Seçimlere iki hafta kaldı

Seçimlere iki hafta kaldı

Cumhurbaşkanı ile 27. Dönem Parlamentosu’nu belirlemek üzere 24 Haziran’da yapılacak seçimlere iki hafta kaldı.

Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) hazırladığı Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi takvimi işliyor.
Cumhurbaşkanı seçimi ile Milletvekili Genel Seçimi’nde yurt içinde 56 milyon 342 bin 263, yurt dışında da 3 milyon 49 bin 65 olmak üzere toplam 59 milyon 391 bin 328 seçmen sandık başına gidecek. Yurt dışı temsilciliklerde ve gümrük kapılarında 7 Haziran’da başlayan oy verme işlemi yurt dışında 19 Haziran’a, gümrük kapılarında 24 Haziran’a kadar sürecek.
Cumhurbaşkanlığı için 6 aday yarışacak

Bu seçimde, cumhurbaşkanının yanı sıra yeni parlamento üyeleri de belirlenecek. Seçmenler, iki oy pusulasını tek zarfa koyarak seçimini yapacak.

Cumhurbaşkanı seçiminde 6 aday yarışacak. AK Parti ve MHP’nin kurduğu “Cumhur İttifakı” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı, CHP Muharrem İnce’yi, HDP ise Selahattin Demirtaş’ı cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdi.

Seçmenlerin imzasıyla cumhurbaşkanı adayı olmak üzere başvuran ve gerekli 100 bin imzayı toplayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek de cumhurbaşkanı olabilmek için yarışacak.

Cumhurbaşkanı adaylarının pusuladaki yeri YSK’de çekilen kurayla belirlendi. Buna göre, 24 Haziran’daki seçimde kullanılmak üzere cumhurbaşkanı adayları için hazırlanan oy pusulasında birinci sırada Muharrem İnce, ikinci sırada Meral Akşener, üçüncü sırada Recep Tayyip Erdoğan, dördüncü sırada Selahattin Demirtaş, beşinci sırada Temel Karamollaoğlu, altıncı sırada da Doğu Perinçek yer alacak.

Parlamentonun yeni üyeleri belirlenecek

27. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne AK Parti, CHP, HDP, HÜDA PAR, İYİ Parti, MHP, Saadet Partisi ile Vatan Partisi katılacak. BTP seçimlerden çekildi. BBP’nin adayları AK Parti, DP’nin adayları ise İYİ Parti listelerinden seçime girecek.
Tüm yurtta, oy verme saatleri 08.00-17.00 olarak uygulanacak. Oy vermenin bitiş saati geldiği halde sandık başında oylarını vermek üzere bekleyen seçmenler varsa, sandık kurulu başkanı seçmenleri saydıktan ve kimliklerini aldıktan sonra sıra ile oylarını kullanmalarına izin verecek. YSK’nin belirlediği bitiş saatinden sonra gelen seçmen oy kullanamayacak.
Seçimler ilklere sahne olacak

Seyyar sandık uygulaması, 100 bin imzayla cumhurbaşkanı adaylığı, cumhurbaşkanı ve milletvekili seçimi için aynı gün sandığa gidilmesi gibi pek çok ilke sahne olacak 24 Haziran’daki seçimlerde ayrıca Türk siyasi tarihinde ilk kez siyasi partiler ittifak yaparak seçime girecek.

Siyasi partilerin oy pusulasındaki yeri için YSK’de yapılan kura çekimine göre AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu, BBP’nin destek verdiği “Cumhur İttifakı” oy pusulasının ilk sırasında, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi ve Demokrat Partinin (DP) kurduğu “Millet İttifakı” son sırasında olacak. Oy pusulasında HÜDA PAR ikinci, Vatan Partisi üçüncü, HDP dördüncü sırada yer alacak.

Seçmenlere seyyar sandık

24 Haziran seçimlerinde ilk kez hayata geçirilecek engelli ve yatağa bağımlı hastalar için seyyar sandık uygulaması kapsamında başvurusu kabul edilen seçmenler, sandıkların kendilerine getirilmesi suretiyle bulundukları yerde oy kullanabilecek.

Seyyar sandık kabini, yatağa bağımlı seçmenin evinde, “gizlilik temin edilecek ve oy kullanma rahatlığı sağlanacak” bir yere yerleştirilecek. Bu kapsamda, 702 ilçede bin 227 sandık kurulacak.

60 ülke ve 123 temsilcilikte sandık

Cumhurbaşkanı ve 27. Dönem Milletvekili Seçimi’nde Yurt Dışı Seçmen Kütüğü’ne kayıtlı seçmenler için 60 ülke ve 123 temsilcilikte 7 Haziran’dan 19 Haziran’a kadar azami 13 gün süre ile oy kullandırılacak.

Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci tura kalması halinde ise yurt dışında 30 Haziran-4 Temmuz’da ve azami 5 gün süre ile oy verilecek.

Yurt dışındaki temsilciliklerde oy verme saatleri hafta içi ve hafta sonu 09.00-21.00 olarak uygulanacak, aynı ülke içinde oy kullanma gün ve saatleri aynı olacak.

Yurt dışındaki seçmenlerin oy kullanacağı ülkelerden Almanya’da 13, ABD’de 7, Fransa’da 6, Rusya, Çin ve Yunanistan’da 4’er, Avustralya, Avusturya, Azerbaycan, Bulgaristan, İsviçre, İran ve Kazakistan’da ise 3’er temsilcilikte oy verilebilecek.
24 Haziran’da bazı ülkelerdeki oy kullanma tarih ve süreleri şöyle:

“Almanya, Avusturya, Fransa: 7-19 Haziran (13 gün), Danimarka: 9-19 Haziran (11 gün), Avustralya: 9-17 Haziran (9 gün), Norveç: 14-19 Haziran (6 gün), Belçika, Hollanda, İsviçre: 15-19 Haziran (5 gün), Birleşik Krallık: 16-19 Haziran (4 gün), KKTC, Kanada, Bulgaristan: 16-18 Haziran (3 gün), Çin, Rusya, Romanya, Suudi Arabistan, Yunanistan, Lübnan, İsrail, Ukrayna: 16-17 Haziran (2 gün), Azerbaycan, Irak, İran, İrlanda, İspanya, Mısır, Malta, Özbekistan, Sırbistan: 17 Haziran (1 gün)”

Yurt Dışı Seçmen Kütüğü’ne kayıtlı vatandaşlar oylarını gümrük kapılarında da verebilecek. Gümrük kapılarında tatil günleri dahil 24 saat süre ile oy kullanılabilecek. Gümrük kapılarında oy verme işlemi 24 Haziran saat 17.00’de sona erecek.
Yurt dışındaki vatandaşların oy kullanabileceği gümrük kapıları şöyle:

“Sarp Karayolu, Kapıkule Karayolu, İpsala Karayolu, Hamzabeyli Karayolu, Karkamış Karayolu, Cilvegözü Karayolu, Öncüpınar Karayolu, Çobanbey Karayolu, Dereköy Karayolu, Şakirpaşa Havalimanı, Esenboğa Havalimanı, Antalya Havalimanı, Çardak Havalimanı, Hasan Polatkan Havalimanı, Elazığ Havalimanı, Gaziantep Havalimanı, Hatay Havalimanı, Süleyman Demirel Havalimanı, Atatürk Havalimanı, Sabiha Gökçen Havalimanı, Adnan Menderes Havalimanı, Erkilet Havalimanı, Konya Havalimanı, Dalaman Havalimanı, Bodrum-Milas Havalimanı, Samsun Çarşamba Havalimanı, Trabzon Havalimanı, Zonguldak Çaycuma Havalimanı, Kuşadası Limanı, Ayvalık Limanı, Derince Limanı, Mersin Limanı, Taşucu Limanı ve Samsun Limanı.”

Seçim takvimin önemli aşamaları

– 13 Haziran: Başvuran cumhurbaşkanı adayları ile siyasi partilerin radyo ve televizyonda yapacakları propaganda konuşmalarının yayın ve zaman sıralarının belirlenmesi için ad çekilecek.
– 14 Haziran: Propaganda serbestliği ve bir kısım seçim yasakları başlayacak.
– 17 Haziran: Radyo ve televizyon propaganda konuşmaları başlayacak. Seçmen bilgi kağıtlarının seçmene dağıtımı tamamlanacak.
– 19 Haziran: Yurt dışında oy verme işlemi sona erecek.
– 23 Haziran: Seçim propagandası saat 18.00’de sona erecek.
– 24 Haziran: Oy verme günü. Seçim yasakları saat 24.00’te sona erecek. Cumhurbaşkanı seçimi geçici sonuçları ilan edilecek. (saat 23.59)

İkinci oylamaya ilişkin takvim

İlk oylamada geçerli oyların salt çoğunluğu sağlanmadığı takdirde 8 Temmuz 2018 pazar günü yapılacak ikinci oylamaya ilişkin seçim takvimi ise şöyle işleyecek:

– 25 Haziran: İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması halinde aday ikamesinin son günü. (Saat 17.00). İkinci oylama propaganda döneminin başlangıcı.
– 26 Haziran: İlçe seçim kurulu kararları ile birleştirme tutanaklarına karşı il seçim kuruluna yapılacak itirazın son günü. (Saat 17.00). İlçe seçim kurulu kararlarına karşı yapılan itirazlar il seçim kurullarınca en geç 23.59’a kadar karara bağlanacak.
– 28 Haziran: İl seçim kurulu kararlarına ve il birleştirme tutanaklarına karşı yapılan itiraz YSK’ce karara bağlanacak.
– 29 Haziran: YSK kesin seçim sonuçlarını ilan edecek.
– 30 Haziran: Gümrük kapılarında ve yurt dışında oy verme işlemine başlanacak.
– 4 Temmuz: Yurt dışında oy verme işlemi sona erecek.
– 7 Temmuz: Seçim propaganda dönemi saat 18.00’de sona erecek.
– 8 Temmuz: Oy verme günü. Seçim yasakları saat 24.00’te sona erecek.
– 9 Temmuz: Cumhurbaşkanı seçimi geçici sonuçları ilan edilecek.
– 12 Temmuz: YSK kesin seçim sonuçlarını ilan edecek. 

ha-ber.com

 

Türkiye'de basın özgürlüğü için kampanya

Türkiye’de basın özgürlüğü için kampanya

Uluslararası Basın Enstitüsü öncülüğündeki basın kuruluşları Türkiye’de bağımsız gazetelere destek olmak için kampanya başlattı. Enstitü Direktörü Trifoni, “Bağımsız gazetecilik hayatta kalma mücadelesi veriyor” diyor.

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) dünya genelinde basın özgürlüğünün güçlendirilmesi için mücadele eden dünyanın en eski kuruluşlardan birisi. Basın Ensütitüsü, Pan-Avrupa Gazeteci Organizasyonu, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi(ECPMF) Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN) ve PEN Almanya’nın desteğiyle Türkiye’de bağımsız basına destek için “Abone oluyorum” (I Subscribe) kampanyası başlattı.

Türkiye’de basın özgürlüğü konusunda hiç de iyimser olmadığını vurgulayan IPI Direktörü Barbara Trifoni, “Türkiye’de bağımsız gazetecilik hayatta kalma mücadelesi veriyor” diyerek Türkiye’de bağımsız gazeteler için neden abonelik kampanyası başlattıklarını özetledi.

Amaç bağımsız gazetelere destek vermek

Uluslararası Basın Enstitüsü’nün öncülüğünde başlatılan abonelik kampanyasında amaç Türkiye’de az sayıda bağımsız gazeteye dünya genelinde abone olunmasını sağlayarak bu gazetelere destek sunmak. Kampanyaya Avrupa Parlamentosu milletvekili Rebecca Harms da destek veriyor. 

Avrupa Parlamentosu’nun Yeşiller partili milletvekili Rebecca Harms, DW’ye yaptığı açıklamada Türkiye’de gazeteciler ve medya sektörü çalışanlarının durumunun “şoke edici” olduğunu söyledi. Harms, “Birçok kişi uzun yıllar ya da ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. Birçok gazeteci yurtdışına gitti ancak orada da korku içinde yaşıyorlar. Türkiye’deki gazeteciler bana sürekli olarak askeri rejim dönemlerinde bile bu kadar sertlik görmediklerini anlatıyorlar” dedi. 

“Hükümetin medyaya etkisi”

Türkiye’de basın özgürlüğü konusundaki durum hakkında “turkey purge” platformunun internet sayfası da fikir veriyor. Bu sitede Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana gözaltı ve tutuklamalarla ilgili bilgilere yer veriliyor. Sitede yer alan verilere  göre 319 gazeteci hali hazırda tukuklu. 189 medya kuruluşu darbe girişiminden sonra kapatıldı.   

Mart ayında Türkiye’nin en köklü ve büyük medya gruplarından Doğan’ın satılacağı haberi açıklandı. CNN Türk, Hürriyet, Hürriyet Daily News, Posta, Fanatik, Kanal D gibi tanınmış televizyon kanalları ve gazeteleri bünyesinde barındıran Doğan Grubu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Demirören grubuna satıldı.

Hükümetin medyaya etkisi sadece özel medya kuruluşlarıyla sınırlı değil. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Kasım 2015’deki genel seçimlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve partisi Adalet ve Kalkınma Partisi’ne (AKP) ) seçimlerden bir ay önce toplam 100 saat ayırırken, bütün muhalif partilere ayrılan sürenin toplamı 100 saatin sadece dörtte biriydi. 

Uluslararası Basın Enstitüsü basın açıklamasında, Türkiye’de iktidarla medya kuruluşları arasındaki bağlantı konusunda, “Ülkedeki medyanın yüzde 90’ı hükümetin etkisi altında” ifadesini kullandı. 

Kampanyanın merkezinde Cumhuriyet var

Basın Enstitüsü ve diğer basın kuruluşlarının başlattığı “Abone oluyorum” kampanyasının merkezinde hükümete yönelik eleştirileriyle tanınan muhalif Cumhuriyet gazetesi bulunuyor. 1924 yılında kurulan Cumhuriyet Türkiye’nin en köklü gazetelerinden biri. Cumhuriyet gazetesi yazar ve muhabirlerine yönelik olarak açılan davada Nisan ayında karar çıktı. Gazete İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, araştırmacı gazeteci Ahmet Şık, Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun da aralarında bulunduğu 15 kişi hapis cezalarına çarptırıldı.

Yeşiller Partili Avrupa Parlamentosu milletvekili Rebecca Harms “Abone oluyorum” kampanyasıyla Cumhuriyet gazetesine yardım edilebilmesini umuyor. Harms, “Aboneliğimin Cumhuriyet’in cesur çalışmalarına devam ettirmesine katkı sağlaması beni mutlu ediyor. Hem de gazetenin sponsorlar ve reklam partnerlerini kaybettiği bir dönemde. Umarım mümkün olduğunca fazla sayıda insanı Cumhuriyet’e abone olmaya ikna edebiliriz. Bu, özgür basın, hukuk ve düşünce özgürlüğüne hizmet ediyor. Bu özgürlük ve demokrasi aboneliği” diye konuştu.   

IPI Direktörü Barbara Trifonu de bu konuda benzer görüşte: “Bağımsız medya kuruluşuna abone olmak somut bir adım. İnsanlar dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, yardım edebilirler.”

Türkiye basın özgürlüğü listesinde geriledi

Türkiye’de basın özgürlüğünün içinde bulunduğu durum, uluslararası alanda hazırlanan raporlara da yansıyor. Basın özgürlüğü konusundaki raporlara göre AKP’nin 2002 yılında iktidara gelmesinden bu yana ülkede basın özgürlüğünün durumu giderek kötüleşti. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün açıkladığı Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde Türkiye 2002 yılında 99’uncu sıradaydı. 2018 yılında ise 180 ülkenin yer aldığı listede 157’inci sıraya geriledi. (Kaynak: DW)

ha-ber.com

 

"Kavgasız bir Türkiye istiyoruz"

“Kavgasız bir Türkiye istiyoruz”

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Kavgasız bir Türkiye, barış içinde yaşayan, kimsenin ötekileştirilmediği, inanç özgürlüğünün, kadın erkek eşitliğinin olduğu, annelerin umutla çocuklarını okula gönderdiği bir Türkiye istiyoruz.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Muratpaşa Belediyesi tarafından kent meydanında düzenlenen iftar programında vatandaşla bir araya geldi.

Burada bir konuşma yapan Kemal Kılıçdaroğlu, hak, hukuk ve adaleti gerçekleştirmek için mücadele edeceklerini belirterek, kimseyi kimliğinden, inancından ötürü yabancılaştırmayacaklarını ifade etti.

İnsanı insandan ötürü seveceklerini, bütün insanları kucaklayacaklarını, rahmeti bol ramazan ayında sevgiye ve huzura özlem duyulduğunu, gerginlik istemediklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu, “Müslüman dünyasında kan akmasın istiyoruz. Adaleti yakalamak hepimizin ortak görevi olmalıdır. Her zaman insana saygı duydum. Her zaman insanların kötülüklerden uzak durması, insanların kazanılması için mücadele ettim.” diye konuştu.

Sevgiyi, barışı egemen kılmak için mücadele ettiğini, siyasete atıldıktan sonra da aynı felsefeyle mücadele gösterdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Bu ülkeye demokrasiyi, düşünce özgürlüğünü, can ve mal güvenliğini getirmek hepimizin görevidir. Muharrem İnce’yi cumhurbaşkanı, Millet İttifakı’nı da parlamentoda çoğunluk olarak gördüğümüz zaman göreceksiniz ki bu ülkeye, barışı huzuru kardeşliği getireceğiz. En ufak bir endişem yok. Kavgasız bir Türkiye, barış içinde yaşayan, kimsenin ötekileştirilmediği, inanç özgürlüğünün olduğu, kadın erkek eşitliğinin olduğu, annelerin umutla çocuklarını okula gönderdiği bir Türkiye istiyoruz.”

“Adalet, soylu bir kavramdır”

Herkesin çalıştığı, aş ve iş sahibi olduğu bir Türkiye arzuladıklarını aktaran Kılıçdaroğlu, her evde tencerenin kaynadığı, yoksulluğun olmadığı, barış içinde güçlü bir Türkiye vadettiklerini bildirdi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Adalet, soylu bir kavramdır. Adalet devletin temelini oluşturur, insanın adaletten uzaklaşması kadar acı bir şey yoktur. Adalet bir kutup yıldızı gibidir, yerinde sabit durur fakat bütün kainat onun etrafında döner. Hak, hukuk ve adalet aynı kavramlardır.” dedi.

Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da üreten bir Türkiye hayal ettiklerini, bunun için de belediye olarak konteyner, park bahçe mobilyası ve asfaltı kendilerinin ürettiğini anlattı.

Yaşlı bakım evlerinin, eğitim kurumlarının model olduğunu belirten Uysal, 21 bin insana sürdürülebilir sosyal hizmet verdiklerini aktardı. 

ha-ber.com

 

Almanya’da Türkler sandık başında

Almanya’da Türkler sandık başında

AK Parti İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı Sırakaya, Türkiye’nin Essen Başkonsolosluğunda oyunu kullandı.

AK Parti İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı Zafer Sırakaya, oyunu kullandıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, Almanya başta olmak üzere Batılı ülkelerin Türkiye’deki seçimlere yönelik tavrını eleştirerek, vatandaşın bu çifte standartlı tutuma karşı en güzel cevabı sandıkta vereceğini söyledi.

Sırakaya, “Bu süreç içerisinde Avrupa’daki vatandaşlarımızı bilinçlendirme noktasında sadece sadece AK Parti’ye engel konulurken, propaganda yapmaları için kimi siyasi partilere ise her türlü platform oluşturuldu. Özellikle PKK terör örgütünün siyasi uzantısı olan partilere her türlü çalışma zemininin teşvik edildiği bir süreci yaşadık.” dedi.

Sırakaya, bu oyunu gören vatandaşın en iyi cevabı sandıkta vereceğini ifade ederek, “Vatandaşlarımızın tüm bu yaşanan süreçlerle birlikte bu oyunu görüp oylarını ona göre vereceklerini ümit ediyoruz.” diye konuştu.

Seçimlerde bir öncekine oranla katılımın artmasını ümit ettiklerini dile getiren Sırakaya, “Önümüzdeki süreç içerisinde, bir önceki referandumda kullanılan yüzde 47,91’lik katılım oranının üzerine çıkacağını umut ediyoruz.” ifadesini kullandı.

Yurtdışı seçim beyannamesi olan tek partinin AK Parti olduğuna işaret eden Sırakaya, şunları kaydetti:

“Özellikle yeni neslimizin aidiyet bilincini geliştirme noktasında gayreti olan tek siyasi partiyiz. Yurt dışındaki vatandaşlarımıza yönelik kültürel ve dil konusunda çalışma yürüten, TRT Türk’ün yeniden yapılandırılıp bir diaspora televizyonu haline gelmesi noktasında düşüncesi olan siyasi partiyiz.”

Almanya’daki seçmenler, 7-19 Haziran tarihlerinde yerel saat ile 09.00-21.00 arasında istedikleri başkonsoloslukta randevu almaksızın oylarını kullanabilecek.

ha-ber.com

 

"Fark edilebilir görüş ayrılıkları var"

“Fark edilebilir görüş ayrılıkları var”

Almanya Başbakanı Merkel, ABD Başkanı Donald Trump ile fark edilebilir görüş ayrılıklarının bulunduğunu söyledi.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ABD Başkanı Donald Trump ile fark edilebilir görüş ayrılıklarının bulunduğunu söyledi.
Merkel, Kanada’nın Quebec City kentinin Charlevoix kasabasında gerçekleşen G7 Zirvesi çerçevesinde düzenlenen basın toplantısında, ABD Başkanı Trump ile zirve kapsamında ve sonuç bildirgesinin hazırlanması çalışmasında yoğun görüşmeler yaptığını belirtti.

“Fark edilebilir görüş ayrılıkları var.” diyen Merkel, Trump ile doğrudan konuşma olanağı bulmasının kendisi için değerli olduğunu kaydetti.

Burada yoğun tartışmaların yaşandığını ancak zirvede bir sonuç bildirgesinin açıklanmasını beklediğini ifade eden Merkel, ticaret alanında da ABD ile ortak bir metnin yer alacağını varsaydığını belirtti.

Ancak bunun ayrıntılardaki sorunları çözmeyeceğini vurgulayan Merkel, “Burada ABD ile Avrupa Birliği (AB) arasında farklı görüşler var. Bunları değerlendirmeye karar verdik. Ancak bu farklı görüşler giderilmedi.” diye konuştu. Merkel, bundan dolayı, AB tarafının uluslararası kurallara uygun davrandığına inandığı somut konuların ele alınmasına devam edeceğini söyledi.

Rusya’nın yeniden zirveye katılıp katılmamasına ilişkin değerlendirmede bulunan Merkel, bu konuda Minsk Anlaşması’nın uygulanmasında önemli ilerlemeler sağlandıktan sonra Rusya’nın bu masada yer alma imkanının olabileceğini yineledi.
Singapur’da Trump ile Kuzey Kore lideri Kim Jong-un ile yapılacak görüşmeye ilişkin de görüşlerini dile getiren Merkel, bu görüşmeyle Kore Yarımadası’nın nükleer silahlardan arındırılması konusunda ilerleme sağlanmasını dilediğini kaydetti.

ha-ber.com

 

Müzikle "barış" mesajı veriyorlar

Müzikle “barış” mesajı veriyorlar

Antakya Medeniyetler Korosu, yurt içi ve dışında verdiği 400 konserle milyonlarca insana “birlik ve beraberlik içinde kardeşçe yaşanabileceği” mesajını ulaştırdı.

İmam, papaz, haham gibi üç semavi din ve farklı kültürlerin gönül elçilerini barındıran Antakya Medeniyetler Korosu, yurt içi ve yurt dışında gerçekleştirdiği konserlerle, farklılıklara rağmen barış ve huzurla bir arada yaşanabileceği mesajını veriyor.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Süleymanpaşa Belediyesi tarafından organize edilen 54. Uluslararası Kiraz Festivali kapsamında kentte konser veren korunun başkanı ve şefi Yılmaz Özfırat, koronun, 2007 yılında farklı din, kültür ve meslek gruplarından bir araya gelen kişilerden oluştuğunu söyledi.

Koroyla barış ve huzur içinde bir şeyler yapabileceğini dünyaya göstermeye çalıştıklarını ifade eden Özfırat, “Koro 2007 yılında Hatay Valiliği’nin bir projesi olarak kuruldu. Tek bir düşüncesi vardı, ‘Yaratılanı severim, Yaradan’dan ötürü’ felsefesini dünyaya göstermek. Bugüne kadar Cumhurbaşkanımızın himayelerinde ABD’de, Fransa ve dünyanın farklı noktalarında 400’den fazla konser verdik. Koromuz şu an 200 kişiden oluşuyor.” dedi.

“Türkiye dünyaya medeniyeti göstermek için güzel bir örnek”

Özfırat, ister Müslüman ister Hristiyan isterse Yahudi olsun herkesin tek bir Allah’ın kulu olduğunu belirterek, “Antakya Medeniyetler Korosu ülkemizin yurt dışında yanlış tanıtılmasına karşı oluşturulmuş bir topluluktur. Yurt dışına her gidişimizde bizim ülkemizdeki bir takım olayların bütün ülkede oluyormuş gibi anlatıldığını gördük. Tüm bunlara inat biz ‘Alevi’si, Sünni’si kardeştir, Türk’ü, Kürt’ü kardeştir bakın bir arada yaşıyoruz, bizi lütfen bu işlere alet etmeyin’ diyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, bütün dünyaya medeniyeti göstermek için gerçekten güzel bir örnektir.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’yi çok yanlış tanımışız diyorlar”

Özellikle yurt dışında verdikleri konserlerden sonra insanların kendilerine “Türkiye’yi çok yanlış tanımışız” dediğini aktaran Özfırat, şunları kaydetti:

“Osmanlı’daki taba kültüründe olduğu gibi herkesi kucaklayıp, ‘ülkemizdeki nüfusun yüzde 98’i Müslümandır ama yüzde ikilik kesim de bizim evladımızdır.’ diyebilmek önemlidir. Peygamber Efendimizin veda hutbesinde ‘Azınlıklar size emanetimdir’ demiştir. Bunu dünyaya gösteren en güzel topluluğun biz olduğumuzu düşünüyorum. Her yurt dışına çıkışımızda bizim konserlerimizden sonra ‘Biz Türkiye’yi böyle bilmiyorduk’ diye yaklaşıyor insanlar. Biz de diyoruz ki; ‘lütfen gelin bunu yerinde görün. Burada kilise ile havra yan yanadır, cami ile kilise yan yanadır. İnsanlar burada hür ve özgür şekilde dinlerini, ibadetlerini gerçekleştirebilir.’ Başta bütün devlet büyüklerime verdikleri destek için teşekkür ediyorum.”

Özfırat, Türkiye’yi ve ülkenin kültürünü müzikle insanlara aktarıyor olmaktan dolayı mutlu olduklarını sözlerine ekledi.

ha-ber.com

 

"Bizim gündemimizde af diye bir şey yok"

“Bizim gündemimizde af diye bir şey yok”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizim gündemimizde af diye bir şey yok.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zeytinburnu’nda seçim otobüsü üzerinden vatandaşlara seslendi. 

“Bu coşku Allah’ın izniyle bu işi bitirir”

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin, “Fabrikaların yerine şehir kıraathaneleri yapacaklar” dediğini kaydeden Erdoğan, “Ne alakası var. Önce bir defa bunun ne olduğunu öğren. Kıraathane ne demek bunu öğren.” diye konuştu. 

Her ilçede en az bir tane şehir kıraathanesi olacağını belirten Erdoğan, 7’den 70’e herkesin buradan yararlanacağını, internet, çay, kahve, kek olacağını, bunlardan ücret de alınmayacağını söyledi. 

Seçimlere 13 gün kaldığını hatırlatan Erdoğan, gençlerden, kadınlardan gece gündüz demeden çalışmalarını istedi. Erdoğan, “Şunu söyleyeceksiniz, ‘Yaparsa AK Parti yapar. Vakit Zeytinburnu vaktidir. Vakit ekonomi vaktidir. Vakit İstanbul vaktidir. Vakit kardeşlik vaktidir. Vakit Türkiye vaktidir” diye konuştu. 

“Dik dur eğilme” tezahüratları üzerine Erdoğan, “Biz sadece ve sadece Allah’ın huzurunda, rükuda eğildik ve secdede eğildik ama son zamanlarda dikkat ederseniz rükuda ve secdede eğilenler artmaya başladı. Anlıyorsunuz değil mi? Bugüne kadar aklınız neredeydi? Bu emirler yeni mi geldi? Kıyam, kıraat, rüku, sücud bunlar yeni mi geldi, neredeydiniz? Ama alışacaklar, er veya geç alışacaklar ama biz dik duralım.” ifadelerini kullandı 

“Birinci turda bitirmeye var mıyız?” diye kalabalığa soran Erdoğan, coşkulu bir “Evet” yanıtını alınca, “Bu heyecan, bu coşku Allah’ın izniyle bu işi bitirir. Fakat bizi tabii Parlamento’da yalnız bırakmayacaksınız değil mi?” dedi.

Af talebi

Kalabalıktan birisinin af şeklinde tezahüratta bulunması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

“Bak canım kardeşim, bak cevap vermiyordum bu işlere şimdi vereceğim. Kusura bakmayın. Bakınız, şunu bilin, bizim gündemimizde af diye bir şey yok. Yani bu konularda kimse bize farklı yaklaşım göstermesin. Kimse bize farklı bir yaklaşım göstermesin. Yani insan, eğer yargı haklarında bir hüküm vermişse, içeriye girmişse, onları affetme yetkisi bizim değil. Bu bir. İki, şu anda Parlamento’nun böyle bir işlevi yok, bu da ortada. Biz kalkıp da bu işi oya tahvil etmek için bir af çıkartmayız. Bunun istismarına da fırsat vermeyiz. Böyle bir şeye hakikaten olması gerekenler varsa bunlar seçim sonrası konuşulacak şeylerdir. Seçimden sonra olabilecek bir şey varsa bunlar yapılır ama şu anda seçime kalmış 14 gün, 13 gün kalkıp bunu istismar etmek. Böyle şey olmaz. Değil mi? Şu anda benim halkımın içinde idam isteyenler var. Ben ne dedim? Bu FETÖ’culara, bu insanları haksız yere katledenlere, eğer bana Meclis’ten geçer de önüme gelirse ben bunu onaylarım dedim. Fakat bunların hepsi şu anda geride. Biz şu anda önce seçimlere bakıyoruz. Seçimleri bir hayırlısıyla inşallah halledelim.”

Birlik beraberliğin, kardeşliğin önemli olduğunu kaydeden Erdoğan, rabia işareti yaparak, “Tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet” söylemini yineledi. Erdoğan, “Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız.” ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanlığı korumaları, burada bekleyen çocuklara oyuncak hediye etti. 

AK Parti İl Başkanlığı’nda organize edilen sahur programına katıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan daha sonra Başbakan Binali Yıldırım ile birlikte, AK Parti İl Başkanlığı’nda organize edilen sahur programına katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yenikapı Avrasya Gösteri Merkezi’ndeki programının ardından Zeytinburnu’nda Merkezefendi Şehir Kütüphanesi’ni ziyaret etti. 

Erdoğan, daha sonra sahur programına katılmak üzere Sütlüce’deki AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na geldi. 

Erdoğan burada, Başbakan Binali Yıldırım, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Savunma Bakanı Nurettin Canikli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti genel başkan yardımcıları, AK Parti İl Başkanı Bayram Şenocak ile milletvekili adayları, mahalle başkanları ve partililerle bir araya geldi.

Basına kapalı gerçekleşen programda, Erdoğan’ın seçim çalışmaları hakkında bilgi aldığı ve seçim değerlendirmesi yaptığı öğrenildi.

ha-ber.com

 

Almanya'da İlkay Gündoğan'a protesto

Almanya’da İlkay Gündoğan’a protesto

Almanya’nın Suudi Arabistan’ı 2-1 yendiği hazırlık maçında taraftarlar, İlkay Gündoğan’a tepki gösterdiç

Rusya’da düzenlenecek FIFA 2018 Dünya Kupası hazırlıkları kapsamında Almanya ile Suudi Arabistanarasında oynanan karşılaşmaya, Türk asıllı Alman oyuncu İlkay Gündoğan’a karşı yapılan protestolar damga vurdu.

Leverkusen kentindeki BayArena’da oynanan karşılaşmanın 57. dakikasında Marco Reus’un yerine oyuna giren Türk asıllı Alman oyuncu İlkay Gündoğan’a taraftarlar tepki gösterdi. Türk asıllı oyuncunun ayağına top geldiği anlarda taraftarlar, ıslıkla protesto etti.

Oyuncusuna sahip çıkan Almanya Milli Takımı’nın teknik direktörü Joachim Löw ise taraftarların yanına giderek tepkilerine son vermesini ve İlkay Gündoğan’ı alkışlamasını istedi.

Maç sonunda basın mensuplarına konuyu değerlendiren Alman çalıştırıcı, “İlkay, milli takımımızın önemli bir oyuncusu. Ona bu şekilde tepki göstermek hepimize zarar veriyor. Gerçekten kimseye bir faydası yok.” ifadelerini kullandı.

İlkay Gündoğan, geçen hafta oynanan ve Almanya’nın Avusturya’ya 2-1 yenildiği hazırlık maçında da benzer protestolara maruz kalmıştı. İngiltere Premier Lig’de oynayan Türk futbolcular Cenk Tosun, Mesut Özil ve İlkay Gündoğan, geçen ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Londra’da buluşarak fotoğraf çektirmişti.

Öte yandan, karşılaşmayı Almanya, ilk yarıda Timo Werner ve Omar Hawsawi’nin kendi kalesine attığı gollerle 2-1 kazandı. İkinci yarıda Taisir Al Jassim ile ağları havalandıran Suudi Arabistan, bir de penaltı kaçırdı.

ha-ber.com

 

Kanada'daki G7 Liderler Zirvesi sona erdi

Kanada’daki G7 Liderler Zirvesi sona erdi

Dünyanın en büyük ekonomisine sahip gelişmiş yedi ülkeden oluşan G7 Grubu’nun Kanada’nın Charlevoix bölgesinde düzenlenen Liderler Zirvesi sona erdi.

G7 olarak da bilinen dünyanın en büyük ekonomisine sahip gelişmiş yedi ülkeden oluşan grubun Kanada’nın Charlevoix bölgesinde gerçekleştirilen Liderler Zirvesi sona erdi.

Zirvenin kapanışını düzenlediği basın toplantısı ile duyuran ve aynı zamanda G7 Dönem Başkanı da olan Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Kanada heyetinin son dakika lobicilik çabaları sonrası, tüm liderlerin ortak bir zirve tebliğini kabul ettiklerini söyledi.
Başbakan Justin Trudeau, ABD Başkanı Donald Trump’un, ticaret hakkındaki gelişmelere dair duruşuna rağmen, iki günlük zirvenin sonunda büyük bir başarı yakaladıklarını ifade etti.

Trudeau, G7’nin bazı üyelerinden temiz okyanusları teşvik etmek ve yoksul ülkelerdeki kız çocukları için eğitime daha iyi erişim sağlamak amacıyla sağlam taahhütlere işaret ederek, liderlerin yalnızca beşinin bu konulara destek verdiğini, ABD ve Japonya’nın da bu hususu, imza atmadan kabul ettiklerini söyledi.

Kanada Başbakanı Trudeau, ABD ile aralarındaki gümrük tarifeleri konusunda daha önce söylediklerinin aynen geçerli olduğunu yineleyerek, “Biz Amerikalı işçiler zarar görsün demiyoruz ama Kanada da zarar görmesin.” diye konuştu.

“Yapılacak çok iş var”

Trudeau, basın toplantısında, “Yapılması gereken çok iş var. Ancak zirve, herşeye rağmen başarılı oldu.” dedi. Trudeau, Kanada, Avrupa Birliği, Almanya, Japonya, İngiltere ve Dünya Bankası’nın kriz ve çatışma durumlarından mağdur olan kadın ve kız çocuklarına 3,8 milyar dolarlık bir eğitim vermek için anlaşmaya vardığını ancak ABD’nin ilke olarak desteklediği bu girişime fon vermediğini ifade etti.

Ortak bildiri geç yayımlandı

Öte yandan Kanada Başbakanı Justin Trudeau’nun, zirveye katılan tüm liderlerin kabul ettiklerini söylediği ortak bildiri, geç saatlerde yayımlandı.

Bildiride, herkesi kapsayan büyümeye yatırım yapılmasının benimsendiği, gelecekte etkili olacak iş ve meslek alanlarına hazırlık yapılacağı, cinsiyet eşitliğinin ve kadınların güçlendirilmesinin geliştirilmesine katkı verileceği duyuruldu.

Daha huzurlu, barış dolu ve güvenli bir dünya inşa etmek için işbirliği vurgulanan bildiride, iklim değişikliği, ve temiz enerji konularında birlikte çalışma kararı alındığı açıklandı.

2019’da G7 Dönem Başkanı Fransa

Bildirinin sonunda, G7 Dönem Başkanlığının 2019 yılı için Fransa’ya geçtiği ve 45. G7 Liderler Zirvesi’nin bu ülkede yapılacağı belirtildi.

Protestolar devam ediyor

Öte yandan G7 karşıtı grupların, Quebec City kentindeki protesto gösterileri ise zirve bitmesine rağmen devam ediyor. Kent sokaklarını dolduran binlerce gösterici, kapitalizm ve küresel sermaye karşıtı sloganlar ile sürekli olarak yürüyüş yapıyor. Kanada polisinin aldığı yoğun güvenlik önlemlerine, ordu birlikleri de destek veriyor.

Yeniden G8 olma ihtimali

1998’den 2014’e kadar 8 ülkenin üye olduğu ve G8 olarak bilinen grup, 2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesi nedeniyle gruptan çıkarılmasının ardından G7 olarak anılmaya başlanmıştı. Kanada ile Fransa, Almanya, İtalya, Japonya, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleri’nden oluşan G7, aynı zamanda dünyanın en büyük ekonomisine sahip yedi ülkenin grubu olarak biliniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, ”Rusya da burada olmalı” açıklamalarının ardından, grubun yeniden G8 olup olmayacağı da merakla bekleniyor. G7 üyesi birçok ülke, Kırım’ı ilhak etmesi ve Ukrayna’ya karşı tutumları nedeniyle Rusya’ya karşı yaptırım uyguluyor.

ha-ber.com

 

Bayram tatiline turizmciler de vatandaşlar da hazır

Bayram tatiline turizmciler de vatandaşlar da hazır

Okulların kapanmasının ardından Ramazan Bayramı tatilini değerlendirmek isteyen vatandaşlar için hazırlıklarını tamamlayan turizmciler, ciddi bir yoğunluk yaşanmasını bekliyor.

Okulların kapanmasının ardından Ramazan Bayramı tatilini değerlendirmek isteyen vatandaşlar için hazırlıklarını tamamlayan turizmciler, tatilin kısa süreli olmasına rağmen otel doluluklarında görülen yüksek artış dolayısıyla ciddi anlamda yoğunluk yaşanmasını bekliyor.

Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmede bulunan Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, bu sene yurt dışından turizmcileri son derece mutlu eden bir talebin olduğunu belirterek, bu talebin çok hızlı şekilde geliştiğini kaydetti.

2018 yılı itibarıyla turizm açısından daha iyi bir yıl olacağını belirttiklerini hatırlatarak, şu an için aynı döneme oranla 2014 yılı rakamlarına yaklaşıldığını ifade eden Ayık, “Bayramda, özellikle Antalya için otellerin doluluk oranları yüzde 100’lere ulaşmış durumda. Türkiye’nin her yönünden çok ciddi bir hareketin olmasını bekliyoruz.” dedi. 

“Yaklaşık 600 bin insanın seyahat etmesi bekleniyor”

Ayık, tatil süresinin kısa olmasına rağmen yaklaşık 550-600 bin kişinin seyahat etmesini beklediklerine dikkati çekti.

Ramazan Bayramı’nda tatil süresinin az olmasına rağmen başta Antalya olmak üzere, Bodrum ve Çeşme’nin en çok talep edilen destinasyonlar olduğunu vurgulayan Ayık, “Yurt dışına olan taleplerin düşüşü, yurt içi taleplerini artırdı. Ancak yurt dışı tercihlerine baktığımız zaman özellikle İtalya başta olmak üzere Orta Avrupa başkentlerine ve Yunanistan’a ilgi büyük.” diye konuştu. . 

Ayık, genellikle vatandaşların paket turları tercih ettiğini belirterek, ayrıca serbest piyasa ekonomisi kapsamında, helal turizm alanında çalışan otellerin de bayram sezonlarında yoğun talep gördüğünü söyledi. 

“Bayram dönemi talebinde geçen yıla nazaran yüzde 15-20 civarında artış”

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Başkanı Firuz Bağlıkaya ise bu yılki Ramazan Bayramı tatilinin kısa olacağını, buna rağmen üye acentalardan aldıkları bilgiye göre bayram dönemi talebinde geçen yıla nazaran yüzde 15-20 civarında artış yaşandığını kaydetti.

Geçen yıl Ramazan Bayramı döneminde seyahat acentaları ile 250 bin kişinin tatile çıktığını anımsatan Bağlıkaya, şöyle devam etti:
“Bu yıl ise yaklaşık 300 bin kişinin seyahat acentaları aracılığıyla bayram tatiline çıkacağını öngörüyoruz. Bayram dönemi için turlarda kişi başı gecelik ortalama fiyat 150 TL’den başlayıp bin 500 TL’ye varan bir aralıkta değişiklik gösteriyor. Turizm sektöründe bayram tatili nedeniyle oluşacak cironun 500 milyon TL civarında olmasını bekliyoruz. Bayram döneminde iç pazardaki talebin yüksek seyretmesi yanında Almanya, Rusya, İngiltere ve İskandinav ülkelerinden Türkiye’ye talebin yüksek seviyede gerçekleşmesi neticesinde otel doluluk oranlarının yüzde 100 seviyesine ulaşacağını öngörüyoruz.” 

“Muhafazakar kesimin tatil talebinde artış gözleniyor” 

Erken rezervasyon kapsamında muhafazakar vatandaşların tercihi ettiği otelleri de seçenek olarak sunan çok sayıda üye acentalarının bulunduğunu aktaran Bağlıkaya, “Geçmiş yıllara kıyasla muhafazakar kesimin tatil talebinde artış gözleniyor. Bu talebi karşılamak için de yeni otel yatırımları yapılıyor. Seyahat acentaları olarak en büyük sorumluluğumuz, tüm vatandaşlarımızın sorunsuz, keyifli ve kaliteli tatil yapmalarıdır.” değerlendirmesini yaptı.

“İstanbul’dan diğer illere doğru yoğun bir akın yaşanmasını bekliyoruz”

Türkiye Otelciler Birliği (TÜROB) Başkanı Timur Bayındır da bayram dönemlerinde yerli tatilci açısından şehir otellerinin pek hareketli olmadığını belirterek, İstanbul’da ağırlıklı şehir otelleri olduğu göz önüne alınırsa bayram dönemi hareketliliğinin yerli turist açısından minimumda kalacağını ifade etti.

Bayram dönemlerinde İstanbul’a doğru değil, İstanbul’dan diğer illere doğru yoğun bir akın yaşandığını ifade eden Bayındır, “Bu yıl da bu akının yaşanmasını bekliyoruz. Ancak bayram tatili döneminin kısa olması, bir sonraki haftanın seçim haftası olması gibi nedenler bu yıl özellikle tatil amaçlı seyahatlerin yoğunluğunu biraz azaltacak gibi görünüyor.” diye konuştu. 

“Doluluk oranları bayram tatili vesilesiyle memnuniyet verici olacak”

Bayındır, kısa dönemli bayram tatillerinin özellikle Marmara Bölgesine yakın tatil yerlerine talebi artıracağına işaret ederek, şunları kaydetti:

“Son yıllarda özellikle hafta sonlarında yakın yerlere yönelik hafta sonu turizminde yoğun bir artış bekliyoruz. Bayram döneminde de hafta sonu turizmi çok daha hareketli olacaktır. Yabancı turist açısından İstanbul’u değerlendirmek gerekirse, özellikle Orta Doğu ve Arap ülkelerinden talep ramazan ayında da sürdü. Bayram döneminde de bu bölgeden gelen turist sayısında artış olacak. O yüzden doluluklar genel olarak geçen yıla göre yüksek seyrediyor.”

Akdeniz ve Ege bölgelerinde ise kısa tatile rağmen yerli tatilcilerden önemli bir talep gözlemlediklerini vurgulayan Bayındır, otellerde doluluk oranlarının bayram tatili vesilesiyle oldukça memnuniyet verici olacağını söyledi.

ha-ber.com