Kadınların iş hayatına atılmasına öncülük ediyor

Kadınların iş hayatına atılmasına öncülük ediyor

El Veren İnsan Derneği (ELVİNDER) Başkanı Yeşim Gürsoy, Samsun’da yaptığı çalışmalarla 100’den fazla kadının iş sahibi olmasını sağladı.
 
Gürsoy, kurucusu ve başkanı olduğu ELVİNDER’in Türk Anneler Birliği ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaptığını, bu kapsamda çeşitli çalışmalar yürüttüklerini söyledi.
 
Ailesi ve işinden kalan zamanını topluma faydalı olabilmek için ayırdığını belirten Gürsoy, “Benim geleceğim, arkamdan gelen gençliğin, ülkenin geleceğine bağlı. Onun için birilerinin çalışması gerekiyor. Biz de bu yola baş koyduk. Mutlulukla birinin bana sarılması ya da ‘Ben de şunu yaptım, bunu yaptım’ demesi, kadınların bunu başarması bana takılmış büyük madalya gibi geliyor.” ifadesini kullandı.
 
Gürsoy, dernek çalışmalarına başlarken kadınların istihdam edilmesini, iş gücü potansiyellerinin artırılmasını, istihdam yaratarak ülke ekonomisine katkı sağlamasını amaçladıklarını aktardı. Gürsoy, sahaya indiğinde kadınların sorunlarının çözülmeden istihdam edilmelerinin mümkün olmadığını gördüğünü dile getirdi.
Kadınları önce potansiyellerine göre sınıflandırdıklarını belirten Gürsoy, şunları dile getirdi:
 
“İstihdam yaratabilecek kadınlar ayrı eğitilmeli. Aynı zamanda iş gücü olmayan kadınlar eğitilerek koluna altın bilezik takılarak çalışabilir hale getirilmeli. Diğer taraftan kadının şiddet gibi sorunlarının çözülmesi gerekiyordu. Çözdüğüm her sorundan sonra bir aşı olmuş gibi hissediyorum. Bir problemi daha çözüyorsunuz, derken kanınıza bulaşıyor. Sonra yaşam felsefeniz haline geliyor.”
Hayata geçirdikleri projelere İçişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı ile yerel yönetimlerin destek verdiğini, böylece yüzlerce kadına eğitim ve kurs imkanı sağladıklarını kaydeden Gürsoy, bunun yanı sıra birçok kadını girişimci olması için cesaretlendirerek onların iş kurmasının önünü açtıklarını söyledi.
 
En büyük mutluluğu insanlara faydalı olmak
Yaptıkları işlerin çarpan etkisi bulunduğunu belirten Gürsoy, şu değerlendirmede bulundu:
“Siz yüz kişiye anlatırsınız, o gider evde iki kişiye daha anlatır. Samsun’da 18 yılda 30 binin üzerinde kadınla bir araya gelmişizdir. Yaptığımız İŞKUR ve KOSGEB projeleri sayesinde 100’den fazla kadın ya iş sahibi olmuş ya da iyi bir iş yerinde çalışabilir nitelikte beceri elde etmiştir. Bunlar sonuçlarını bildiklerimiz. Bilemediklerimizi ölçmemiz mümkün değil.”
 
Gürsoy, eğitimlere katılan kadınların aile yapılarının da değiştiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
 
“Bazen parçalanmak üzere olan aileleri görüyoruz. Bakıyoruz ki sorun sadece ekonomik. Böyle durumlarda aramızdaki avukat ve psikolog üyelerimiz ailelere psikolojik ve hukuksal destek veriyor. Kişinin el becerisini geliştiriyoruz. Bir bakmışız aile toparlanmış. Ailenin hem ekonomisi düzelmiş hem de huzura kavuşmuş.”
Yaptığı çalışmalardan dolayı sevildiğini, bunun kendisini mutlu ettiğini dile getiren Gürsoy, “Bundan büyük mutluluk duyuyorum. Hiç tanımadığım insanlar ‘Siz Yeşim Hanım mısınız?’ diyor. Birçok arkadaşım oluyor, birçok hayatı tanıyorum. İyi bir şey yapıyorsanız, inanın bunun hazzı hiçbir maddesel değerle ölçülemez. Biz de bu ölçülemez değeri keşfettiğimiz için büyük mutlulukla buna devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.
 
İş yeri açan kadınlardan Gürsoy’a teşekkür
Yeşim Gürsoy’un desteği ve KOSGEB’in girişimcilere verdiği finansmanla emekli olduktan sonra kafe açan Şeyda Akıncı, bir yıldır işletmesini ayakta tuttuğunu belirtti.
Desteğinden dolayı Gürsoy’a teşekkür eden Akıncı, “Fikir verdi, halen desteği devam ediyor. İşlerimiz iyi gidiyor, bir sorunumuz yok.” diye konuştu.
Atakum ilçesinde hediyelik eşyalar yaptıkları hobi atölyesi kuran Arzu Bedir de 6 ay önce Gürsoy’un desteğiyle açtığı atölyeyi çalıştırdığını ifade etti.
 
ha-ber.com
 

Anadolu'nun 'gönül dağı' Neşet Ertaş

Anadolu’nun ‘gönül dağı’ Neşet Ertaş

“Bozkırın Tezenesi” olarak anılan, Türk halk müziğinin en önemli isimlerinden halk ozanı Neşet Ertaş, vefatının 5. yılında anılıyor.

Abdallık kültürünün en önemli temsilcilerinden Ertaş, yaşamı boyunca yaklaşık 400 plak, onlarca kaset ve bir o kadar “long play” kaydetmiş, 2012’de prostat kanseri sebebiyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetmişti.

Bozlak türkülerini feryat olarak nitelendiren Ertaş, 1938 yılında Kırşehir’in Çiçekdağı ilçesi, Abdallar (Kırtıllar) köyünde dünyaya geldi.
 
Müzik hayatına kendisi gibi saz üstadı babası Muharrem Ertaş sayesinde başlayan sanatçının ilk çalgısı ise annesi Döne Hanımın çamaşır tokacına tel takmak suretiyle yaptığı oyuncak bağlama oldu.
 
Ertaş, müzisyen bir babanın oğlu olması sebebiyle çok küçük yaşta bağlama ve keman çalmayı öğrendi. Okula gidemeyen Neşet Ertaş, okumayı da abisi Necati Ertaş’dan öğrendi.
Çocuk yaşlarında babasıyla yörenin eğlencelerinde saz çalıp türküler söylemeye başlayan “saz üstadı”, Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale, Keskin, Yerköy, Kayseri, Yozgat gibi birçok yeri gezdi.

Türkülerinde Anadolu insanının acı ve kederini ele aldı
Babasıyla aynı ruhun insanı olduğunu belirten Ertaş, 14 yaşındayken İstanbul’a geldi ve babasının yazdığı “Neden Garip Garip Ötersin Bülbül” adlı türküyle ilk plağını çıkardı. İstanbul Şen Çalar Plak’tan 1957’de çıkan bu çalışmasıyla halk tarafından çok beğenilen Ertaş, geniş kitlelere ulaşmayı başararak, tüm Anadolu’da dinlenen bir halk ozanı haline geldi.
“Türkülerin Babası”, “Anadolu Efsanesi” ve “Abdal Müzisyen” gibi lakaplarıyla da bilinen sanatçı, İstanbul’da iki yıl yaptığı plak, kaset ve konser çalışmalarının ardından Ankara’ya yerleşti ve sanat hayatına burada devam etti. Ankara Radyosu’nda “mahalli sanatçı” unvanıyla programlar da yapan Ertaş, Ankara’da çalıştığı bir gazinoda Leyla Hanım’la tanışıp evlendi ve 3 çocuk sahibi oldu.
Eşinden, 7 yıl sonra 1970’de ayrılan Ertaş, yaşadığı sağlık sorunları sebebiyle enstrüman çalamaz hale geldi ve kardeşinin daveti üzerine tedavisi için Almanya’ya yerleşti. Ertaş, çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun süre Almanya’da ikamet etti.

Türkiye’de çıkarmış olduğu plaklar, yaptığı radyo programları, konserler ve düğün performansları sayesinde büyük bir üne sahip olan Neşet Ertaş, Almanya’daki birinci kuşak Türk göçmenlerin de gönlünü kazandı.
Gelenekten gelen türküleri kendi üslubuyla icra eden Ertaş, 2000’de İstanbul’da verdiği konserle sevenlerinin karşısına yıllar sonra yeniden çıktı.

Devlet sanatçılığını kabul etmedi
Ertaş, Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanlığı döneminde kendisine teklif edilen “Devlet Sanatçısı” unvanını ise “Herkes bu devletin sanatçısı” diyerek kabul etmedi. Abdallık kültürünün son efsanesi olarak bilinen Ertaş, hayatta olduğu dönemde “Unesco Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi” kapsamında Kültür ve Turizm Bakanlığınca “Yaşayan İnsan Hazinesi” ilan edildi.
Eserlerinde Anadolu insanının acı ve kederini dile getirdiğini ifade eden Ertaş’a, İstanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuarı tarafından 2011’de fahri doktora unvanı verildi. Aynı zamanda sanatçının bağlamadaki tavrı ve türküleri konservatuarlarda ders olarak okutuldu.
Hayatı ve eserleri Prof. Dr. Erol Parlak tarafından iki ciltlik bir kitap halinde yayımlanan Neşet Ertaş, 2012’de İzmir’de prostat kanseri sebebiyle tedavi gördüğü hastanede vefat etti.
Babası Muharrem Ertaş’la birlikte Kırşehir’de bir de anıtı bulunan Ertaş, dünyada robot heykeli yapılmış ilk saz sanatçısı oldu. Sanatçı Adil Çelik’in tasarladığı “android” heykel, Kırşehir Neşet Ertaş Gönül Sultanları Kültür Evi’nde bağışlandı.

400’ten fazla plak çıkardı
Yaşamı boyunca yaklaşık 400 plak, onlarca kaset ve bir o kadar “long play” kaydetmiş olan Neşet Ertaş külliyatının önemli bir kısmı “Kalan Müzik Yapım” tarafından 16 CD halinde piyasaya sunuldu.
Türkülerinde yoğunlukla aşk temasını ele alan sanatçının bazı albümleri ise şöyle:
“Gönül Ne Gezersin Seyran Yerinde”, “Kendim Ettim Kendim Buldum”, “Kibar Kız”, “Gel Gayri Gel”, “Türküler Yolcu”, “Gitme Leylam”, “Kova Kova İndirdiler Yazıya”, “Seher Vakti”, “Polis Lojmanları”, “Benim Yurdum”, “Gönül Yarası”, “Zülüf Dökülmüş Yüze”, “Zahidem”, “Gönül Dağı”, “Ölmeyen Türküler 2”, “Ölmeyen Türküler 3”, “Sazlı Sözlü Oyun Havaları”, “Niye Çattın Kaşlarını”, “Yar Gönlünü Bilenlere”, “Garibin Dünyada Yüzü Gülemez”, “Altın Ezgiler”, “Gurban Olduğum”, “Ağla Sazım”, “Hata Benim”, “Mühür Gözlüm”

ha-ber.com

Alman medyasında genel seçimin yankıları

Alman medyasında genel seçimin yankıları

Alman gazeteleri, dün ülkede düzenlenen genel seçimin sonucunu “acı zafer” ve “tarihi kayıp” gibi başlıklarla verdi.

Bild gazetesi, ”Başbakan’ın kabus gibi zaferi” başlığını kullandığı haberde bundan sonra Almanya’yı kimin yöneteceği konusunda Başbakan Angela Merkel’in elinde “Jamaika” olarak adlandırılan CDU, FDP ve Yeşiller koalisyonu seçeneğinin bulunduğuna işaret etti.

Süddeutsche Zeitung gazetesi, ”Birlik partileri ve Sosyal Demokratlar için tarihi kayıp” başlıklı haberinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisinin (AfD) iki haneli rakamlarla Federal Meclis’e (Bundestag) girdiğini vurguladı.

Birlik partileri için ”1-0 kaybettiler” ifadesi kullanılan haberde, artık meclisin yeni bir dönüm noktasına geldiği ve herkesin suçlamak için bir baş suçlu bulduğu belirtildi.
Tagesspiegel gazetesi de ”Merkel için acı zafer-AfD üçüncü büyük güç” başlığını atarak Merkel’in partisi CDU’nun galip gelmesine karşın tarihi bir oy kaybına uğradığına dikkati çekti.

Martin Schulz’un Sosyal Demokrat Partisinin (SPD) de oy kaybettiği ve bu nedenle muhalefette kalmayı tercih edebileceği tahmininde bulunulan haberde, Almanya’da 2. Dünya Savaşı’ndan sonra ilk kez aşırı sağcıların meclise girdiklerinin altı çizildi.

Frankfurter Allgemeine Zeitunng gazetesi, haberinde, Birlik Partilerinin oy kaybına uğramalarına rağmen kazandıkları seçimde SPD’nin çok kötü bir sonuç aldığı yorumunda bulundu.
Haberde şu değerlendirmelere yer verildi:

“CDU/CSU yine Almanya Federal Meclisindeki en güçlü siyasi parti olmayı başardı. Şu an büyük koalisyonun küçük ortağı SPD’nin seçmenler tarafından cezalandırılması sonucu Merkel dördüncü kez aynı göreve gelebilecek. SPD ana muhalefet partisi olacağından CDU’nun iktidara devam etmesi için FDP ve Yeşiller ile ortaklık kurabilmesi gerekiyor. Merkel’in Yeşiller ile temas kurma konusunda bir sıkıntısı bulunmuyor ancak CSU’nun federal düzeyde oy kaybetmiş olması ve önümüzdeki sene Bavyera eyaletindeki meclis seçimleri sebebiyle aynı durum söz konusu değil.”​

Die Welt gazetesi de ”Birlik partileri güçlü kayıpta, SPD rekor düşüşte, AfD ise 3. büyük güç” başlığını kullandığı haberinde, aşırı sağcı AfD’nin meclise girdiğine dikkati çekerek, Merkel’in önünde Jamaika koalisyonu seçeneğinin olduğunu yazdı.

ha-ber.com

 

Bremen Fatih Camisi'ne çirkin saldırı

Bremen Fatih Camisi’ne çirkin saldırı

Almanya’nın Bremen kentinde faaliyet gösteren Fatih Camisine İslamofobik bir saldırı gerçekleştirildiği bildirildi.

İslam Toplumu Milli Görüş’e (IGMG) bağlı Bremen ve çevresinde ilk minareli cami olan Fatih Camisi’nin duvarlarına İslam dinine hakaret içeren yazılar yazıldı posta kutusuna ve penceresine fişekler konuldu.

Konuyla ilgili açıklama yapan Fatih Camii Cemiyeti Sekreteri Abdülaziz Kabadayı, “Camimizde her cumartesi gecesi olduğu gibi yine gençlik lokalinde toplanan gençlerimiz camiyi kapatıp gitmişler. Saldırı kamera kayıtlarına göre saat 00. 30 civarında gerçekleşmiş.” diye konuştu.

Saldırının sabah namazı için camiye gelen cemaat ve idareciler tarafından fark edildiğini belirten Kabadayı, ”Burada yer alan kameraları inceledik fakat karanlık nedeniyle tam bir tespitte bulunamadık. Burada iki değişik tarzda yazılan yazılara bakılırsa saldırganların en az iki kişinin olduğunu tahmin ediyoruz“ dedi.

”Camimizde ilk kez böyle bir olayla karşılaşmamız bizleri çok üzdü“
Bu saldırının bu yıl Bremen ve çevresinde dördüncü saldırı olduğunu belirten Kabadayı, ”Camimizde ilk kez böyle bir olayla karşılaşmamız bizleri çok üzdü“ ifadesini kullandı.

Fatih Camii Cemiyet Başkanı Zekai Gümüş ise güvenlik güçlerine failler hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ifade ederek, ”Burada her yıl çeşitli sivil toplum kuruluşlarından ya da okullardan binlerce ziyaretçiyi ağırlıyoruz. Bizler buralıyız ve kapılarımız da herkese açıktır. Burada yaşantımızı birlik ve beraberlik içerisinde huzurlu bir şekilde sürdürmek istiyoruz“ dedi.

Camiye gelerek cemaate geçmiş olsun dileklerinde bulunan Sosyal Demokrat Parti (SPD) ilçe meclisi üyesi Muhammed Tokmak, seçim gecesi gerçekleşen bu çirkin olayı şiddetle kınadıklarını belirterek, ”Göçmen kökenlilerin yoğun ve uyum içinde yaşadığı renkli Gröpelingen ilçemize bu gibi saldırılarla gölge düşürülemez“ şeklinde konuştu.

ha-ber.com

Siyasetin yeni aktörü AfD neyi savunuyor?

Siyasetin yeni aktörü AfD neyi savunuyor?

Sağ popülist AfD Federal Meclis’e üçüncü parti olarak girmesiyle Alman meclisinde yeni bir dönem başladı. Peki, göçmen, mülteci ve Müslümanlara karşı politikalarıyla sivrilen parti bugüne nasıl geldi?

Göç ve İslam karşıtı söylemleriyle dikkat çeken sağ-popülist Almanya İçin Alternatif (AfD) partisi, Federal Meclis’e üçüncü parti olarak girdi. AfD, ilk tahminlere göre, yüzde 12,8 oranında oy alarak Federal Meclis’in üçüncü büyük partisi oldu. AfD’nin sandalye sayısı ise 93. AfD tüm Doğu eyaletleri dahil olmak üzere 16 eyaletin 13’ünün parlamentosunda temsil ediliyor. İşte 5 maddede AfD’nin politikaları:

AfD neyi savunuyor?
Almanya İçin Alternatif partisinin eyalet seçimlerinde elde ettiği başarılar Angela Merkel’in özellikle Suriye ve diğer Arap ülkelerinden gelen göçmenlere yönelik olarak yürüttüğü “Hoşgeldiniz” politikasının yarattığı halk tepkisine dayandırılıyor. 2015 yılından bu yana Almanya’ya gelen göçmen sayısı 1,5 milyon.
2013’te Euro karşıtı bir parti olarak kurulan AfD, Avrupa sınırlarının kapatılması, Almanya ulusal sınırındaki kontrollerin sıklaştırılması ve göçmen kamplarının Almanya dışında kurulmasını talep ediyor. Parti ayrıca sığınma hakkı reddedilenlerin ülkeden derhal sınırdışı edilmesi ve yabancıların ülkelerine geri dönmesi için finansal yardım yapılmasını istiyor. AfD’ye göre Almanya’da kalmasına izin verilecek az sayıdaki göçmen Alman toplumuna tamamen entegre olmak zorunda. Parti Alman kültür ve dilinin önceliğini vurgularken, İslam’ın Alman toplumunun bir parçası olmasını reddediyor.

Euro karşıtlığı
Parti kurulduğu 2013 yılında Yunanistan gibi borcu yüksek Avrupa Birliği üyelerine ekonomik yardım yapılmasına karşı çıkıyordu. Partinin ilk sözcüsü Bern Lucke, partiyi “ne sağ, ne sol olan yeni bir tür” olarak tanımlıyordu. AfD 2013 yılındaki genel seçimlerde yüzde 5’lik barajı geçmeyi başaramadı ancak 2014 yılında düzenlenen Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde yüzde 7,1 oy almayı başardı. Partinin ilk siyasş başarısı buydu. Parti “Avrupa Birleşik Devletleri” fikrini reddediyor ve Birliğe üye ülkelerin ulusal sınırlara çekilmesini ve Euro para biriminin kaldırılmasını istiyor.

AfD’nin Türkiye politikaları
Almanya İçin Alternatif partisi, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkıyor. Hemen tüm siyasi partilerin seçim kampanyalarında olduğu gibi AfD’nin de seçim kampanyasında da Türkiye politikalarına yer verildi. Türkiye’ye yönelik sert açıklamalar yapan partinin ilk çıkışlarından biri Türkiye’de 16 Nisan’da yapılan Anayasa değişikliği referandumu döneminde oldu. O dönem partinin yönetim kurulu üyesi olan ve ardından Alexander Gauland ile partinin eş başkanlığına seçilen Alice Weidel, referandumda ‘Evet’ oyu kullanan Almanyalı Türklerin, ülkelerine geri dönmelerini talep etmişti. Açıklama Almanya’da büyük tepki görmüş ve çifte vatandaşlık tartışmalarının yeniden alevlenmesine yol açmıştı. Partinin diğer eş başkanı ve Federal Meclis seçimleri için liste başı adayı Gauland DW’de katıldığı seçim programında, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı olduğunu ve bu bağlamda tüm mali yardımların kesilmesi gerektiğini savunmuş, “Erdoğan, Yeni Osmanlıcı siyaset gütmediği sürece Türkiye’nin NATO üyeliğinin devam etmesi gerektiğini düşünüyorum” diye de eklemişti.

Gauland, Federal hükümetin Göç ve Uyumdan Sorumlu Devlet Bakanı Aydan Özoğuz’a yönelik sözleriyle de büyük bir tartışmaya yol açmıştı. AfD eş başkanı, Özoğuz’un bir gazeteye verdiği demecindeki “Dilin ötesinde, spesifik bir Alman kültürünü kolayca tanımlayamazsınız” ifadelerini sert bir dille eleştirmişti. Gauland, “Bunu Türk kökenli bir Alman söylüyor. Onu Eichsfeld’e davet edin ve ona spesifik Alman kültürünün ne olduğunu anlatın. O zaman bir daha hiç buraya gelmez ve biz de onu, Tanrı’ya şükür, Anadolu’ya gönderir bertaraf ederiz” sözleri nedeniyle büyük tepki görmüştü. Tepki üzerine geri adım atan Gauland, sözlerinin “gerçekten biraz sert” olduğunu belirtmişti.

İslam’a ve Müslümanlara bakışı
Almanya İçin Alternatif partisi, İslam’ın siyasi bir doktrin olduğunu savunuyor. Alexander Gauland bu görüşlerine, “din özgürlüğünün İslam dininde yeri olmamasını” gerekçe gösteriyor. Diğer partilerin aksine AfD, İslam ve İslam’ın kötüye kullanılması ayrımını yapmıyor ve bunun yapılmasına karşı çıkıyor. Parti, “dini bir emperyalizm olduğu” gerekçesiyle minare ve ezanının yasaklanmasından yana tavır alıyor. Parti, imamların yurt dışından finanse edilmesine olduğu kadar imamların Almanya’da eğitilmesine de karşı çıkıyor. Peki, imamlar nereden gelmeli sorusuna ise Gauland kısaca “Bunu Müslümanlar kendileri çözmeli” yanıtını veriyor.

Eş başkan Alice Weidel ise her sabah uyandığında ilk olarak Google’da “bıçak” ve “adam” sözcükleriyle arama yaptığını belirtiyor. Kendisi de eşcinsel olan Weidel, partneriyle birlikte bazı semtlerde sokakta dolaşamadıklarını öne sürüyor. AfD eş başkanı, Müslümanların yoğunlukta olduğu “sorunlu semtlerde” eşcinsellere yönelik şiddet içeren saldırılar düzenlendiğini belirtiyor. Weidel, özgürlüklerin tehlike altında olduğunu belirterek “Ve bunu istemiyorum” dedi.

Partiler AfD için neler söylüyor?
Son haftalardaki seçim anketlerinde AfD’nin oy oranlarının artması üzerine iktidar ve muhalefetteki tüm partiler, AfD’nin politikalarının “anayasaya düşman eğilim” gösterdiğine dikkat çekerek, ülkenin geleceği konusunda uyarılarda bulundu. SPD’li Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Sigmar Gabriel, AfD’nin federal meclise girme olasılığına karşı “O zaman İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ilk kez parlamentoya yine gerçek Naziler girmiş olacak” ifadesini kullandı. Sosyal Demokrat Parti SPD’nin başbakan adayı Martin Schulz, AfD’nin seçimde başarı kazanmasının utanç verici olduğunu ve bu durumun Almanya’nın itibarını zedeleyeceğine dikkat çekti. Hristiyan Sosyal Birlik partisi (CSU) Genel Sekreteri Andreas Scheuer, AfD’nin gerçekte Alman devletini tanımayan ve ona karşı mücadele eden bir yalan partisi olduğunu ifade etti. Sol Parti Eş Başkanı Katja Kipping de AfD’nin üçüncü parti olması olasılığına yönelik, “Bu ülke için, içeriye ve dışarıya doğru yıkıcı bir işaret olur” dedi.(Kaynak:DW)

ha-ber.com

Galatasaray Bursaspor karşısında puan kaybetmedi

Galatasaray Bursaspor karşısında puan kaybetmedi

Süper Lig’in 6. haftasında Galatasaray deplasmanda Bursaspor’u 2-1 mağlup etti.

İlk yarı
Süper Lig’in 6. haftasında Bursa’da oynanan Bursaspor-Galatasaray maçının ilk yarısı, ev sahibi takımın 1-0’lık üstünlüğüyle sona erdi. 

12. dakikada gelişen Galatasaray atağında, sol taraftan Tolga Ciğerci’nin pası ile ceza sahasında topla buluşan Gomis’in vuruşunda, kaleci Harun Tekin meşin yuvarlağı kornere çeldi.

14. dakikada ev sahibi ekip, Delarge’ın golüyle öne geçti. Bu dakikada ani gelişen Bursaspor atağında, sol kanatta topla ilerleyen Ekoko’nun Mariano’yu geçtikten sonra ceza sahasına ortasında arka direkte bulunan Delarge, meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 1-0

23. dakikada Galatasaray’ın ceza sahası dışından sağ çaprazdan kazandığı serbest vuruşu Belhanda kullandı. Bu oyuncunun ceza sahasına ortasında topla buluşan Gomis’in vuruşunda, meşin yuvarlak savunma oyuncularından döndü.

Aynı dakika içinde Barış Yardımcı’nın sağ taraftan hızla Galatasaray ceza sahasına girerek yaptığı ortada arka direkte bulunan Stancu’nun vuruşunda, kaleci Muslera’ya çarpan top üstten kornere çıktı.

34. dakikada Latovlevici’nin sol kanattan Bursaspor ceza sahasına yaptığı ortada Tolga Ciğerci’nin kafa vuruşunda, kaleci Harun Tekin topu kornere çeldi.

35. dakikada Mariano’nun sağ kanattan yaptığı ortada ön direkte bulunan Gomis’in kafa vuruşunda, top az farkla yandan auta gitti.

40. dakikada sol kanattan Latovlevici’nin ceza sahasına ortasında savunma oyuncularına çarpan top, Rodrigues’in önünde kaldı. Bu oyuncunun vuruşunda, kaleye yönelen top Titi’ye çarparak kornere çıktı.

42. dakikada orta sahadan aldığı topla Galatasaray ceza sahası önüne kadar ilerleyen Badu’nun vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Muslera’da kaldı.

Maçın ilk yarısı, Bursaspor’un 1-0’lık üstünlüğüyle tamamlandı.

İkinci yarı
47. dakikada Batalla’nın ara pasıyla Galatasaray ceza sahası önünde topla buluşan Badu’nun vuruşunda, meşin yuvarlak kaleci Muslera’da kaldı. 

60. dakikada Galatasaray’ın sol taraftan kazandığı köşe vuruşunu Tolga Ciğerci ile paslaşarak kullanan Belhanda’nın ceza sahasına ortasında ön direkte bulunan Maicon’un kafa vuruşunda, kaleci Harun Tekin çizgi üzerinde topa müdahale ederek gole izin vermedi. 

73. dakikada Galatasaray, Feghouli’nin golüyle skorda eşitliği yakaladı. Bu dakikada konuk takımın kazandığı korner atışını Belhanda kullandı. Bu oyuncunun ortasında kaleci Harun Tekin’in yumrukladığı topla ceza sahası önünde buluşan Feghouli’nin gelişine vuruşunda, meşin yuvarlak ağlara gitti: 1-1 

81. dakikada Galatasaray, Tolga Ciğerci’nin golüyle öne geçti. Bu dakikada gelişen sarı-kırmızılı takım atağında, Yasin Öztekin’in sağ kanattan ortasında Titi’nin uzaklaştırmak istediği top, ceza yayı üzerinde bekleyen Tolga Ciğerci’nin önünde kaldı. Bu oyuncunun vuruşunda, meşin yuvarlak filelerle buluştu: 1-2 

Karşılaşma, Galatasaray’ın 2-1 üstünlüğüyle sona erdi.

ha-ber.com

“Türkçe derslerinin engellenmesi Türk toplumuna saygısızlıktır” 

“Türkçe derslerinin engellenmesi Türk toplumuna saygısızlıktır” 

T.C. Berlin Konsolosluğu tarafından verilen Türkçe ve Türk kültürü derslerinin bazı belediyelerce engellenmesini Türk-Alman ilişkilerinde yeni bir yara olarak değerlendiren AK Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Mustafa Yeneroğlu, “Berlin’de 40 yıldan bu yana devam Türkçe derslerinin engellenmesi, özellikle 50 yılı aşkın süredir Berlin’de yaşayan Türk toplumuna saygısızlıktır. İlgili belediyelerin bu yanlıştan vazgeçeceğini ümit ediyorum.” dedi. Yeneroğlu açıklamasında şunları kaydetti: 

“Almanya’da konsolosluklarımız tarafından okullara giden Türk çocuklarına Türkçe dersleri veriliyor. 40 yıldan bu yana devam eden bu dersler, çocuklarımızın anadil eğitimine verdikleri katkıyla önemli bir ihtiyacı gideriyor. Okul yönetimi veya belediyeler gerekli imkânı sunarak dolaylı olarak bölgedeki Türk toplumunun yerel aidiyetini besliyor. Öte yandan birçok araştırmada ana dilin iyi olmasının Almanca öğrenimini olumlu yönde etkilediği hususunun altı çiziliyor.
Böyle çok boyutlu faydası olan Türkçe derslerinin son olarak Berlin’de bazı belediyelerce engellenmesi, Türk-Alman ilişkilerinde yeni bir yaradır. Mütekabiliyet ilkesine de aykırı olan bu gelişme, özellikle 50 yılı aşkın süredir Berlin’de yaşayan Türk toplumuna saygısızlıktır. Belediyelerin bu tutumu, iki toplum ve kültür arasındaki mesafenin artmasına su taşımaktan başka bir işe yaramayacaktır. Konsolosluklarımız tarafından verilen Türkçe dersleriyle ilgili Alman medyasında belirli süredir gerçek dışı ve sansasyonel yayınlar yapılıyor. Kira ücreti talep etme yoluyla Türkçe derslerine son verme girişimi bu yayınların etkili olduğunu gösteriyor. 

Türkiye ile Almanya arasındaki ilişkilerin tarihi bir süreçten geçtiği malum. Bu kritik dönemde, özellikle temel haklar ve karşılıklı güvenlik konularında ilişkileri daha da gerginleştirecek adımların atılmaması beklenir. Ancak Berlin’deki gelişme ateşe körükle gitmenin nasıl olacağını göstermektedir. Ayrıca İstanbul Lise’sinde noelin derslerde sözde yasak edilmesi karşısında ayağa kalkan Alman medyası, geçmişte birçok olayda gördüğümüz gibi bu gelişmeye karşı üç maymunu oynayarak çifte standardı tekrarlamıştır. 

Neredeyse göç tarihiyle aynı geçmişe sahip olan ve onbinlerce Türkiye kökenli insanın belleğinde önemli bir yeri olan Konsolosluk Türkçe dersleri Berlin’de yeni nesiller için de devam etmelidir. Bu düşüncelerle ilgili belediyelerin bu yanlıştan vazgeçeceğini ümit ediyorum.”

ha-ber.com

Berlin'de AfD'yi protesto gösterisi

Berlin’de AfD’yi protesto gösterisi

Berlin’de toplanan yüzlerce kişi meclise üçüncü parti olarak giren sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisini protesto etti.

Sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisinin seçimlerde yüzde 13’ü aşan oranda oy alarak Federal Meclis’e ilk kez ve üçüncü olarak girmesi protesto gösterilerine neden oldu.

AfD’yi protesto etmek isteyen yüzlerce gösterici Berlin’de seçim sonuçlarının belli olmasının ardından biraraya geldi. AfD’nin seçim partisi yaptığı Alexander Meydanı’ndaki bir mekanın önünde toplanan göstericiler,  “Nazi propagandası hakkı yoktur” sloganları attı.

Polis önlem aldı
Polis gösterinin düzenlendiği noktada yoğun güvenlik önlemi alarak göstericilerin AfD’lilerin bulunduğu binaya girmesine izin vermedi. Göstericilerle polis arasında zaman zaman gerginlik yaşandığı bildirildi.

Bazı göstericileri olay yerinden uzaklaştıran polis, AfD’lilerin bulunduğu binanın balkonunu da göstericilerin protesto amaçlı birtakım objeler fırlatması nedeniyle boşalttı.

Yeni kurulan AfD parti, seçimlerde yüzde 13’ün üzerinde oy alarak Hristiyan Birlik partileri ve Sosyal Demokrat Parti’nin ardından üçüncü güç olarak ilk kez Federal Meclis’e girdi.

Le Pen’den kutlama
Polisin göstericileri çembere aldığı bildirildi. Fransa’daki aşırı sağcı parti Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen, AfD’nin seçim başarısını kutladı.
Le Pen, Twitter hesabından “Bu Avrupa halklarının büyümesinin yeni bir sembolü” diye yazdı.(Kaynak:DW)

ha-ber.com

Berlin'de kazananlar, kaybedenler

Berlin’de kazananlar, kaybedenler

Seçimlerin ardından Berlin’i yeni bir siyasi tablo bekliyor. Sağ popülist AfD üçüncü güç olarak mecliste. Yeni koalisyon ortakları araması beklenen Merkel’i zor günler bekliyor.

Almanya’da seçmenler Federal Meclis’in yeni üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti. Resmi olmayan seçim sonuçlarına göre Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yüzde 33 oranında oy alarak, 1949 yılından bu yana en kötü ikinci kötü sonucu el etti. Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) yüzde 20,8 oyla parti tarininin en kötü sonucunu aldı. Sağ popülist Almanya için Alternatif (AfD) yüzde 13,3 ile oyla ilk kez girdiği Federal Meclis’te en büyük üçüncü güç oldu. Hür Demokrat Parti (FDP) yüzde 10,5 oy oranıyla yeniden Federal Meclis’e girmeyi başardı. Yeşiller yüzde 9,1, Sol Parti ise yüzde 8,7 oranında oy aldı.

Merkel: Stratejik hedeflerimize ulaştık
Başbakan ve Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı Angela Merkel, açıklamasında partisinin seçimde stratejik hedeflerine ulaştığını söyledi. Merkel, “Biz en büyük gücüz, hükümeti kurma görevi bize verildi ve bir karşı hükümet kurulamaz” dedi. Merkel, yüzde 33’ten daha iyi sonuçlar almayı umduklarını ancak sağ-popülist AfD’nin meclise girmesi sonrası kendilerine “büyük bir görev” düştüğünü belirtti.

Seçimlerde ağır oy kaybına uğrayan Sosyal Demokrat Parti’nin Genel Başkanı ve başbakan adayı Martin Schulz da yenilgiyi kabul etti. Schulz, “Alman sosyal demokrasi tarihi açısından ağır ve acı bir gün olduğunu” söyledi. Partisinin genel başkanlık görevine devam edeceğini söyleyen Schulz, Meclis Grup Başkanı olmayı ise istemediğini belirtti. Schulz, ZDF televizyonuna yaptığı açıklamada da büyük koalisyona devam etmeyeceklerini söyledi ve “Seçmenlerin verdiği görev net bir biçimde muhalefette olmamız yönünde” dedi.

AfD mecliste
Seçim sonuçlarının en dikkat çeken sonucunu ise AfD elde etti. Yeni kurulan ve ilk kez katıldığı genel seçimlerde meclise girmeyi başaran AfD’nin lideri Alexander Gauland. mecliste Merkel üzerinde baskı oluşturacaklarını söyledi. Gauland, “Merkel’i avlayacağız. Ülkemizi ve halkımızı geri alacağız” dedi. 
AfD’nin genel başkanı Frauke Petry de seçmenlerin diğer siyasi partilerden büyük oranda memnuniyetsiz oldukları için kendilerine oy verdiğini söyledi. Petry partinin ılımlı bir çizgi izlemesinden yana olduğunu söyledi. Sağ popülist AfD’nin liste başı adayı Alice Weidel ise ilk işinin Almanya Başbakanı Angela Merkel hakkında mülteci politikası nedeniyle meclis araştırma komisyonu kurmak girişimde bulunacağını belirtti. Ancak böyle bir girişim için diğer muhalefet partilerinden destek bulması ve çoğunluğu sağlayabilmesi tartışmalı.

Bir önceki seçimlerde meclis dışında kalan Hür Demokrat Parti  (FDP) de yeniden mecliste. FDP’nin liste başı adayı Christian Lindner, “Artık Federal Meclis’te bir özgürlük grubu olacak. İnsanlar geri dönmemize imkân sağladı“ dedi. Lindner, başarısızlığın ardından yeni başlangıçların mümkün olduğunu belirtti. 
Sol Parti’nin liste başı adayı Sahra Wagenknecht de açıklamasında büyük koalisyonun en büyüksuçunun sağ popülist AfD’nin seçim başarısı olduğunu söyledi. Sol Parti’nin aldığı oy oranından memnun olduğunu belirten Wagenknecht, “Parti tarihimizin en iyi ikinci sonucunu elde ettik“ şeklinde konuştu.

Yeşiller’den “koalisyona hazırız” mesajı
Yeşiller de koalisyon ortaklığına yeşil ışık yaktı. Partinin liste başı adayı Katrin Göring-Eckardt, ancak hükümet ortağı olurlarsa “kolay bir ortak olmayacaklarını ve zorlu bir pazarlık süreci yaşanacağını“ söyledi. Yeşiller lideri, sağ popülist AfD ile bir ortaklığa kesinlikle yanaşmayacağını da açıkladı.
Yeşiller’in diğer liste başı adayı Cem Özdemir de Hristiyan Birlik partileri ve Hür Demokratlarla biraraya gelecekleri bir Jamaika koalisyonuna hazır olduklarını söyledi. Özdemir, koalisyon görüşmesi için gelecek daveti kabul edeceklerini söyleyerek, önceliklerinin iklimin korunması olacağını belirtti. Özdemir, ırkçılıkla mücadele ve sosyal adaletin de sesi olacaklarını kaydetti. 

Koalisyon seçenekleri tartışılıyor
Sosyal Demokrat Parti’nin Hristiyan Demokrat Birlik ile büyük koalisyona devam etmeyeceğini ilan etmesinin ardından yeni koalisyon seçenekleri tartışılıyor. SPD başbakan adayı ve Genel Başkanı Martin Schulz ve parti genel başkan yardımcısı Manula Schwesig seçim yenilgisini kabul ederek muhalefet sıralarına döneceklerini söylediler. 

Bu durumda Hristiyan Demokrat Birlik Genel Başkanı ve Başbakan Merkel, seçimlerde yüzde 10,5 oy alarakyeniden meclise giren Hür Demokrat Parti ve yüzde 8,9 oy alan Yeşiller ile bir koalisyona gidebilir. Üç siyasi partinin renklerinin, siyah, sarı ve yeşil olması nedeniyle Jamaika bayrağının renklerine atıfta bulunularak bu koalisyon seçeneğine “Jamaika koalisyonu” adı veriliyor.

SPD’ye çağrı
Hristiyan Demokrat Birlik Partili İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere de SPD’ye yeni hükümet kurulana dek tam bir sorumluluk içinde şu koalisyon çalışmalarını sürdürme çağrısında bulundu.

Başbakanlık Dairesi Başkanı Peter Altmaier ise Hristiyan Birlik partilerinin Hür Demokratlar, Yeşiller ve Sosyal Demokratların muhtemel koalisyon ortakları olarak göz önünde bulundurduğunu açıkladı. Altmaier, “Bütün partilerin devlet politikaları geri sorumluluklarının farkında olduğunu düşünüyorum” dedi. Altmaier, bütün partilere gideceklerini ve bütün partilerle görüşeceklerini söyledi. Ancak Sosyal Demokratlar koalisyon görüşmelerine katılmayacaklarını açıklamıştı.

ARD’nin Jamaika koalisyonu anketi
Alman birinci televizyon kanalı ARD’nin yaptığı ankete göre Hristiyan Demokrat Birlik, Hür Demokrat Parti ve Yeşiller’in yapacağı koalisyonu bu üç partisinin seçmenleri sıcak bakmıyor. Ankete göre Hristiyan Birlik partilerinin seçmenlerinin yüzde 31’i, Hür Demokrat Birlik seçmenlerinin yüzde 42’si ve Yeşiller’in yüzde 38’i bu üç partinin yapacağı koalisyonu iyi buluyor. Bütün siyasi parti seçmenleri arasında ise bu koalisyonu onaylayanların oranı ise yüzde 23.  (Kaynak:DW)

ha-ber.com

Almanya'da genel seçimin galibi Angela Merkel

Almanya’da genel seçimin galibi Angela Merkel

Almanya’daki genel seçimin galibi Başbakan Angela Merkel’in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) oldu. Sandık çıkış anketine göre Hristiyan Birlik Partileri (CDU/CSU) yüzde 32,5 oy aldı.

Almanya’da bugün yapılan genel seçimden sandık çıkış anketlerine göre Başbakan Angela Merkel’in liderliğinden Hristiyan Demokrat Parti (CDU) birinci çıktı. 

Almanya’da yaklaşık 61,5 milyon seçmenin oy kullandığı genel seçimlerde oy kullanma işlemi yerel saat ile 18.00’de sona erdi. 

Alman Birinci Televizyon Kanalı ARD’nın yayımladığı ilk sandık çıkış anketine göre CDU ve Bavyera eyaletindeki kardeş parti konumundaki Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU) toplam yüzde 32,5 oranında oy aldı. Koalisyon ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 20’de kaldı.

Koalisyon hükümetinde yer alan CDU/CSU ile SPD 2013’de yapılan son seçimlere göre oy kaybetti.

CDU/CSU’nun oylarında yüzde 9 oranında düşüş oldu. 

SPD, yüzde 5,7 oranında oy kaybederek İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra en düşük oyunu aldı. 

4 yıl önce yapılan genel seçimlerde yüzde 5’lik baraja takılan aşırı sağcı popülist Almanya için Alternatif (AfD) ve Hür Demokrat Parti’nin oy oranlarını önemli ölçüde artırarak bu kez meclise girdiği görülüyor. 

Sandık çıkış anketlere göre, AfD yüzde 13,5 ile üçüncü olarak ilk kez mecliste yer alacak. FDP de yüzde 10,5 ile dördüncü parti olacak ve yeniden meclise girecek.

Yeşiller yüzde 9,5 ile beşinci sırada yer alırken, Sol Parti de yüzde 9 oy oranına ulaşarak meclise girdi. 

ARD’nin sandık çıkış anketlerine göre Almanya Federal Meclisi’nde milletvekili dağılımı ise şu şekilde: CDU ve CSU 216, SPD 133, AfD 89, FDP 70, Yeşiller 63, Sol Pati 60. 

Almanya’da Sosyal Demokratlar muhalefette kalacak
Almanya’da sandık çıkış anketlerine göre genel seçimde büyük oy kaybı yaşayan Sosyal Demokrat Parti (SDP) muhalefette kalacak.

SDP Genel Başkanı Martin Schulz, partisine muhalefette liderlik edeceğini söyledi. 

Almanya’daki genel seçimlerde ilk belirlemelere göre 7 parti meclise girdi
Almanya’da bugün yapılan genel seçimdeki sandık çıkış anketlerine göre, Başbakan Angela Merkel’in liderliğindeki Hristiyan Demokrat Parti (CDU) seçimde birinci oldu.

Buna göre, Federal Meclis’e (Bundestag) CDU, Hristiyan Sosyal Birlik Partisi (CSU), Sosyal Demokrat Parti (SPD) aşırı sağcı Almanya için Alternatif Partisi (AfD) Yeşiller, Hür Demokratlar (FDP), Sol Parti (Die Linke) girmeye hak kazandı.

Ancak SPD’den yapılan açıklamada, tekrar CDU ile büyük koalisyona girilmeyeceği, muhalefette kalınacağı duyuruldu.

SPD Federal Meclis Grubu Başkanı Thomas Opperman, CDU ile koalisyona girmeyeceklerini belirterek, “Bu seçim sonucundan sonra büyük koalisyonu devam ettirecek kimse tanımıyorum.” dedi.

SPD’den Manuela Schwesig ise “Bugün itibarıyla bizim için büyük koalisyon sona ermiştir.” diye konuştu.

CDU Meclis Grubu Başkanı Volker Kauder, CDU ve CSU’nun oy kaybetmesine rağmen amaçlarına ulaştıklarını dile getirerek, “CDU-CSU’ya karşı başka hükümet kurulamaz. Merkel Başbakan kalacak.” ifadesini kullandı.

Bundestag’a giren aşırı sağcı AfD’nin liste başı adayı Alexander Gauland da yaptığı açıklamada, “Biz Merkel’i kovalayacağız. Ülkemizi ve vatandaşlarımızı geri alacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Yüzde 75 katılımın olduğu seçimlerde, CDU 1949’dan bu yana en kötü sonucunu bu seçimlerde aldı. CDU/CSU’nun oylarında yüzde 9 oranında düşüş oldu. 

SPD de yüzde 5,7 oranında oy kaybederek İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra en düşük oyu aldı.

Koalisyon seçenekleri
Almanya’da ortaya çıkan bu sonuçlara göre ve SPD’nin muhalefette kalacağını açıklamasının ardından CDU’nun tek koalisyon seçeneği kaldı. 

İlk sonuçlara göre, Almanya Federal Meclisi’nde milletvekili dağılımı ise şu şekilde: CDU ve CSU 217, SPD 134, AfD 89, FDP 70, Yeşiller 62, Sol Parti 60.

Hükümet kurmak için 316 milletvekiline ihtiyaç duyan CDU’nun ancak Yeşiller ve FDP ile koalisyon kurma imkanı bulunuyor. 

Eğer SPD kararından dönmez CDU, FDP ve Yeşiller de hükümet kuramazsa Almanya’da erken seçime gidilebilir.

FDP ve Yeşiller yetkilileri, seçimden önce yaptıkları açıklamalarda, birbirleriyle hükümet kurmayacaklarını belirtmişti.

ha-ber.com