu cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında duyduğu, gördüğü, yaşadığı bir umut var, bunu kaybetmememiz gerektiğini ve kendisi isterse olağanüstü kurultayı kendisi toplayarak benim genel başkan olabileceğimi, kendisinin onursal genel başkan olacağını ve bir abi kardeş ilişkisi içerisinde kendisi grup başkanı olarak parlamentodaki çalışmaları yürüteceğini ve benim de genel başkan olarak Edirne’den Ardahan’a çalışacağımı, partiyi seçime hazırlayacağımı… Böyle bir teklifte bulundum. Evet ya da hayır demedi, ben bu teklifi yaptım. Ben imza toplamayacağım, ama hayır derse örgüt kendisi çözecektir bu işi. (Kaynak soL Haber)

ha-ber.com

Berlin'de muhalefet sığınmacı anlaşmasına tepkili

Almanya’da hükümette krize neden olan Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birlik (CSU) arasındaki mülteci politikalarına ilişkin görüş ayrılığı giderildi. CDU lideri ve Başbakan Angela Merkel ile CSU lideri ve İçişleri Bakanı Horst Seehofer’in Berlin’de dün akşam bir araya geldiği ve saatler süren görüşme uzlaşma ile sonuçlandı. Ancak Almanya-Avusturya sınırında mülteciler için yeni transit merkezler oluşturulmasını da kapsayan uzlaşma muhalefet partilerinin tepkisine yol açtı. Koalisyonun diğer ortağı SPD de anlaşmadan memnun değil.

Anlaşmaya temkinli yaklaşan Sosyal Demokrat Parti yetkilileri bu konuda tartışmaya ihtiyaç duyduklarını açıkladı. SPD Genel Başkanı Andrea Nahles, uzlaşmaya ilişkin çok sayıda soru işareti bulunduğunu belirterek konunun görüşülmeye devam ettiğini vurguladı. CDU ise koalisyon ortağı Sosyal Demokratların anlaşmaya onay vereceğini umuyor. CDU Genel Sekreteri Annegret Kramp-Karrenbauer bu sabah ZDF televizyonuna yaptığı açıklamada, “SPD’nin süreci kolaylaştıracağını söylediğini” aktardı.

PD Gençlik Teşkilatı Başkanı Kevin Kühnert ise eleştirel bir açıklama yaptı. Kühnert partisinin mülteciler için kapalı kamplar kurulması fikrine kesinlikle karşı olduğunu vurguladı ve “Bu kampların nereye kurulacağı farketmez. İster Kuzey Afrika ister Avrupa sınırı isterse Passau’da olsun karşıyız” dedi. SPD Göç Çalışma Grubu Başkanı Aziz Bozkurt da Die Welt gazetesine yaptığı açıklamada, mülteciler için transit merkezlerinin kurulması fikrinin koalisyon anlaşmasında olmadığını hatırlattı. Bozkurt, “Bu merkezler acı eşiğinin ötesinde” dedi.

Yeşiller Eş Başkanı Robert Habeck ise Alman haber ajansı dpa‘ya yaptığı açıklamada, CDU ve CSU’nun 2015 yılında gündeme gelen bir fikri hayata geçirmek istediğini belirterek koalisyon ortağı SPD’nin transit merkezleri kurulmasına karşı çıktığına dikkat çekti.

Sol Parti Eş Başkanı Bernd Riexinger de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda “Transit merkezler fiilen olarak kitlesel tutuklu kamplarıdır. İnsaniyet gözardı ediliyor. SPD’nin tepkisi nerede?” diye yazdı.

Hür Demokrat Parti (FDP) Genel Başkanı Christian Lindner de sağlanan anlaşmanın bir işe yaramayacağı görüşünde. ZDF televizyonuna bu sabah yaptığı açıklamada “büyük bir çözüm sağlanmadığını” belirten Lindner, temel sorunların hala beklediğini vurguladı.

Sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin genel başkanı Jörg Meuthen ise CDU ve CSU’nun mülteci politikası konusunda sağladığı uzlaşmanın mülteci politikasında değişiklik anlamına gelmediğini söyledi. Almanya’nın gelecekte de Almanya’ya bir kez ayak basmış olan sığınmacıları ülke dışına çıkarma konusunda zorlanacağını söyleyen Meuthen, sınırlara yakın kurulacak transit merkezlerinin de sorunu çözmeyeceğini 

CDU ve CSU liderlerinin Berlin’de sağladığı uzlaşmaya göre Almanya-Avusturya sınırında yeni bir politika  izlenecek. Bu politikaya göre başka ülkelerin sorumluluğunda olan sığınmacıların (başka ülkelerde kayıt altına alınmış) Almanya’ya girişleri engellenecek. Uzlaşmaya göre transit merkezleri oluşturulacak.

Sığınmacılar bu merkezlerde tutulacak ve sığınmacılardan sorumlu ülkelere iadeleri doğrudan bu merkezlerden yapılacak. Ancak iadelere tek taraflı karar verilmeyecek. İadeler ikili idari anlaşmalara dayandırılacak. Söz konusu idari anlaşmaların bulunmadığı durumlarda ise Avusturya ile mevcut olan anlaşma gereğince, mülteci adayları sınır dışı edilebilecek.(Kaynak: DW)

ha-ber.com

Dünya Kupası'nda son 16 turu heyecanı sona eriyor

Saint Petersburg ve Moskova’daki iki maçla son 16 turu mücadelesi tamamlanacak Dünya Kupası’nda, 6 Temmuz Cuma günü çeyrek final karşılaşmaları başlayacak.

Çeyrek final turunun ilk maçında Nizhny Novgorod Stadı’nda saat 17.00’de Uruguay ile Fransa karşı karşıya gelecek.
Başkent Moskova’da 14 Haziran’da Rusya-Suudi Arabistan karşılaşması ile açılışı yapılan kupada 19 günde 54 maç oynandı. Bu akşamki İsveç-İsviçre ve Kolombiya-İngiltere maçlarıyla kupada son 16 turu aşaması tamamlanacak ve çeyrek finaldeki tüm eşleşmeler belli olacak.

Kupada çeyrek finalde şu ana kadar belli olan eşleşmelerin programı şöyle:

6 Temmuz Cuma:

17.00 Uruguay-Fransa (Nizhny Novgorod)
21.00 Brezilya-Belçika (Kazan Arena)

7 Temmuz Cumartesi:
21.00 Rusya-Hırvatistan (Fisht)

Doç. Dr. Mertcan: Aleviler Laik Devlet kıskacında

Doç. Dr. Mertcan: Aleviler Laik Devlet kıskacında

Berlin Alevi Toplumu Cemevi’nde düzenlenen Aleviler Laik Devlet Kıskacında konulu panele konuşmacı olarak katılan Doç. Dr. Hakan Mertcan, „Türkiye’de bugün siyasal İslam’ın son 16′ yıldır çok daha arttığın görüyor yaşıyoruz “dedi.

Doç. Dr. Hakan Mertcan, Ankara Üniversitesi Hukuk fakültesi Yüksek Lisans tezini tamamladı. Mersin Üniversitesi’nde Doç. Dr. olarak çalışırken, Akademisyenlerin hazırladığı barış bildirisini imzaladığı için Tayyip Erdoğan tarafından görevinden atılan Mertcan, Almanya’da Akademi çalışmalarını devam ediyor.


 
Doç. Dr. Hakan Mertcan, “Türkiye’de laikliğin istisna bir kurumu yeterince seküleştirmemiş olmamızın bir göstergesi olarak görüldü. Oysa bugün özellikle antropoloji disiplini içinden din ve sekülerliği birbirine zıt ve kesin sınırlarla ayrılmış olarak anlayan bu yaklaşma seküler devletin elini din alanından çekmediğini aksine din alanına yönelttiği Diyanetin Cumhuriyet tarihi boyunca din alanının ve sekülerliğin şekillenmesinde ve yönetiminde temel kurumlardan biri olduğunu ve devletin yardımıyla Alevilik konusuna yaklaşımını analiz etmeyi amaçlamaktadır.  Cumhuriyet rejiminin Aleviliği seküler kimlik içinde eriterek bu anlamda Aleviliği yok saydığını AKP iktidarı döneminde ise AB süreciyle birlikte devletin Alevi Açılımını yok saydığını, devletin dinler arasında tarafsız olması gerekir. Bugün dinin siyasal araçlarla kullanılmasına geçildi. Siyasal İslam’ın son 16 yıldır bu dönemler içinde çok daha artığını görüyor yaşıyoruz. Sebep olaraktan Türklük ve İslam bu iki temel üzerinden hareketle laiklik değiştirilemez derken, o günkü eğitim sistemimiz bugün aranılır hale geldi. imam hatipler sorunlu hale getirildi. Bu topraklarda bir alevi düşmanlığı var. Bunu kimse inkâr edemez “ dedi.   

ha-ber.com/Orhan Önaldı